DOLAR
8,5128
EURO
10,2877
ALTIN
499,51
BIST
1.441

    23 NİSAN AMA EŞİT OLMALI HER İNSAN

    23 NİSAN AMA EŞİT OLMALI HER İNSAN

    Öncelikle çocukluk yaşlarımızda bize 23 Nisan coşkusunu yaşatan Atatürk’ü saygı, minnet ve şükranla anıyor, bütün çocuklarımızın bayramını, halkımızın da ulusal egemenliğini kutluyorum..

    Şimdi gelelim asıl mevzumuza

    Çocuk olmak bu coğrafyada gerçekten zor. Çok erken yaşlarda hayatın asık suratıyla tanıştık çoğumuz. Daha minik ellerimiz tam olarak gelişmemişken, avuçlarımızda daha çizgiler belirgin olmamışken, ayaklarımız henüz bizi taşımaya hazır değilken, hayat sırtımıza semerini atmış gelişi güzel binmiştir bile, üstelik daha kendi bedenimizi zar zor taşıyorken. Henüz kabuğu yeterince sertleşmemiş tırnaklarımız daha o yaşlarda kirlenmeye başlamıştır. Sonrası zaten görünen köy..

    Sonuçta coğrafya kaderdir, doğduğun aile de gerçeğindir..

    Eğer maddi durumu iyi olmayan bir anne babanın sevişme ürünü iseniz, gezegene öylesine düşüyorsanız, hayata ağlayarak ” Merhaba Ben Geldim” diyorsanız çocukluk evresini direk pas geçiyorsunuz demektir.

    Aramızda hiç şımarmadan büyüyenler muhakkak olmuştur. Belki de bazılarımızın sonraki yaşlardaki çocukluk hallerinin sebebi budur. Çoğumuz çocuk olmadan direk büyüdük çünkü. Dikkat edin toplumda çocuk gibi davranan çok fazla yetişkin vardır. Sanırım sebebi bu olsa gerek. Öyle insanların çocukluklarını yaşamadıklarını veya eksik yaşadıklarını düşünürüm hep. Kim bilir belki de yanılıyorumdur, orasını bilemem artık..
    2020 yılında Çocuk İşgücü Araştırmasına göre Türkiye’de 800 bin işçi çocuk var. Tabi bu sadece resmi rakamlar. Gerçek rakamların en az üç, hatta dört katı olduğunu düşünüyorum.
    Bunun birçok sebebi vardır elbette ama bence en önemlisi, bazı anne babaların çocuk sevgisi yaşamaktan çok dürtülerine sahip olamamalarından, hatta üşenip gidip korunmaya bile gerek duymamalarından kaynaklanıyor. Böyle ailelere sadece cahil demek yeterli gelmiyor bana. Bazı ailelerin 8-9-10 hatta daha fazla çocukları var. Bu kadar çocuğu sadece sevdikleri için yapıyor olamazlar galiba.

    Düşünsenize daha varoluşunuz da bile ihmal ediliyorsunuz, aynı insanlar sizi sonra nasıl ihmal etmeyecekler ki..?

    Orda bur da çalıştırılan, sokaklarda yaşayan, ellerine mendil, su, simit, çiçek v.s verilip, veya doğru dürüst karınları doymayan, gelecekleri zaten muamma olan çocukların sebebi böyle sorumsuz ailelerdir işte.

    Bu yüzden sürekli vurguluyorum. Her penisi olan baba, her vajinası olan anne olmamalıdır diye..

    Aileler kadar devletinde bu konuda sorumsuzlukları çok. Nüfus artsın da nasıl artarsa artsın. Peki o çocuklar ne haldeler bakıyor musunuz hiç? Hangi şartlarda yaşıyorlar biliyor musunuz ? Ne acılar çekiyorlar haberiniz var mı?
    Dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum, ülke siyasetinde her konuda konuşuluyor ama çocuklardan kimse bahsetmiyor. 23 Nisan’da birkaç seçilmiş ailenin şanslı veledini oturtuyorlar koltuğa, al sana bayram.

    Peki diğer çocuklar ?

    Çocuklar için bir şey yapmadıkları gibi, zengin ve fakir çocukları da birbirlerinden ayırdılar. Eskiden en azından liseye kadar aynı eğitimi görüyorlardı. Şimdi onları birbirlerinden ayırmaya 3-4 yaşında başlıyorlar. Sonrada onlara kardeşçe bir arada, aynı ülkede yaşayın diyorlar..!!
    Mümkün mü bu, değil elbette..

    Fakirlerin zenginlerden, zenginlerin de fakirlerden nefret etmelerinin sebebi bu işte.

    Sonuç olarak böyle bir ülkede çocuk olmak, bazılarının başına gelebilecek en kötü şeydir..