Yatırımcı rotayı değiştirdi: Ne altın, ne döviz ne de konut
Gayrimenkul piyasasında yatırımcıların yeni odağı belli oldu. Artık yatırımcılar, altın, döviz veya konut yerine toprağa yönelirken arsa ve arazi satışlarının payı toplam piyasada yüzde 40 seviyesine ulaştı.
Türkiye genelinde finansal yatırım araçları ile konut piyasasında yaşanan hareketlilik, yatırım tercihlerini farklı alanlara yönlendirdi. Son dönemde özellikle arsa ve arazi yatırımlarına olan ilgi belirgin şekilde artarken, yatırımcılar yeni fırsatların peşine düşmeye başladı.
Gayrimenkul sektöründe değişen talep dengesi, arsa segmentini öne çıkaran en önemli gelişmelerden biri oldu. Birikimlerini değerlendirmek isteyen birçok kişi, büyükşehirlerin merkezinden ziyade çevresinde bulunan gelişim bölgelerine yönelmeyi tercih ediyor.
YATIRIMCILARIN GÖZÜ GELİŞEN BÖLGELERDE
Büyükşehirlerin dışa doğru büyümesini sağlayan ulaşım projeleri, yeni metro hatları ve gelişim koridorları, arsa piyasasının en hareketli noktaları arasında yer alıyor. Bu bölgeler, yatırımcıların yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor.
Yatırımcılar, hem bütçelerine uygun parseller bulabilmek hem de altyapı yatırımları sayesinde gelecekte değer kazanma potansiyeli bulunan lokasyonlarda yer almak amacıyla hareket ediyor. Özellikle şehrin büyüme yönünde bulunan imarlı parsellerde işlem hacmi her geçen gün yükseliyor.
FİYATLARI YUKARI TAŞIYAN ETKENLER
Arsa ve arazi fiyatlarında yükselişi destekleyen başlıca unsurlar arasında sanayi, lojistik ve üretim merkezlerine yakın konumlanan araziler bulunuyor. Bu özelliklere sahip bölgeler yatırımcılar tarafından daha fazla talep görüyor.
Elektrik, su ve yol gibi temel altyapı hizmetlerinin hazır olduğu ya da kısa vadeli planlamalara dahil edilen parseller de değer kazanan alanlar arasında öne çıkıyor. Ayrıca kentsel dönüşüm süreçlerinin etkisiyle değişim yaşayan şehir çevresindeki bölgeler de yatırımcıların radarında kalmayı sürdürüyor.
ARSA ALMADAN ÖNCE BUNLARA DİKKAT
Arsa piyasasında artan ilgiyle birlikte uzmanlar, yatırım kararlarında yalnızca fiyat artışı beklentisine odaklanılmaması gerektiğini vurguluyor. Doğru lokasyon seçimi ve kapsamlı hukuki inceleme yapılması büyük önem taşıyor.
Uzmanlara göre imar durumu kesinleşmemiş veya altyapı planlaması bulunmayan araziler önemli riskler taşıyor. Bu nedenle yatırım öncesinde parselin resmi imar planındaki konumu ile ulaşım akslarına yakınlığı, karar sürecinde temel kriterler arasında değerlendirilmesi gereken unsurlar olarak öne çıkıyor.