Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 28°C
Az Bulutlu

    Siyasi ayak soruları

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki haftadır dile getirdiği ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ ile ilgili açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, 20 soru yöneltip bu sorulara yanıt vererek yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı işaret etti. Kılıçdaroğlu’nun dün, partisinin Meclis grup toplantısı konuşmasında dile getirdiği sorular ve yanıtlardan bazıları şunlar:

    Siyasi ayak soruları

    “FETÖ’nün faaliyetleri devlet tarafından izleniyor muydu?

    Evet izleniyordu. Benim bildiğim son rapor 3 Nisan 1991 tarihli MİT raporu. Gülen hareketinin CIA ile olan ilişkilerini yazmışlar. MİT FETÖ’yü düzenli izlemiştir.

    MGK, FETÖ ile mücadele edilmeli ve gerekli önlemler alınmalı diye bir karar aldı mı?

    Evet. 25 Ağustos 2004 tarihinde. O kararın Başbakanı Erdoğan’dır. MGK karar alıyor: ‘Gülen hareketi tehlikelidir, derhal önlem alın.’ Kime bildiriyor. Hükümete.

    MGK kararına karşı dönemin hükümeti ne yapmıştır?

    Dönemin Başbakanlık müsteşarının yazdığı kitaptan okuyorum: Karar metni Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılmadı ve hiçbir işlem yapılmadı.

    FETÖ’nün siyasi ayağı kim?

    Çok bağırdığı zaman benim geri adım atacağımı sanıyor. İstediğin kadar bağır, istiyorsan borazan da al. Ben bu millete doğruları sonuna kadar söyleyeceğim. Bu kişi BOP’un eşbaşkanıdır. Bu kişinin Türkiye’nin bekası diye bir sorunu yoktur.

    MGK’nın bu kararına rağmen FETÖ devletin kılcal damarlarına sızmaya devam etti mi?

    Evet. Bu güzelim ülkeye ihanet etmeye devam ettiler. Devletin en kritik, en hassas kurumlarına FETÖ’nün elemanlarını bir bir yerleştirmeye devam ettiler. TBMM, FETÖ’nün taleplerini yerine getirmek için araç olarak kullanıldı. Yasa ile teker teker değil kitleler halinde atamaların yapılmasının önü açıldı. Erdoğan ve AK Parti’ye destek veren partinin liderine de sormak isterim: Bunları ben görüyorum sen mi görmüyorsun? Ülkeye bağlılığı başka bir parti üzerinden yapıyorsanız, sizin milliyetçiliğiniz her ortamda tartışılır.

    Toplu FETÖ’cü yerleştirme sadece Yargıtay ve Danıştay’da mı oldu?

    Hayır, orduda da oldu. Üstelik 17-25 büyük rüşvet olayından sonra oldu.

    Kimdir bu siyasi otorite?

    Bu siyasi otorite, FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Örgüt hükümete yaptırıyor. Parlamento’ya getiriyor, çoğunluğum var diyor. Ben milletvekilleri bütün bunların hepsini biliyor mu, onu bilmiyorum. Ama devleti FETÖ terör örgütüne teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 

    FETÖ ne zaman kendini devletin tek fiili hâkimi olarak görmeye başladı?

    Yine bir iddianameden alıyorum: 12 Eylül 2010 sonrasında artık örgüt kendini devletin tek fiili hâkimi olarak görmeye başlamıştır.

    17-25’te (Aralık) Erdoğan’ın ilişkileri nasıl?

    Erdoğan barışma girişiminde bulunuyor. Sayın Fehmi Koru’yu davet ediyor ve Gülen’e gönderiyor. Bir sürü pislikler saçılmış, çıkan kokuyu midemiz kaldırmıyor. O hâlâ başıma bela açar diye, nasıl barışırım diye Fehmi Koru’yu gönderiyor.

    Devletin kozmik odasını FETÖ unsurlarına kim açtı?

    Bir kişinin talimatıyla açıldı. Recep Tayyip Erdoğan. FETÖ’nün siyasi ayağı.”

    YENİ ŞEHİTLERİMİZ GELMESİN

    “(İdlib’deki saldırıya ilişkin) İdlib’den şehitlerimiz geldi. Onlar bizim onurumuz, gururumuz. Son iki haftada 13 şehidimiz oldu. Suriye konusunda beş madde halinde bir yol haritası çizmiş ve bunu paylaşmıştım. Devleti yönetenlerden istirham ediyorum. Yeni şehitlerimiz gelmesin. 5 maddelik yol haritasına lütfen uyunuz. Hiçbir komşumuzla kavga etmek istemiyoruz. Hele hele vekalet savaşının maşası konumuna gelmek istemiyoruz. Egemen güçlerin Ortadoğu’daki taşeronluğuna Türkiye soyunmamalıdır, bedelini bizim asker ödememelidir.”


    Bodrum Haber