enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

BAŞARILI BAŞARISIZLAR

BAŞARILI BAŞARISIZLAR
16.12.2021
A+
A-

Köşe yazılarıma başlarken genellikle cümleleri uzun uzun dolaştırır, nefes nefese kalana kadar, iyice yoruluncaya dek, hatta tahaketleri kalmayınca öyle bağlarım birbirine ama bu defa öyle yapmayacağım. Direk dalacağım mevzuya, üstelik derin mi değil mi diye bakmadan.

İnsanlığın gelmiş geçmiş, hatta belki de gelecekte ki en büyük sorunu olan ”Başarılı olmak” tan ne anladıklarını işleyeceğim bugün.

Anne babalardan başlayalım.

Çocuklarının okuldan iyi bir not ile mezun olmaları onlara göre başarıdır. Hele sonrasında iyi bir bölümü kazanıp, sağlam bir koltuk kapmaları muazzam bir öyküdür. Övünerek anlatır dururlar akrabalarına, arkadaşlarına..

Evlilikler de de durum farklı değildir.

Eş adayının çok iyi bir işi olması, bol para kazanması, limitsiz kredi kartlarının olması, istediklerini yiyip, içip, giyip, seyahat etmeleri acaip bir hava atma ve geleceği garanti altına alma durumu gibi görülür. Tabi diğer yandan, gelin adayının ne kadar güzel yemek yaptığı, nasıl temiz, hamarat, meryem falan olduğu da çok önemlidir.

İş hayatında vaziyet daha beter durumda.

Çalışma arkadaşlarından daha iyi olduğunu sürekli ıspatlamaya çalışanlar mı dersin, işverenin diğerlerini gaza getirmek için ona verdiği uyduruk ünvan için canı pahasına koşturanlar mı dersin, kendisi için hiçbir şey yapmadığı halde başkasının işi için son nefesine kadar yarışa devam edenler falanlar filanlar.
Say say bitmez..
Kişilere göre değişiyor bu balondan başarı öyküleri işte..

Peki gerçekte başarılı olmak bu mudur ?

Çok iyi bir okuldan mezun olan, sonrasında çok iyi bir diploma alıp, muhteşem bir iş kariyeri yapan gerçekte başarılı mıdır ?
Veya çok zengin bir erkekle evlenen kadın, hem mutlu hem başarılı sayılır mı?
Yada istediği meryemi bulan erkek, başarılı ve istediği gibi bir evlilik mi yapmış oluyor mu ?
İş hayatında merdivenin en tepesine çıkan, hayatın ve paranın şifresini kırmış mı oluyor?
Başarının kitabını yazmış mı oluyor yani ?

Hani adalet, nerde vicdan, ya değerler, peki insanlık ?
Hepsinden ötesi ne kadar kendileri olmuş bu kişiler?
Hadi istediğiniz şekillere girdiler diyelim, ya sonuç ne oldu ?
Mutsuz, bunalımda, müptezel, intihara meyilli bir sürü feci diplomalı insan var. Yine mutsuzluğun eteklerinden taştığı bir sürü zengin kadın var. Dışarıdan muhteşem uyumlu ve mutlu ama gerçekte rüyalarında bile mutsuz bir sürü evli çift var. İş hayatında zirvede olup, iç hayatında dipte olan çok insan da var.

Demek ki ölçü yanlış alınmış, elbise yanlış dikilmiş.

Anlamıyorum, insanları saçma sapan şeyler için yarıştırıp duruyorlar, üstelik sonuçta kimsenin elinde birşey de kalmıyor. Boylarına göre birkaç metre kefen ile son buluyor bu balondan yarış..

Oysa herkes kendisi olsaydı, programlanmış robot olmasaydı ne güzel olurdu. En azından gezegen daha mutlu olunacak bir yer olurdu.

Şimdi sabahtan akşama, akşamdan da sabaha kadar koşturup duran insanlarla dolu her yer. Elde ettikleri de ne biliyor musunuz?
Betondan yapılma daha büyük bir ev, daha iyi bir araba, daha iyi kıyafetler ve bankada birikmiş, bir halta yaramayan, çelik kasalarda öylece bekleyen kağıttan tanrılar.
Sonuç ne, zar zor nefes alan, işemekte bile zorlanan, yürümekte bile zorlanan, biriktirdikleri para için bir an önce ölmelerini bekleyen, bir yığın birinci derecede yakın, vefasız, nankör insan. Yazık hemde çok yazık.

Gerçekten çok kötü bir son…