Hasadı Kaldırdık Ama… Posası Çıkan Zeytin mi, Zeytincilik mi?
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Bodrum Haber’i tercih edilen kaynak yapın
Gözümüz aydın, nur topu gibi bir “turizmimiz” daha oldu!
Yıllardır zeytincinin derdine derman olamayanlar, çareyi Milas Zeytin Hasat Şenliği’nin adını değiştirip “12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali” yapmakta buldular. Gazeteci Kemal Sürgün’ün köşesinden haklı olarak haykırdığı gibi; üretici maliyet cenderesinde boğulurken, zeytinciliğin geleceği konuşulmayı beklerken, şenliğin sonuna bir de “turizm” kelimesi monte ediverdik.
Akılda kalan sorular şunlar :
- Geçmişte 20 yıllık Uluslararası Milas Kültür, Sanat ve Turizm Festivali’ni, o güzelim Güllük Hermias Deniz Şenlikleri’ni ve Ören Melih Cevdet Anday Festivali’ni yok edip unutturanlar; şimdi zeytin şenliğinin arkasına “turizm” tabelası asarak mı kültürü kurtaracak?
- Zamanında “Bizim öz evladımız Memecik’tir” diye bağıranlar, Milas topraklarına binlerce Gemlik fidanını hangi akılla ve hangi planlamayla dağıttı?
Tarlada Acı Reçete!
Peki tarlada durum ne? Tarladaki acı bilançoyu TBMM kürsüsünden İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun okudu:
- Mazotun Acı Freni: Bundan 4 yıl önce 1 kilo zeytin satan çiftçi traktörüne 3 litre mazot koyabiliyorken; bugün aynı zeytinle ancak yarım litre alabiliyor!
- Katlanan Girdiler: 500 liralık gübre 1.200 liraya çıkmış, 300 liralık işçi yevmiyesi 2.000 – 2.500 liraya dayanmış.
- Çakılan Fiyatlar: Geçtiğimiz yıl 350 lira olan zeytinyağı, bu sezon 150 liraya kadar gerilemiş!
Milletvekili Ergun Meclis’te “Üretici sadaka değil, hakkını istiyor” diye haykırıp kilogram başına 50 TL doğrudan destek ile mazot ve gübre sübvansiyonu talep ederken, gelin bir de fabrikadaki sıkım pazarlığına bakalım.
Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel ve MİTSO 3 No’lu Meslek Komitesi yöneticileri masaya oturmuş “ondalık” derdine düşmüşler. Yüksek elektrik ve mazot giderleri altında ezilen fabrikacı haklı olarak %10-15 sıkım payı isterken; Kahraman Akar “Üretici batık, bari %10-13 yapın” diye mücadele veriyor.
Üstelik Akar haklı bir soru daha fırlatıyor ortalığa: “Fındık ve incir zora girince koşan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), sıra Ege’nin zeytinyağına gelince neden 200-220 liradan taban fiyatla alım yapmıyor?”
Cevabı Milas Halkına Emanet 3 Soru Daha
Gelelim yetkililere ve karar alıcılara yöneltilecek asıl ironik sorulara — cevaplar her zaman olduğu gibi okuyucunun arifliğine emanet:
- Fındıkçıya, incirciye kara gün dostu olan TMO; Ege’nin coğrafi işaretli zeytinyağı dalda kalma riski yaşarken neden görünmez adamı oynuyor?
- Metin Ergun’un dile getirdiği kilogram başına 50 TL’lik desteği üreticiye çok görüp çiftçiyi toprağa küstürürseniz; yarın zeytinyağını dışarıdan ithal etmek zorunda kaldığımızda o faturayı kim ödeyecek?
- MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel’in uyardığı gibi saklama koşulları yüzünden kaliteli yağlarımız depolarda heder olurken ve üretici yevmiye ödeyemezken; protokol koltuklarında oturup festival kurdelesi kesmek zeytincinin yarasına merhem oluyor mu?
Ve yazının sonunda haydi usta malı satalım ve diyelim ki:
Zeytin ağacı yüzlerce yıl yaşar, festivalin alkışı ise üç gün sonra susar!
Alkışlar bittiğinde o ağacın altındaki emektarın yüzü gülmüyorsa, söylenecek başka söz kalmamıştır.
Bunca derdin sıkıntının boy gösterdiği bu verimli topraklarda siyasetin koltuk derdi ve kulis dedikoduları ne zaman bitecek de söz halkın gündemine gelecek doğrusu merak içindeyim.
Fotoğraflarda avuç patlatırcasına alkış kıyamet..Hizmete gelince halk kendi başının çaresine baksın bir zahmet!
**Milas’ta zeytinci sıkıntıda, köylü dertli..**Su krizi zaten her koşulda gündemde.. Yağmur yağarsa sel basıyor, yağmazsa köylüleri bizim suyu Bodrum’ a mı verecekler korkusu sarıyor..
Kış kapıya geldi dayandı. Gelirin adı belirsiz, gidere bir de ısınma bedeli ile afet riski eklenecek!
Son çeyrek asırdır ne eskiden hayır gördü üretici ne de yeniden umutlu!
Sadece kayda geçsin ve bilinsin diye yazdım!
Haydi selametle..

