Bodrum kent merkezine yerleştirilen metal Halikarnas Mausoleionu yorumu tartışma yarattı. Bodrumlife yayıncısı Necip Damar, çalışmanın bilimsel ve arkeolojik rekonstrüksiyonlara dayanmadığını savunarak “çakma Mausoleum” sözleriyle tepki gösterdi. Tartışmanın merkezinde, Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Mausoleion’un sanatsal bir yorumla mı yoksa bilimsel veriler esas alınarak mı temsil edilmesi gerektiği bulunuyor.
Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mausoleionu’nun metalden yorumlanarak Bodrum kent merkezine yerleştirilmesi tartışma yarattı. Bodrumlife’ın uzun yıllardır yayıncılığını yapan Necip Damar, çalışmaya “Çakma Mausoleum Garabeti” başlığıyla sert tepki gösterirken, eserin bilimsel rekonstrüksiyona dayanmadığını savundu. Bodrum Belediyesi ise çalışmanın tarihi yapının birebir kopyası değil, kültürel mirası görünür kılmayı amaçlayan çağdaş bir yorum olduğunu belirtiyor.
Bodrum Belediyesi tarafından kent merkezine yerleştirilen Halikarnas Mausoleionu’nun metal çalışması, kamuoyuna sunulmasının hemen ardından tartışılmaya başlandı.
Belediye Başkanı Tamer Mandalinci tarafından yapılan açıklamaya göre çalışma, sanatçı Mustafa İşeri ve Metalart ekibi tarafından, Mausoleion’un mimari ve sanatsal özelliklerinden hareketle hazırlandı. Belediyenin çalışmayla Bodrum’un binlerce yıllık geçmişini günlük kent yaşamıyla buluşturmayı ve kültürel mirası daha görünür hale getirmeyi amaçladığı belirtildi.
Ancak Bodrumlife dergisinin uzun yıllar yayıncılığını yapan, bodrumlife.com ve bodrumlife.com.tr yayınlarının sahibi Necip Damar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla metal çalışmaya sert eleştiriler yöneltti. Bodrumlife’ın geçmiş sayılarında da Necip Damar’ın yayıncı olarak yer aldığı görülüyor.
Damar, paylaşımına “Çakma Mausoleum Garabeti” başlığını koyarak, Antik Dünyanın Yedi Harikası arasında gösterilen ve esas olarak mermerden inşa edilen bir yapının metalden yorumlanmasına tepki gösterdi.
Damar, çalışmanın kent merkezine yerleştirilme biçimini de eleştirerek, Mausoleion gibi Bodrum’un dünya çapındaki en önemli tarihsel miraslarından biri söz konusu olduğunda tasarımın bilimsel ve arkeolojik verilere dayanması gerektiğini savundu.
Eleştirisinin merkezinde ise şu soru yer aldı:
“Hiç mi aklınıza gelmiyor bunu gerçekten mermerden yapmak? Çünkü aslı mermer.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Mausoleion’un yapımında Prokonnessos’tan getirilen mermerlerin kullanıldığını, ayrıca yerel yeşil taşlardan da yararlanıldığını belirtiyor. Yapının ihtişamı nedeniyle Antik Dünyanın Yedi Harikası arasında gösterildiği ifade ediliyor.
Damar’ın itirazının önemli bölümünü, Danimarkalı arkeolog ve mimarlık tarihçisi Kristian Jeppesen’in çalışmaları oluşturdu.
Jeppesen başkanlığındaki Danimarka ekibi, Mausoleion alanında 1966-1977 yılları arasında yeniden kazılar gerçekleştirdi. Güney Danimarka Üniversitesi’nin Halikarnassos araştırma projesine göre Jeppesen, kazı bulgularını, binlerce mimari parçayı ve British Museum’daki kalıntıları inceleyerek yapının ayrıntılı bir rekonstrüksiyonunu hazırladı. Üniversite, bu çalışmayı Mausoleion’un bugüne kadarki en güçlü bilimsel rekonstrüksiyonlarından biri olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte yapının bazı mimari ve heykelsi ayrıntıları konusunda bilimsel belirsizliklerin hâlâ bulunduğu da belirtiliyor.
Jeppesen ile Axel Sønderborg tarafından hazırlanan yaklaşık 1985 tarihli bilimsel modelde yapının podyumu, sütunlu bölümü, basamaklı piramit çatısı ve tepedeki dört atlı araba —quadriga— ayrıntılı biçimde gösteriliyor.
