Bodrum Belediyesi Uluslararası Sıfır Atık Şehirler Ağı’na katıldı. Bodrum Haber, açıklamanın anlamını ve sahadaki karşılığını değerlendirdi.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Bodrum Belediyesi’nin Türkiye’den seçilen 20 belediye arasında yer alarak Uluslararası Sıfır Atık Şehirler Ağı’na katıldığını açıkladı. Mandalinci, bu gelişmenin Bodrum adına somut ve önemli bir başarı olduğunu ifade etti.
Mandalinci, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un koordinasyonunda yürütüldüğünü belirtti. Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın ev sahipliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda Bodrum’un uluslararası ağa dahil olduğu bildirildi.
Başkan Mandalinci, Bodrum’da daha önce pilot bölge olarak başlatılan sıfır atık çalışmalarının kurumsal yapıya kavuşturulduğunu ve bu sürecin planlı, bilimsel ve sürdürülebilir politikalarla güçlendirilerek devam ettiğini kaydetti. Bu gelişmenin, Bodrum’da atılan çevre adımlarının uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade etti.
Mandalinci, Bodrum’un doğasını koruyan, kaynaklarını doğru yöneten ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir kent anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, bu alandaki çalışmaların daha ileri taşınacağını vurguladı.
Bodrum Belediyesi’nin Uluslararası Sıfır Atık Şehirler Ağı’na katılması, kurumsal açıdan dikkat çekici bir gelişme ve prestij unsuru olarak değerlendirilebilir. Türkiye’den sınırlı sayıda belediyenin yer aldığı böyle bir yapıya dahil olunması, Bodrum’un sıfır atık başlığında belirli bir görünürlük kazandığını ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, Başkan Tamer Mandalinci’nin açıklamasının genel kurgusunda bu sonucun, Bodrum’un doğrudan sahadaki performansından çok merkezi düzeyde yürütülen süreçlerin, himaye vurgusunun ve üst düzey kurumsal desteğin ürünü olarak anlatıldığı görülmektedir. Açıklamada Bodrum’un sahadaki uygulamalarına, ölçülebilir çevre performansına ve somut atık yönetimi verilerine sınırlı yer verilmesi, ortaya çıkan tablonun yerel başarıdan çok kurumsal kabul ve destekli üyelik olarak algılanmasına yol açmaktadır.
Bu nedenle söz konusu gelişme, tamamlanmış bir başarıdan çok kurumsal bir başlangıç olarak da okunmaktadır. Çünkü bu tür uluslararası ağlara katılım; proje geliştirme, deneyim paylaşımı ve uluslararası görünürlük açısından önem taşısa da, çöp miktarının azaldığını, geri dönüşüm oranlarının yükseldiğini, kaçak dökümlerin sona erdiğini ya da sahadaki sorunların çözüldüğünü tek başına göstermemektedir.
Bodrum açısından asıl tablonun; atığın kaynağında ne ölçüde ayrıştırıldığı, geri dönüşüm sisteminin ne kadar etkin çalıştığı, turizm sezonunda oluşan yoğun atık yükünün nasıl yönetildiği, kaç mahallede aktif sıfır atık uygulamasının bulunduğu ve denetim mekanizmalarının ne kadar işlediği gibi somut göstergelerle ortaya çıkacağı değerlendirilmektedir.
Türkiye genelinde birçok belediyede sıfır atık uygulamalarının sahada yeterince karşılık bulmadığı, ayrıştırılan atıkların zaman zaman aynı toplama düzeni içinde taşındığı yönündeki eleştiriler dikkate alındığında, Bodrum açısından da asıl ölçütün uygulamanın günlük yaşama ne ölçüde yansıdığı olacağı belirtilmektedir.
Sonuç olarak, Uluslararası Sıfır Atık Şehirler Ağı’na katılım Bodrum açısından önemli bir kurumsal adım niteliği taşımaktadır. Ancak bu adımın gerçek başarıya dönüşüp dönüşmediği, önümüzdeki süreçte sahadaki uygulamalar ve somut verilerle daha net anlaşılacaktır.