
Celladımızın Peşinden Koşuyoruz.
Yaşam insanın elleri arasında kayıp giderken, başkalarının keyfiyetinden, kâbus gibi bir ölümü hiçbir canlı hak etmiyor.
Maç izler gibi, adrenalin dolu bir yangın faciasını yaşadık.
Biraz empati yapmalı, çaresizsiniz ve ölüm yalnızca size doğru gelmiyor. Korumak zorunda olduğunuz ailenizin kapısını çalmış ölüm.
Ölmek için her şey hazır cendere içerisindesiniz. Bir yandan duman, ölmediniz mi? Diğer yanda ateş, ölmediniz mi? Pencerelerden atladınız, ölmediniz mi? Yaşasanız dahi bu travmayı nasıl atlatacaksınız?
Canlar, can çekişerek ölürken, hayatta kalan aileler bundan sonra nasıl yaşayacak?
Dün olmadı, bugün. Bugün olmadı, yarının garantisi olmayan bir çıkmaz. Suçlu bulundu, kim mi? Mevzuat.
Koca koca insanlar televizyonlara çıkmış, beylik laflarla konuyu tartışırken, sessiz sedasız onca yavrucak yaşamın diğer alanına geçtiler.
İzlediğim kanallarda olayın gerçekliğini ortaya koyan kimse yok. Programcı, hukukçu, siyasi figürler, gazeteciler aynı terane etrafında “dön dolaş, yine bana gel” demekten öteye gidemediler. Konuştukları teknik sözcüklerin dahi anlamını bilmeyen, sözde uzmanlar.
Ölüme davet…
Alt yapısı olmayan, çözüm olarak görülen her yasa, yönetmelik ölüme davettir. Kötü de olsa mevzuata uyulmaması azmettiriciliktir. Sonuç cinayettir.
Kültür ve Turizm Bakanı çıkmış, “son 3 yılda yapılan incelemelerde, turizm yeterliliklerini sağlamadığı tespit edilen 4 bin 380 tesis için kapatma kararı alındı.” diyor. Oh ne güzel, kararı aldın ne oldu? Bu yılda bin dört yüz altmış otele denk geliyor. Ortalama iş günü sayısını 260 olarak varsayarsak günde, beş’ ten fazla otel için kapatma kararı alınmış. Bu hızda incelemelerin yapılıp, karar alınması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Alınan bu karar, mevcut bakanlık belgeli olan turizm tesisleri ile ilgili değil. Sonradan çıkan yasa gereği, başvuru yapmayanları veya başvuruları eksik olanları içermektedir. Bu açıklama çabası kendince, toplumu ikna etme yöntemidir.
Hadi bakalım çıkın tanıtın ülke turizmini, artık size kim inanır?
Diğer zorlama tartışmaları bir kenara bırakalım. Yok itfaiye rapor verdi vermedi kısmı, suçun inkâr edilmesi ve başkasına yönlendirilmesinden öte bir şey değildir.
Bodrum barlar sokağı olarak bilinen sokağa girin, koca koca LPG tüpleri hangi mevzuat ölçüsünde yerleştirilmiş ve iş yerleri ruhsatlandırılmıştır.
Bu sadece bir örnek, hedef göstermek için söylemiyorum.
İnsanların toplu olarak bulundukları yerleri denetleyin, hangi yangın tüpü, en son ne zaman kontrol edildi. Çoğu boştur. Kâbus dolu olayın yaşanmasında üzülen tüm insanlar, çevrenize bir bakın, etrafınızda ölüm kol geziyor. İşletmelerinizi, çalıştığınız yerleri bir kontrol edin mevzuata uygun mu.
Hiç uzağa gitmeye gerek yok.
Bodrum’da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yatırımlarını inceleyelim, hangisi yasaya uygun yapılmış? Yoksa yasa ve mevzuatlar bakanın yatırımlarına mı uydurulmuş?
Bakanın otelinin olduğu alan “Turizm Merkezi” ilan ediliyor. Otellerinin arasındaki yol kaldırılıyor, bakan satın alıyor. Mahkeme, “Turizm Merkezi”ni iptal ediyor.
Başka bir yatırımda; işletme sahibinden şirket alınıyor, imar planı iptal edilmiş alanda bakan oteli yıkıp, yenisini yapmaya başlıyor. İmar planı yapılıyor. Yapı ruhsatı Bodrum Belediyesi tarafından sonradan veriliyor. Aynı yatırımda imar plan ve plan notlarına aykırı yapılaşma varken, Bodrum Belediyesi yapı kullanma izni veriyor.
Kissebükü olarak bilinen, Adalıyalı koyunda ne kanun, ne yönetmelik istenildiği gibi yatırım planlanıyor.
Diğer bir yatırımı tamamen mevzuata uydurulmuş, 3 kattan oluşan malikaneler yapıp satıyor. Sonra da çıkıp mevzuattan bahsediyor.
Kartalkaya’da yaşanan kâbus neticesinde bakan; Bolu itfaiyesini, İl Özel İdaresini suçluyor, suçlananlar, bakanlığı suçluyor. Otelin sahibi karına kar ekliyor.
Suçlu kim biliyor musunuz? Aynaya baktığımızda kimi görüyorsak suçlu o.
Seçtiğimiz insanlarla duygusal bağ kuruyoruz. Doğrunun, gerçeğin peşinde olmak yerine, bağımlılık yapan celladımızın peşinden koşuyoruz. Hangi siyasal anlayış olursa olsun fark yok aralarında, çünkü bizim insan profilimizde sorun var.
Vesselam…