DOLAR
45,1488
EURO
53,0107
ALTIN
6.720,53
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
24°C
Muğla
24°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
24°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C

Yaşam Savunucuları Menteşe’de Ağacı, Ankara’da Sokak Hayvanlarını CHP’den Korumaya Çalışıyor!

A+
A-

Yaşam Savunucuları Menteşe'de Ağacı, Ankara'da Sokak Hayvanlarını CHP'den Korumaya Çalışıyor!

Yaşam Savunucuları Menteşe’de Ağacı, Ankara’da Sokak Hayvanlarını CHP’den Korumaya Çalışıyor!

Biri çıkıp bana bu başlığı atacağımı söylese, sittin sene inanmazdım. Ancak maalesef, CHP’li yerel yönetimlerin son icraatları bu başlığı bana mecburiyetten yazdırdı.

Rica ederim, önce insanların sabrını taşıran şu hal ve hareketlere bir bakın: “Yeni CHP” adı altında, 6 oktan bağımsız, şeffaflık ilkesini inkarla harmanlayan bu yeni model belediyecilik; nereden ve kimin tarafından önümüze getirildiği belirsiz başkanların marifetidir. Uşak, Bursa, İstanbul, Kuşadası, Görele… Say say bitmez. Ne midemiz kaldırıyor ne de aklımız alıyor; “Biz Cumhuriyeti kuran partiyiz” diyerek geldikleri şu son hali!

Ve evet “değişim” dedikleri “skandallar serisine dönüşüm ” oldu ve bize “zorbalığın ideolojisi yok” gerçeğini bir kez daha hatırlattı!

Ankara’da Cop, Menteşe’de Hızar!

Dün Ankara Çankaya’da belediye iki yılın değerlendirmesini yapacaktı. Ancak orada, aylardır “Yapmayın, kıymayın sokak hayvanlarına” diye çırpınan hayvanseverlerin eylemi vardı. Ankara’daki barınaklarda 17 bin 790 sokak köpeğinin öldürüldüğünü iddia eden bu insanların karşısına kim çıktı?Dönüşen yeni CHP’liler! Önce flamalarla eylemi perdelemeye çalıştılar, ardından ise hayvanseverleri darp ettiler. Görüntüler ortada, vicdanlar ise yaralı.

Orada yükselen bir pankart vardı: “Hayvana, ağaca, cana özgürlük!” Ne kadar da haklılar…

Zira bugün Ankara’da can dostları, Menteşe’de ağacı aynı zihniyetten korumak zorunda kalıyoruz.

Menteşe’de “Şeffaf” Bir İnkâr

Menteşe’de çevreciler ağaçlara yapılan müdahalelere halen tepkili. Parklar milyonlarca liraya revize ediliyor ama şeffaflık, sadece üzerine maliyet yazılan bir tabeladan ibaret sanılıyor. Oysa gerçek şeffaflık tabela dikmek değil, halkın iradesine saygı duymak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmektir.

Meşhur molotoflu saldırıdan bu yana yeni CHP’nin bu konuda eksikleri olduğu da aşikardır. “Siyasi saldırı” dediler çocukların yanlış adresi çıktı! Açıklama yapmaya gerek duyuldu mu? Koskoca vekilleri, disiplin üyeleri “yanlış zamanda yanlış bilgilendirme yaptık” diyemedi. Özür dilemedi! “Başka bir yurttaşa yapılsa da aynısını yapardık” dediler. Düşman güldürdüler: “Manav Hüseyin’in balkonuna atılan molotoflu kokteyl bize yapılmış siyasi saldırıdır mı?” Bak sen şu işe! Haberin olur da gelir miydin acaba dağınık coğrafya? Bir kez düşün!

Hatırlarsınız; Şubat 2026’da Kışla Parkı ve Muğla Spor Parkı çalışmaları sırasında “Ağaçlar neden kesiliyor?” sorusu yükselmişti. Halk, “Bu budama değil, öldürmeye davetiyedir” diyerek isyan etmişti. Toprak üzerine serilen mermer ve beton yığınları tepki çekince Ahmet Başkan devreye girip, “Menteşeliler, haklısınız” demişti. Ama ardından o meşhur savunma geldi Menteşe Belediye Başkanından tarih 19 Mart 2026: “Biz, Menteşe’de Kışla ve Muğlaspor Parkında ağaç kesmedik!” dedi.