Damar da Bodrum’daki metal çalışmanın bu bilimsel birikim yerine sanatçının kişisel yorumunu esas aldığını savundu.
“Bir kişinin tahayyülleriyle ‘ben yaptım oldu’ düşüncesiyle bir şeyi şehrin ortasına konduruvermek” ifadelerini kullanan Damar, sütunların arasındaki heykellerden tepedeki at arabasına kadar çeşitli unsurların mevcut bilimsel çalışmalarla uyuşmadığını ileri sürdü.
Damar, İstanbul’daki Miniatürk’te bulunan Halikarnas Mausoleionu maketini de örnek göstererek, buradaki çalışmanın bilimsel rekonstrüksiyonu esas aldığını ifade etti.
Miniatürk’te Halikarnas Mausoleionu’na ait bir maket bulunuyor ve uluslararası tarih kaynaklarında da bu model Mausoleion’un modern rekonstrüksiyon örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak ulaşabildiğimiz Miniatürk kaynaklarında modelin doğrudan Jeppesen rekonstrüksiyonundan üretildiğine ilişkin açık bir teknik açıklama yer almıyor.
Mausoleion’un nasıl yeniden görünür hale getirileceği konusu Bodrum’da ilk kez tartışılmıyor.
2017 ve 2018 yıllarında Akdeniz Ülkeleri Akademisi Vakfı tarafından gündeme getirilen “Mausoleum Müzesi Restitüsyon Projesi” kapsamında anıtın hafif metal ve cam kullanılarak yeniden canlandırılması önerilmişti. Proje, mimarlar ve arkeoloji çevrelerinde yoğun tartışmalara yol açmıştı. Dönemin tartışmalarında mermer kullanılarak rekonstrüksiyon yapılmasını savunan görüşler de gündeme gelmişti.
Dolayısıyla bugün Bodrum Meydanı’na yerleştirilen metal çalışma etrafında başlayan tartışma, aslında “Mausoleion yeniden yapılmalı mı, yapılacaksa nasıl yapılmalı?” sorusunun yıllardır devam eden yeni bir aşaması niteliğinde.
Tartışmanın düğümlendiği nokta da burada ortaya çıkıyor.
Belediye ve eseri hazırlayanlar çalışmayı Mausoleion’un çağdaş bir sanatsal yorumu olarak tanımlıyor. Bu durumda eserin birebir arkeolojik rekonstrüksiyon olma iddiası bulunmuyor.
Necip Damar ise dünyanın en önemli antik yapılarından birinin Bodrum’un merkezinde temsil edilmesinin yalnızca sanatsal yorumla geçiştirilemeyeceğini, bilimsel rekonstrüksiyon çalışmalarının esas alınması gerektiğini savunuyor.
Tartışma böylece yalnızca meydandaki metal maketin beğenilip beğenilmemesinden çıkıyor.
Asıl soru şu hale geliyor:
Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan birine ev sahipliği yapan Bodrum, Mausoleion’u kent hafızasında bir sanatçının yorumu üzerinden mi, yoksa bilimsel ve arkeolojik veriler temelinde hazırlanmış bir rekonstrüksiyon üzerinden mi görünür kılmalı?
Necip Damar’ın itirazı da tam olarak bu noktada:
“Bodrum’daki bu yeni gecekondu Mausoleum, bilimle, tarihle, Bodrum’un geçmişiyle alay etmektir.”
Belediyenin ise meydandaki eseri bir rekonstrüksiyon değil, tarihi mirası günlük kent yaşamında hatırlatan çağdaş bir sanat çalışması olarak değerlendirdiği görülüyor.
Mausoleion’un gerçek kalıntıları ise bugün Bodrum’un merkezindeki Mausoleion Anıt Müzesi’nde varlığını sürdürüyor.
Necip Damar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (İDGSA) Grafik Sanatlar Bölümü’nde eğitim gördü. Uzun yıllar gazete ve dergi yayıncılığı yapan Damar, Bodrum’da yayıncılık ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Bodrumlife dergisinin ve internet yayınlarının sahibi olarak kentin tarihi, kültürel mirası, mimarisi ve kent yaşamına ilişkin çok sayıda çalışmaya imza attı.