DOLAR
44,0680
EURO
51,2016
ALTIN
7.301,96
BIST
12.792,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
16°C
Muğla
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Açık
16°C
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
15°C
Perşembe Az Bulutlu
16°C

Yeni trend: Sabah kahvesine ekliyorlar, topaklanmaması için dakikalarca karıştırıyorlar! Östrojeni arttırıyor

Sağlıklı yaşam trendleri arasına bir yenisi daha eklendi: Sabah kahvesine kolajen eklemek. Zerdeçal veya pancar tozu gibi önceki akımlardan farklı olarak, bu yöntemin vücut üzerinde gerçek faydalar sağladığı belirtiliyor.

Yeni trend: Sabah kahvesine ekliyorlar, topaklanmaması için dakikalarca karıştırıyorlar! Östrojeni arttırıyor
A+
A-

Son günlerde dikkat çeken yeni bir trend var; sabah kahvesine kolajen eklemek. Uzmanlar zerdeçal, pancar tozu gibi daha önceki akımların aksine, bu yöntemin vücut için daha faydalı olduğunu söylüyor. 

Naturopatik beslenme uzmanı Jessica Shand, kolajenin cilt, kas, kemik, tırnak, saç ve bağırsak gibi vücut dokularını bir arada tutan hayati bir yapı taşı olduğunu ifade ederken, özellikle perimenopoz ve menopoz dönemlerinde östrojen seviyelerinin azalmasıyla kolajen kullanımının, sağlıklı cildi desteklemek ve eklem ile kas ağrılarını hafifletmek için etkili bir çözüm olabileceğine dikkat çekiyor. 

TADI YOK, FAYDALARI ÇOK

Jessica Shand, kolajenin belirgin bir tadının olmadığını, ancak dokusuyla öne çıktığını belirtiyor. Kahveye eklenen kolajen tozunun topaklanmaması için, karışımın bir iki dakika boyunca iyice karıştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu basit adım, kolajenin içeceğe daha iyi entegre olmasını sağlıyor.

Kolajen, bir protein olmasına rağmen beslenme uzmanları, bunu et veya balık gibi geleneksel protein kaynaklarının yerine kullanmayı önermiyor. 

Et ve balık, genellikle yağsız protein kaynağı olarak öne çıkarken, kolajen ise bağ dokularında bulunan belirli bir protein türünün yoğunlaştırılmış bir formu olarak biliniyor. 

Uzmanlara göre, protein alımını dikkatle takip eden bireyler, kolajeni cilt, eklemler ve kaslar için faydalı bir takviye olarak değerlendirebilir. Ancak kolajen, kas sentezi için gerekli olan tüm temel amino asitleri içermediği için ana bir protein kaynağı olarak düşünülmemelidir.

Bu nedenle, dengeli bir beslenme planında kolajen takviyesine yer verilmesi gerektiği vurgulanıyor.

KOLEJEN KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Jessica Shand, kolajen seçimi konusunda dikkat edilmesi gereken birkaç önemli noktayı vurguluyor. 

Deniz kolajeni tercih ederken, ürünün sorumlu bir şekilde tedarik edildiğini gösteren “saf hidrolize kolajen” etiketine dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. En yaygın seçenek olan sığır kolajeninde ise, hormonlardan, antibiyotiklerden ve diğer istenmeyen katkı maddelerinden kaçınmak için “otla beslenmiş” ibaresinin bulunması öneriliyor. 

Vegan kolajen ise bitki bazlı beslenen bireyler için iyi bir seçenek olarak değerlendiriliyor; ancak besin açısından hayvansal bazlı kolajenler kadar zengin olmadığı ifade ediliyor. 

Vegan kolajen ürünlerinin genellikle vücudun kendi kolajen üretimini destekleyen C vitamini gibi bitki bazlı bileşenler içerdiği belirtiliyor. Bu rehber, doğru kolajen seçimi konusunda önemli bir yol gösterici olabilir.

ETİKETLER: , ,