TOKİ’nin Mumcular Barajı kıyısında başlattığı sosyal konut projesine, tarım arazisinin konuta açılması, zayıf zemin ve baraj ile Tuzla Sulak Alanı için atık su riski gerekçeleriyle Muğla Mimarlar Odası ve Bodrum Kent Konseyi itiraz ediyor.
Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Mumcular Mahallesi’nde Mumcular Barajı kıyısında başlatılan TOKİ sosyal konut projesi, “tarım arazisi, zayıf zemin ve içme suyu havzası” gerekçeleriyle Mimarlar Odası ve Bodrum Kent Konseyi’nin sert tepkisine yol açtı. Meslek odaları projenin acilen durdurulmasını, bilimsel raporlarla yeniden ele alınmasını istiyor.
Projeye Muğla’dan Sert Tepki
Mumcular’da TOKİ tarafından başlatılan toplu konut inşaatı için hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının askıya çıkmasının ardından Mimarlar Odası Muğla Şubesi kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Oda, planın hem şehircilik ilkelerine hem de kamu yararına aykırı olduğunu savunarak proje için “tarım düşmanı, şehircilik karşıtı ve bilim dışı” nitelendirmesinde bulundu.
Mimarlar Odası Muğla Şube Başkanı Suat Selvi, bölgede ciddi konut ihtiyacı olduğunu kabul ettiklerini ancak “özellikle tarım topraklarının ve su havzalarının korunmasının birincil öncelik olması gerektiğini” vurguladı.
Tarım Arazisi Konuta Açıldı İddiası
Mimarlar Odası’na göre planlanan proje alanındaki dört parsel, üst ölçekli planda “tarım arazisi” olarak yer alıyor. Buna karşın, söz konusu alanlar 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na aykırı biçimde konut alanına dönüştürülüyor.
Açıklamada, Mumcular’ın verimli kızılımsı tarım toprağının betonlaşma baskısı altında yok olacağı, tarımsal üretimden geri dönülmesi zor bir kopuş yaşanacağı uyarısı yapıldı.
Zayıf Zemine 6–7 Katlık Yapı Yoğunluğu
Oda uzmanlarının incelediği jeolojik raporlarda, proje sahasındaki zeminin “zayıf ve çok zayıf dayanımlı, düşük kaliteli kayaçlardan oluştuğu” ve stabilite açısından risk taşıdığı belirtildi. Bu zemine yoğun konut yükü bindirilmesinin mühendislik açısından kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Plan notlarıyla oynanarak binaların kotunun tabii zeminden değil yoldan alınabildiği, eğimli arazide bodrum katların açılmasıyla da fiilen 6–7 kata varan yapılaşma imkanı doğduğu belirtiliyor. Böylece kağıt üzerinde 4 kat görünen yapıların, pratikte Mumcular’ın 2–3 katlı mevcut dokusunu tamamen aşan bir yoğunluk yarattığına dikkat çekiliyor.
Mumcular Barajı Ve Tuzla Sulak Alan İçin Atık Su Riski
Mimarlar Odası, proje alanının Mumcular Barajı’nın koruma kuşağına bitişik olduğuna işaret ederek, yer altı ve yüzey suyu akışlarının değiştirilmesinin hem barajı hem de çevredeki tarım alanlarını tehdit edeceğini dile getirdi.
Bölgedeki kanalizasyon altyapısının yetersiz olması nedeniyle, oluşacak atık suyun Mumcular Barajı’na ve flamingoların yaşam alanı olarak bilinen Tuzla Sulak Alanı’na kadar uzanabilecek bir kirlilik riski doğurduğu vurgulandı.
“İkinci Bir Mumcular” Uyarısı: Nüfus Hesabı Tartışmalı
TOKİ plan notlarında proje için 813 kişilik nüfus öngörülüyor. Mimarlar Odası ise kendi hesaplamalarında yaklaşık 40 bin metrekarelik bir inşaat alanı ortaya çıktığını, bu büyüklüğün 8 bin ile 12 bin arasında değişen bir nüfusu barındırabilecek konut yoğunluğuna işaret ettiğini belirtiyor.
Odaya göre bu tablo, bugün üç mahallenin toplam nüfusu kadar yeni bir yerleşimi Mumcular’a eklemek anlamına geliyor ve “Mumcular’a ikinci bir Mumcular daha” getirecek ölçekte bir baskı yaratıyor.
“Balon Yol” Eleştirisi Ve Planlama Sorunları
Hazırlanan planda, DSİ kanalının yanından geçen dar kadastro yolunun yalnızca proje alanı önünde 25 metre genişliğe çıkarıldığı, yolun devamında ise eski haline döndüğü ifade edildi.
Mimarlar Odası bu düzenlemeyi, bütüncül ulaşım planlamasından kopuk, yalnızca proje parselini rahatlatmaya dönük “balon yol” uygulaması olarak niteleyerek, mühendislik ve şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.
Kent Konseyi: Kapalı Kapılar Ardında Hazırlanan Bir Proje
Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mimar Gamze Türk Oğul, projenin kamuoyunun haberi olmadan ilerlediğini belirterek, inşaatın katları yükseldikten sonra durumdan haberdar olduklarını söyledi.
Gamze Türk Oğul, özetle şunları dile getirdi: Bodrum’da gerçekten konut sorunu bulunduğunu ancak asıl tartışılması gerekenin “nasıl bir proje, nerede ve hangi bilimsel raporlarla hazırlandığı” olduğunu vurguladı. Projenin meslek odaları, mühendisler ve bilim insanlarıyla paylaşılmadığını, kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü, bu nedenle itiraz ve uyarıların zamanında yapılmasına fırsat tanınmadığını söyledi.
Türk Oğul, proje bölgesinde kanalizasyon bulunmadığı için hem Mumcular Barajı’nın hem de Tuzla Sulak Alanı’nın ciddi tehdit altında olduğunu, ayrıca üç katı geçmemesi gereken yapılaşmanın 6–7 katlara çıktığını belirterek, “Bodrum’un kent kimliğine ve siluetine ağır bir darbe vurulduğunu” savundu.
Dava Süreci Masada
Mimarlar Odası Muğla Şubesi’nin önümüzdeki günlerde projeye ilişkin teknik raporları derleyerek, imar planlarının iptali için yargı yoluna başvurma olasılığını değerlendireceği ifade edildi. Meslek odaları ve sivil toplum temsilcileri, hem tarım alanlarının hem de içme suyu havzasının korunması için süreci yakından takip edeceklerini açıkladı.