DOLAR
45,7321
EURO
53,4998
ALTIN
6.709,30
BIST
13.808,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
21°C
Muğla
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Salı Hafif Yağmurlu
25°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
24°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
23°C

Vergi mi Bu, Yoksa Cezalandırma mı? Emlak Vergisi İsyanı Bodrum’dan Yükseldi

A+
A-

Vergi mi Bu, Yoksa Cezalandırma mı? Emlak Vergisi İsyanı Bodrum’dan Yükseldi

Ağustos ayı Bodrum Belediye Meclisi toplantısında hepimizi aydınlatan konuşması ile Ümran Hanım damga vurgu. Günlerdir bu konuda yazmak istiyordum ancak vaktin esareti yeni çözüldü.

“Dedemden kalan arsada ne kira var ne kazanç. Ama öyle bir vergi geliyor ki sanki üstünde beş yıldızlı otel işletiyorum…”
— dedi Ümran Hanım.

Böylece köşe yazıma bende yurttaşın sesiyle başlamak istedim. Çünkü bu ses, sadece Bodrum’dan değil, Türkiye’nin dört bir yanından yükseliyor. Yalova’dan Ayvalık’a, Fethiye’den Urla’ya kadar binlerce insan benzer cümleleri kuruyor:
“Toprağım var ama gelir yok. Peki neden bu kadar vergi ödüyorum?”

Türkiye’de emlak vergisi artık sadece bir mülk vergisi değil. Ne yazık ki, bazı yerlerde halkı yerinden etmeye zorlayan bir ekonomik baskı aracına dönüşmüş durumda.

Belediye Komisyonları Kimin Adına Takdirde Bulunuyor?

Her dört yılda bir toplanan ve arsa, konut, işyeri değerlerini belirleyen belediye “takdir komisyonları” var. İyi güzel. Ama soralım:

Bu komisyonlar arsa sahibinin gelirine, yaşam koşuluna, arazinin kullanılabilirliğine bakıyor mu?

Sahildeki büyük otellerin değerleri neye göre takdir ediliyor?

Aynı bölgede milyonlarca kazanan bir işletmeyle, üstünde zeytin dahi bitmeyen kuru bir tarlayı nasıl aynı kefeye koyuyorsunuz?

İşte adaletsizlik tam burada başlıyor. Çünkü sistem yalnızca “piyasa değeri”ni dikkate alıyor, fakat hayatın gerçeklerini tamamen dışarda bırakıyor.

“Geliri Olmayan Arsa”ya Vergi Olur mu?

Elbette olur. Ama bu vergi, orantılı, adil ve makul olmalı.
Çünkü bir mülkün olması, o mülkten gelir elde edildiği anlamına gelmez.
Ama sistem diyor ki: “Senin arazin Bodrum’da, o halde yüksek vergi vereceksin.”

Oysa aynı bölgede otel işletip gece başına binlerce lira kazanan sermaye sahibi, çevik beyan oyunlarıyla vergi yükünden sıyrılabiliyor.

Yani vergilendirme, olması gerektiği gibi kazanca göre değil, görünene göre yapılıyor.
Ve bu, en çok da dar gelirliye, köylüye, emekliye, miras yoluyla mülk sahibi olmuş yurttaşa ağır geliyor.

Sorular Basit, Cevaplar Neden Bu Kadar Zor?

Halk şunu soruyor ve yerden göğe kadar da haklı:

Mülkü olan herkes zengin mi?

Mülkten gelir elde etmeyen biri neden fahiş vergi ödesin?

Vergi, gelirle orantılı değilse bunun adı ne?

Aynı sokakta, aynı manzaraya bakan iki yerden biri 10 bin TL, diğeri 2 bin TL’lik vergi veriyorsa orada hangi adaletten söz edilebilir?

Bu sorulara sadece belediyeler değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı da kulak vermek zorunda. Çünkü bu yalnızca yerel bir sorun değil. Türkiye’deki vergi sistemi artık gelirden değil, görüntüden besleniyor.

Halktan Alınanı Halk İçin Harcamak Yetmez; Önce Adaletli Almak Gerek

Vergi kutsaldır, çünkü toplumsal dayanışmanın temelidir. Ama bir şartla: Adil olacak.
Vergi ödeme gücüne göre alınmalı.
Toprağı olan değil, toprağından kazanan fazla ödemeli.
Zengini koruyup halkı ezen hiçbir vergi sistemi ayakta kalamaz.

Bugün emlak vergisi; Bodrum’daki bir zeytinliğin sahibi için dert, yan parseldeki otel sahibi içinse masraf kalemlerinden biri sadece.

Yeni Bir Vergi Anlayışı Şart

Bu ülkenin insanı mülkünü satıp vergi ödemek istemiyor.
Emeğiyle , toprağıyla cezalandırılmak istemiyor.
Yıllarca çalışıp bir ev, bir arsa sahibi olmuş insanlarımızın, bu ülkenin yerli yurttaşlarının üstünden “yük”ü kaldırmak devletin asli görevidir.

Emlak vergisi sistemi yeniden yapılandırılmalı.
Yerel komisyonlar şeffaf hale getirilmeli.
Gelir getirmeyen taşınmazlar için muafiyet ya da düşük oranlı vergi sistemi getirilmeli.

Çünkü bu vergi sistemi, halkı korumuyor; halkı yoruyor.

Vergi halk içindir. Ama unutulmasın: Halk da bu ülkenin ta kendisidir.

Haydi selametle…

ETİKETLER: