Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 34°C
Parçalı Bulutlu

    Ortaya Karışık

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Yaşadığımız olayların sonuçlarından ders çıkarmayı bilmeli ve geleceği ona göre planlamalıyız. Covit 19 sadece sağlığımızı değil, ekonomik ve sosyal hayatımızı da etkilemektedir.

    Bodrum Yerel Basını’nı her zaman taktir etmişimdir. Hele bu işi uzun soluklu yapan tüm arkadaşlarımı eğri ve doğrusuyla taktir ediyorum.

    Bodrum’da basın sektörüne el atıp sektörde var olmaya çalışan iyi niyetli veya belirli bir amaca hizmet edenler, aradıklarını bulamadıkları için kısa yoldan çark etmişlerdir.

    İşin ekonomik boyutunda varlığını devam ettiremeyen ve sektörden ayrılan çok kıymetli arkadaşlarımızda olmuştur.

    Her şey yolundayken sorun yok, beylik var.

    Yerel basının tek geliri reklam, reklam almak için çalışmalar yapan bir çok arkadaşımız, ne yazık ki Bodrum’da faaliyet gösteren firmaların, beylik laflarına maruz kalmakta.

    En baba lafları da “Benim reklama mı ihtiyacım var?”

    Evet sizin reklama ihtiyacınız yok, siz gökten zembille indiniz lakin; yerel basının yaşamını devam ettirmesi için parasal kaynağa ihtiyacı var.

    Laf ola beri gele. ..

    Dünya markalarının çoğu bütçelerinin büyük bir kısmını reklama ayırırken, yerel firmalar işi şaklabanlığa dökmektedir.

    Yaşadığımız Covit 19 salgınında, bir çok yerel firma zor duruma düşmüş ve çareyi basında arama yoluna giderek “Sesimiz olun.” demiştir.

    Hani sizin reklama ihtiyacınız yoktu.

    Reklam yapmak istemeyebilirsiniz ancak yerel basına herkesin ihtiyacı vardır. Basının ayakta kalabilmesinin tek yolu da, reklam almaktan geçer.

    Karınca kararınca, bütçenize göre reklam vermiş olsanız ve yerel basın güçlü olsa sesinizi fizana duyurabilirsiniz. Aksi halde sesinizi sadece, siz duyarsınız.

    Şimdide feryat edenlerin sesini duyurmak yerine, bizim sizin haberinize ihtiyacımız mı var desek ne olur.

    Bana göre etme bulma dünyası olur…

    Ancak besleme olarak kullandığınız basın üzerinden cılız sesler çıkarırsınız. İşin basın kısmından, sektörel seslere dönecek olursak, söylenmesi gereken çok şeyler çıkar.

    Kimsenin parasında gözümüz yok, lakin kazancınızın sizin dışınızda bir başkasına faydası yoksa kazanmanızın da bir anlamı yok.

    Kendisini dev aynasında görenler aynaların şekli değiştiğinde amip kadar değerleri olmadığı görmeli ve evrende sadece bir hiç olduğumuzu, belleklerine yerleştirmelidirler.

    Şan, şöhret, nam, hepsi hikaye…

    Haklı olmamız için, önce kendimizde aramamız gerekir yanlışı…

    Adalet aramanız için, adil olmalısınız. Verilen hükümleri adaletle karıştırmamalısınız. Titriniz, apoletleriniz gün gelir çöp haline döner ve siz ufalırsınız.

    Çok ses çıkarmak bilgelik değildir, tenekeye de vurduğunuzda çok ses çıkarır, gürültüye dönüşür. Sizin isteminizin gerçekleşmemesi, yapılanın adil olmadığı anlamına gelmez.

    Kanunların arkasından dolanarak, kendi çıkarlarınızın peşinde koşmak ve bunun çare olmadığını birileri doğruyu ortaya koyarak size anlattığında, karşınızdakini suçlamayacaksınız.

    Kendi emellerinize hizmeti adalet sanmayın..

    Ancak bu sizin adaletiniz olur, kendi adaleti peşinde koşanların sonu her zaman hüsran olacaktır. Gücün her zaman yanında olmak isteyen , kerameti kendisinde görenler bilmelidir ki, dayılarınızın, amcalarınızın, kafaladığınız kişilerin size aslen bir faydası yoktur.

    Adalet arayanlar …

    İş yerinizde, sosyal hayatınızda, kanunlara uymanız gereken noktalarda ne kadar adilsiniz? Her şeye “evet” dediğinizde, zulme dahi ses çıkarmadığınız meclislerinizde “kabul” diyerek kaldırdığınız ellerinizde hangi adaleti ararsınız.

    İnandığım tek adalet vardır, o da ilahi adalettir.

    İşgal ettiğiniz yerlere dahi gelirken, birçok zik-zakların içinde olup seçilmişlerin memleketi yönetmesi gerektiğini ifade etmek için, öncelikle seçilmiş olmak gerekir.

    Bodrum’da, hangi seçimle kim hak ettiği yere gelmiştir. Ya nüfusunuz olacak, yada paranız. Ne yazık ki her ikisinin de, bilgi, zeka ve akılla aynı doğrultuda olmadığı kesindir.

    Bilinmesini isterim ki; belediye meclis üyeleri yönetici değildir. Sadece başkanın meclisinin üyesidirler. Başkan konuş derse konuşurlar, sus derse susarlar. Ne yazık ki kanun böyledir. Yürütmeyle ilgili yetkileri yoktur.

    Belediye çalışanları üzerinde bir yaptırımları, amirlik sıfatları, emir verme durumunda olamazlar. Birkaç sayfadan ibaret yetki ve sorumluluklarını okumadan meclis üyeleri olanlar, kendilerine ve Bodrum’a yazık etmektedirler.

    Ortaya karışık yaptım…

    Yerel basın sizin elinizde tespih değildir.

    Hele hele Belediye Başkanı’na akıl hocalığı yapanlar, “Boş ver yazılanları, yazsın dursun Mustafa Gündoğ.” diyen akıldan yoksun aklı evveller, kendilerinin yer yüzünde kapladıkları hacme bir baksınlar.

    Yarın Bodrum’un karşılaşacağı sorunlara çanak tutanlar, Ahmet Aras zor durumda düştüğünde “Biz söylemiştik.” diyerek kenara çekileceklerdir. Bodrum’un hali nice olmuş önemli değildir. Çünkü hesapları başkadır.

    Uyarılarım tünelden önceki son çıkıştır. Bodrum’un gittiği yol yol değildir.

    Kendimi bir anda araç navigasyonu gibi hissettim.

    YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
    Bodrum Haber