DOLAR
8,1111
EURO
9,7950
ALTIN
465,15
BIST
1.365

    BAŞKENTİM OLUR MUSUN?

    BAŞKENTİM OLUR MUSUN?

    Hayatından memnun olan çok az insan vardır, buna karşılık, yanılmamışsam eğer çoğu insanın yaşamlarından memnun olmadıklarını gözlemledim. Yıllarca insanların en kolay yolu seçip isyan ettiklerine şahit oldum, oysa gerçekten isteselerdi ve yeterince mücadele etselerdi hayatlarını değiştirebilirlerdi…

    Bende yıllarca hep şikayet ettim, benimde o çoğunluktan bir farkım yoktu bir zamanlar ama bir sabah uyandım ve bu mızmızlanan ben olamam deyip kendim için savaşmaya, hayatıma anlam katmaya karar verdim. Bunu da programlayarak yapmam gerektiğini düşündüm. İlk önce kendime hedefler koydum. Kısa vade de yapacaklarım, uzun zamana yaydıklarım ve sonuca gelince yapacaklarım diye üç ana başlığa ayırdım. Şuna bütün kalbimle inanıyorum;

    Amacı olmayan bir insan için yer çekimi yoktur, ayakları yere değebilir ama ruhu kesinlikle boşluktadır…

    Bu değişimi sadece istemek elbette yetmiyor, zaten hiçbir şey için istemek yetmiyor, bunun için harekete geçmeniz gerekiyor. Başlarda zor geliyor, hatta imkansız geliyor fakat yola çıkınca birkaç adımdan sonra ayaklarınızın ikna olduğunu göreceksiniz..

    Değişimi gerçekleştirmek bir devrim yapmak gibidir. Öyle lafla, ol deyince olan birşey değildir.
    Düşmanlarınız olacak, vuracaksınız, vurulacaksınız, öleceksiniz, öldüreceksiniz, belki esir kalacak veya esir alacaksınız, çok zor dönemlerden geçeceksiniz. Bunlar elbette benzetme, vurmaktan, kırmaktan, parçalamaktan tabiki bahsetmiyorum. Biraz düşünürseniz, hayatınız boyunca en az bir defa öldüğünüzü, esir düştüğünüzü, teslim olduğunuzu vs vs göreceksiniz..

    Bana göre biz insanlar da ülkeler gibiyiz zaten. Örneğin; hepimizin veya çoğumuzun diyelim, başkenti olan bir insan vardır muhakkak. Bu ya bir annedir, ya bir babadır, ya bir kadın, ya da bir erkektir ama illaki herkesin bir başkenti vardır yüreğinde. Bir başkentiniz yoksa, önce kendinize bir başkent bulun, kimseyi mi bulamadınız o zaman başkentiniz kendiniz olun…

    Nasıl ki ülkeler bağımsızlıklarını kazanmak için savaşmak zorundalarsa biz insanlarda da durum aynıdır. Savaşmayan hiçbir ülke, hiçbir insan bağımsız olamaz.

    Eğer bir ülke gibi bağımsız olmak istiyorsanız kendi bayrağınızı dikeceksiniz yoksa birilerinin sömürgesi altında yaşarsınız, tıpkı bazı ülkeler gibi…

    Başaramam, bu kadar gücüm yok, yorgunum, kaderim zaten yazılmış gibi düşünmeyin. Bunlar sizin yıllarca kendinizi kandırdığınız, içi, dışı, sağı, solu boş kuruntulardır. Tanrı bile kutsal kitaplarda sizin yapacaklarınıza karışmayacağını belirtmiş, sizi iradenizle serbet bırakmıştır. Yani siz isterseniz sizin dışınızda önünüzde hiç kimse duramaz..
    Yola ilk çıktığınızda, ilk adımları atmaya başladığınızda, ayaklarınız ileri gitmeyecek, beyniniz sizin bunu yapamayacağınıza sizi ikna etmeye çalışacaktır ama onlara aldırmayın. Yıllarca onları öyle alıştırdığınız için ona programlamış durumdalar. Siz yeni bir format atın beyninize ve emirleri vermeye başlayın, göreceksiniz ki bütün hücreleriniz harekete geçecek ve hepsi sizin emrinize gireceklerdir.

    Unutmayın!
    Hücreleriniz sizi değil, siz onları yönetiyorsunuz. Siz iyi bir komutan olursanız onlar da iyi birer asker olurlar…..