Peki soralım çünkü başka soranı olmaz: Dün sosyal medyaya düşen, mahallede yaşayan yurttaşın bizzat çektiğini ifade ettiği Şubat 2026’ya ait görüntüler neyin nesiydi? Siz o mikrofonun başına oturmadan önce de zaten fotoğrafları vardı. Ama o fotoğrafları yok saydınız. O fotoğraflar da sorumluluk doğrudan kimde anlaşılamıyordu ancak ağaç kesimi olduğu belliydi. Yine de “Ağaç kesmedik” dediniz! Şimdi videosu da çıktı. Kışla Parkı’ndaki huzurevi inşaatı karşısında, Menteşe Belediyesi ekiplerince kesilen o 7 sağlıklı çam ağacı kime aitti? “Kesmedik” dediğiniz ağaçlar, orada halkın gözü önünde devrilen o canlar mıydı? İnanmak bile istemem bu doğru mu?

Soruyorum Menteşe Belediye Başkanı’na:

Mahalleli diyor ki, biz araştırdık bir kişinin manzarası içinmiş her şey peki ya bu iddia doğru mu? Doğruysa şunu sorarım: Bir kentin akciğerlerinden daha mı değerlidir size gelen şikayet? Kamuoyuna bu 7 ağacın akıbetini anlatırken ne söylemek istersiniz? “Kesmedik” dediğiniz o mikrofon sonrası, önünüze düşen bu görüntülere karşı savunmanız ne olacak?

Yoksa klasik bürokrasi refleksiyle “Ekrana çıkmadan önce bana bundan hiç söz etmediler” mi diyeceksiniz? Eğer öyleyse, bu daha büyük bir yönetim zafiyeti değil midir? Şehrin göbeğinde 7 yetişkin ağaç devrilirken belediye başkanının haberi yoksa, o koltukta “ortak akıl” mıdır oturan?

İklim Deklarasyonu mu; Asfalt, Beton ve Mermer Merakı mı?

Anlamak mümkün değil; Menteşe’de mermer, Datça’da asfalt, Bodrum’da dere yatağına beton…Muğla Büyükşehir Belediyesi imzaladığı o süslü
“İklim Deklarasyonu” metnini hiç mi okumadı?

Altına imza attığınız o maddeler; “betonu kutsayın, mermeri doğanın kalbine saplayın” mı diyor? Mermeri parkın ortasından alıp stat kenarına döşeyince ısı dengesi mi düzelecek, yoksa sadece tepkiyi mi öteleyeceksiniz? Datça’nın o eşsiz doğasına o asfaltı dökerken, imzaladığınız o “çevreci” taahhütler hiç mi aklınıza gelmedi? Eski Mezarlık yolundaki o kadim zeytinler sizin deyiminizle—topraklarımızın ölümsüz mirasları— sizin bu estetikten yoksun “modernleşme” anlayışınıza kurban mı edilecek?

Ayrıca; budama çalışmalarınızın halkın tepkisini aldığı şekliyle aynen Öğretmenler Sitesi tarafındaki yürüyüş yolunda da devam ettiği yine yurttaş beyanlarında genele açık okunuyor. “Halka rağmen halka hizmet” tavrınız diyecek söz bırakmıyor doğrusu.

Çok merak ediyorum: Ağaç Sizce Canlı mı, Cansız mı?

Sahiden ağaç sizce nedir? Nefes alan bir canlı mı, yoksa bir apartman sakininin keyfine göre sökülüp yenisi takılan bir aksesuar mı? Yerine göre de kesilmesin diye mücadeleden her ne pahasına olursa olsun geri durmadığınız mı?

Bu çelişki peki? Hak mı? Bu mu adalet? Bu mu çevrecilik? Bu mu hesap verebilirlik ilkesinin gereği?

Daha önemlisi; inkâr etmek de şeffaflık ilkesine dahil mi usta?

“Ortak akıl” dediğiniz o masa, sadece şikayetçi bir vatandaş ve belediyedeki birkaç görevliyle mi sınırlı?

Park revizyonuna karar verirken kaç kişi vardı masada? Halk hariç kaç kişiydiniz onu da çok merak ediyoruz. Hala açıklamadınız!

Biz “Hayvana, ağaca, cana özgürlük” diyenlerin yanındayız. Bazıları ise görünen o ki, sadece “manzaranın” tarafında.

Dahası manzara anlayışımız da birbirine zıt; biz toprağın rengini, yeşili, suya düşen gölgeyi, erguvan ağaçlarını, yağmurdan sonra gelen toprağın kokusunu, çiğ tanesini üstüne giyen yetişkin çam kozalaklarını yaşamak ve yaşatmak istiyoruz.

Siz, Muğla beyazını sokakta yere serilmiş halde görmekten mutluluk mu duyuyorsunuz? Beton grisini bu kadar çok mu seversiniz?

Zevkler ve renkler uyuşmuyor, bir tek saygı kalıyor geriye; onu da sabırla koruyoruz! Merak etmeyin o iş bizde…

Haydi selametle…

Yaşam Savunucuları Menteşe'de Ağacı, Ankara'da Sokak Hayvanlarını CHP'den Korumaya Çalışıyor!

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları