TÜİK'in, 2022 yılı Türkiye Sağlık Araştırması raporu özellikle genç nüfusun besleme düzeni üzerine çarpıcı bilgiler ortaya koydu. Rapora göre 2010’da toplumun yüzde 57’si günde bir kez meyve yiyebilirken, 2022 yılında bu oran yüzde 36,5’e geriledi. Sebze yeme oranında da düşüş yaşandığına işaret eden raporu değerlendiren uzmanlar toplumun beslenmek yerine her...
Yaz aylarıyla birlikte her ne kadar daha aktif olsak da havaların ısınması ve günlerin uzaması nedeniyle beslenme tarzımızda bazı hatalar yapabiliyoruz. Uzman Diyetisyen Meltem Tombul, kilo alımına yol açan bu hatalara değindi.
Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Şekeri cazip kılan şey ise ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen serotoninin salgılanmasını tetikleyerek bize keyif veren bir işlev görmesi. Bu nedenle şeker veya şekerli besinlere karşı gelmek kuşkusuz çoğumuz için hiç kolay olmuyor. Ancak vücudumuzun enerji kaynağı olan şekeri doğru besinlerden...
Pasifloranın en büyük özelliği uykusuzluk, depresyon ve strese karşı çok etkili olmasıdır. Uykusuzluk sorununa çare olmasıyla serotonin yani mutluluk hormonunun yükselmesine de yardımcı olur. A ve C vitaminlerinden zengin oluşuyla iyi bir antioksidan kaynağıdır ve bağışıklığımızı güçlendirir. Kolesterol ve trigliseritleri düşürmeye yardımcı olur.
Günlük hayatımız içerisinde kimi zaman sağlıklı besinlere ağırlık verirken kimi zaman daha farklı tercihlerde bulunabiliyoruz. Ancak sağlık açısından bakıldığında her gıdanın doğru bir zamanı var. Peki aynı anda ya da kısa zaman aralıklarıyla tüketmekten kaçınmanız gereken besinler olduğunu söylesek... İşte mide problemlerine yol açabilen zararlı ikililer...
Meyvenin sihirli kelimesi ŞEKER’dir. Daha büyük miktarlarda fruktoz glikoza dönüştürülür; Bu, yağ yakımını engelleyen bir insülin çıkışına yol açar. Tabii ki, fruktoz miktarının sadece yarısını oluşturan elma veya armut ve karpuz gibi glikoz oranı ...
Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, aşırı işlenmiş gıdaların tüketilmesiyle birçok hastalığın yüzde 15 ile 30 arasında artışa neden olacağını değerlendirerek uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Osman Erk, ‘‘Bilimsel araştırmalar, yanlış beslenme alışkanlıklarının günümüzde hızla artan kalp-damar, diyabet, kanser gibi kronik hastalıkların baş sorumlularından biri olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla yiyip içtiklerimize çok dikkat etmeliyiz’’ uyarısında bulundu.
Yeni yıl hedefleri arasında sağlıklı bir yaşam, kilo verip fit görünmek ilk sıralardadır. ‘’Bu hedeflere giden yolun büyük bir kısmı bilinçli beslenmeden geçer’’ diyen Uzman Diyetisyen Ayşe Gül Güven, kolay uygulanabilen etkili önerilerde bulundu...
Günlük beslenmede ağırlıklı olarak hazır gıdaların tüketildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Osman Erk, ‘‘Oysa her gün en az 5 porsiyon meyve sebze yemeliyiz. Ancak bu tarz bir beslenmeyle kalp, şeker ve kanser riskimizi azaltabiliriz’’ dedi.
Mevsim geçişlerinin yaşandığı aylarda bağışıklık sistemi düşük olan bireylerin hastalıklara yakalanma oranının daha yüksek olduğunu ifade eden Diyetisyen Deniz Tığlı Torun, beslenmeye daha özen gösterilmesi gerektiğini ve vücudun içten besinlerle korunması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Erk, günümüzde pek çok hazır gıda ve içecekte bulunan fruktozdan zengin mısır şurubunun yani nişasta bazlı şekerin (NBŞ) doğal olmayan endüstriyel bir şeker olduğunu hatırlatarak, sağlığa etkilerini açıkladı…