DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 20°C
Hafif Sağanak

Halkın Cebine El Attınız

Mustafa Gündoğ
mustafa@bodrumhaber.com

Su içtim cebim yandı dedim, “cebimizin yandığı doğruda, suyun içildiğini kim söyledi” diyen okurlar oldu. Haklılar, suyun içilecek hali yok, lakin ben Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yalancısıyım. Gönderilen faturanın üzerinde “içme suyu” diye yazıyor.


Hem içerken alıyor, hem de …..  yazmayayım bu bölümü.

Sosyal medyadan Birol Metin yazımın altına “bende bir katkı sunayım” diyerek uyarıda bulunmuş. Kısmen bildiğim, ama yazıma konu yapmadığım uyarıyı sizlerle paylaşayım.

Birol Metin arkadaşımıza, uyarısı için teşekkür ederim.

Büyükşehir Belediye yasası 2012 tarihinde değişikliğe uğrayarak, bir çok kent yasa kapsamına alındı. Muğla Şehrimizde bu yasa kapsamı içerisine alınarak Büyükşehir yapıldı. Belde belediyeleri ve köy alanları mahalleye çevrildi.

Emlak vergisinde olduğu gibi su ücretlerinde de mahalleye dönüşen belde ve köylere ayrıcalık tanındı. Belirlenen su tarifelerinin en düşük ücretin yarısı beldeden mahalleye dönüşen yerlere, dörtte biri oranı ise köylerden mahallelere dönüşen yerlere uygulanma esası getirildi.

Birol Metin, bu ayrıcalığın nedenini sormuş ancak, yanıtı yasayı çıkaran mevcut iktidarın bilgisindedir. Haklı soruya iktidar partili milletvekillerinin yanıt vermesi gerekir diye düşünüyorum.

Ancak, Birol Metin’in bu sorusunu kurcalarken, mahalleye dönüşen belde ve köylerde su ücretlerinde ayrıcalık varken ve su ücretlerinin yarısından fazlası alınamayan katı atık ücretinin uygulanmasında normal tarifeyi uygulayan, Büyükşehir belediyesinin hata yaptığını gördüm.

Sorunları dile getirdiğim yazılarıma, bu güne kadar hiçbir kurum açıklık getirmedi, sinmenin en doğru yol olduğunu düşündüklerini sanıyorum. Bana göre belediye bürokratları, başkanları yanıltıyor. Beceriksizliklerinin üstünü çok bilmişlikleriyle örtmeye çalışıyorlar gibi.

Su faturasıyla ilgili yetkililerden bir açıklama gelmediğine göre, tüketicilerin, ilçe kaymakamlıkları tüketici heyetlerine başvuru yapmalarını öneririm. Tüketici derneklerini de buradan göreve davet ediyorum.

Su İçtim Cebim Yandı…

Yazının ardından dün Bodrum Belediyesi ;

“BODRUM BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN DUYURU

Evsel Katı Atık Tarifeleri’ne Esas Bilgilendirme -2020 “ başlıklı duyuru yayınlandı.

Geçmiş olsun, başta yapılacak sonda yapılıyor…

Yazımın ardından sanırım eksikliklerini tespit edip, gidermeye çalıştılar. Olumlu bir gelişme, ancak ana konuyu bırakıp tali konuya el atmaları, geç kalınmış bir olaydır.

Neden mi?

Yasa koyucu; ilgili yasayı çıkardıktan sonra, ilgili bakanlık bir yönetmelik hazırlıyor. Katı Atık ve Atık Su esaslarına ilişkin.

Bu yönetmeliğin Halkın Bilgilendirilmesi başlıklı 23.maddesi aslen diyor ki; bir şeye karar vermeden önce rapor hazırla, halkın görüş ve önerilerini al, değerlendir. Meclisinde görüş, onayla ve tekrar kent paydaşlarına duyur.

Tabi sizin neyi ne kadar duyurduğunuza bağlı, “söyledim” dersiniz, içinizden söylersiniz kimse duymaz. Yönetmelik DUYUR diyor, seslen demiyor, bunu belirmekte fayda var.

Soralım Bodrum Halkına, Katı Atık ve Atık Su raporlarından bilginiz var mı? Görüş ve önerileriniz alındı mı? Yani hesaplama şekil ve  şemallerine bir katkınız oldu mu? “Hayır” sesleri geliyor gibi kulaklarıma.

Hani sosyal belediyecilik, hani katılımcılık, hani halkçı belediyecilik ve nerede “DERMAN BELEDİYECİLİK.” ?

Nerede seçim meydanlarında attığımız nutuklar ve siz neredesiniz Sayın Başkanlar? Bir gazeteci arkadaşımızın tanımı gibi “MAKAM KÖRLÜĞÜ” bu olsa gerek.

Ve işin püf noktası..

Katı Atık ve Atık Su ile ilgili yönetmeliğin Uyum Süreci başlıklı Geçici 1. Maddesi diyor ki belediyelere; “Bu yönetmeliğe 31.12.2020 tarihine kadar uyum sağlayın.”

Aslen, 2020 yılı bütçesinde ayrıca bu miktar varken, bütçede yokmuş gibi davranıp, neden yalan yanlış hesaplarla halkın cebine al attınız?

Halkın cebine el attınız diyorum…

Çünkü; Bodrum Belediyesi’nin yapmış olduğu Katı Atık Hesaplaması yanlıştır. Hesaplar yapılırken itina gösterilmemiştir ve tam maliyet yerine “ben yaptım oldu” hesabı yapılmıştır.

Ayrıca aynı para değişik başlıklarla halkın cebinden ikinci kez alınmaktadır. Sayın Başkan Aras’ın bu durumu incelettirip, düzelteceğini düşünüyorum.

Aynı durum Büyükşehir Belediyesi Atık Su hesaplamamaları içinde geçerlidir. Osman Gürün’e söyleyecek lafım yok, o neylerse güzel eyler. Bir toplantıda “Bu ülkede hukuk mu var?” demişti, sanırım hukuk olmayan ülkede, hukuk dışı uygulamaları meşrulaştırmak için ve kendi hukuksuzluklarının üstünü kapatmak için söylemiş bu lafı.

Bu durum seçilmiş meclis üyelerinin vicdanını rahatsız etmiyor sanırım.

Vesselam…


YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.