DOLAR
7,3867
EURO
8,9797
ALTIN
441,15
BIST
1.544
Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum
Gök Gürültülü
18°C
Bodrum
18°C
Gök Gürültülü
Salı Hafif Sağanak
19°C
Çarşamba Kuvvetli Sağanak
17°C
Perşembe Hafif Sağanak
11°C
Cuma Hafif Sağanak
16°C

    İNSANOĞLU

    İNSANOĞLU
    03.01.2021
    A+
    A-

    Hikaye  ya bu.

    Kedisini çok seven kadın hali vakti yerinde olmadığı için ailesi için yaptığı yemekten kedisini de beslermiş. Kedi küçükten onda olduğu için pişirilen ne yemek olursa olsun önüne konulanı yemeğe alışıkmış. Yermiş. Aile büyümüş baba iyi kazanmaya ,çocuklarda iyi okullarda okuyup aileye katkıda bulunmaya başlamışlar. Annede artık eli balıklı yemekler yapmaya başlamış. Annenin kedisi de verilenleri ayırt etmeden daha iştahla yermiş..Bir gün çocuklarının isteği üzerine kuru fasulye pişirmiş. alışıldığı üzere eskiden olduğu gibi kedisinin tabağına da  kuru fasulye koymuş. Bakmış kedisi yemiyor. Merak etmiş. Ertesi günde makarna pişirmiş ve yine kedisine vermiş kedi  onu da yememiş.

    Kedi aç. Kadın üzülmüş. Çocuklarına benim kedim artık yemek yemiyor demiş. Büyük oğlu da  işten  eve dönerken  bir kutu kedi maması getirmiş. Anne sevinerek sevgili kedisine merak ederek yer mi diye  mamayı vermiş. Kedide  hapur  şupur yemiş yalamış bitirmiş. Kadın çok sevinmiş. İnsan  bu ya aklına bir fikir gelmiş. Sevgili kedisini büyükçe bir kedi kafesine kapatmış. üç gün aç ve susuz bırakmış. Üç gün sonra kuru fasulye pişirmiş ve kedisinin önüne koymuş. Kedi ne yapmış biliyor musunuz. Kuru fasulyeyi  bir solukta bitirmiş ve sahibinin yüzüne daha yok mu der gibisine bakmış.

    Kıssadan hisse. Değişen ne idi. İnsan mı, Yoksa her ikisi de mi.

    İnsanoğlu.

    Milyarlar aç yatarken. milyarlar kilo vermek için milyar harcıyorlar. Bu o kadar uzun bir liste ki 8 milyar insan ne yapar ne yapmaz burada yazmakla bitmez. Bilmekte istemiyorum.

    Sistemdeki eksiklik nereden geliyor. İnsanlarla tek başına her türlü  olumsuzlukları görüştüğünüz zaman, doğruların nasıl olması  gerektiğinde bir şekilde mutlaka  mutabık kalıyorsunuz. Mutabık kalamadıklarınız ile zaten görüşmüyorsunuz ve hata ediyorsunuz. Peki nasıl oluyor da  Dünya ve insanlar bu durumda İnsanlar haricinde Dünyada yaşayan canlıların hiçbir derdi, insanlar yok etmediği müddetçe yok. Dert İnsanlarda mı. Neden.

    Şimdi hemen diyeceksiniz ki , Eğitim. Emin olabilir misiniz ,Eğitimi yüksek düzeyde olan memleketleri ele alalım. Orada çöpleri ayrıştırsalar bile çöpe ekmek veya yiyecek atmazlar mı. Kavga etmezler mi.

    Kaza yapmazlar mı, sövüp saymazlar mı. İnsan öldürmezler mi ,daha bunları çoğaltabiliriz.. Demek ki eğitimi daha düşük ülkelerdeki olabilen her insan katılımının olduğu olayda onlarda var. Aradaki fark sadece oranlar. Neden oranlar diye düşünülürse, İnsanların eğitilebildikleri ama ana karakterlerinin değişmediği ortaya çıkar. Kısacası DNA her zaman insanları genlerine göre şekillendirir. Ayrıca doğuştan itibaren yetiştirilme eğitim ve dış etkenler her yerde ve her zaman insanın karakterini ve yapısını , davranışlarının yapıcısı olarak  etkiler. Ama bunlar genleri değiştirmez ,davranışları değiştirir.

    Krona da mutasyon geçiriyor. çabuk olmasının sebebi küçük ve virüs olması. İnsanlar ise o kadar komplike bir yapıya sahipler ki mutasyona uğramaları milyonlarca yıl almakta. DNA ve genlerde öyle..

    Daha yeni yeni DNA ,RNA ve bilmediklerimizi öğreniyoruz. Şu hale bakın o tek hücreliden bu hale gelen insanlar ,tek hücreli bile olmayan sadece DNA veya RNA taşıyan,  nasıl bir yaşam biçimi bile olduğunu bilmediğimiz bir canlı  tarafından tehdit ediliyor ve yaşamak için öldürüyor.

    Şayet insan gibi bir canlı olmasa idik, hiçbir problemimiz olmayacaktı .Yaşamak ve Aşı için uğraşmayacak , evi bir oyuk olan hayvan , bir mikrop ,virüs veya benzeri olan yaşam biçimi gibi ölecek ve yok olacaktık.

    Ama öyle değiliz.Şimdiki hale kadar gelebilmiş ,belki de kainatta çok özel bir yeri olan  yaşam biçimiyiz.

    Hal böyle olunca işler biraz karıştı.

    Virüs öldürmeye devam ediyor. Bizde onunla kol kola vermiş onun mutasyon olmasına  yardım ediyoruz.

    Anladık ta ,Bütün bunlara bildiğimiz halde nasıl yapıyoruz.

    İnsanoğlu olarak hala benciliz.

    İnsanoğlu olarak hala sevmesini öğrenemedik.

    İnsanoğlu olarak hala tabiatla beraber yaşamasını öğrenemedik.

    İnsanoğlu olarak tabiata bir arı kadar faydalı olmayı öğrenemedik

    İnsanoğlu olarak hala yaşamanın anlamını kavrayamadık

    İnsanoğlu, insanoğlu, insanoğlu……..

    İnsanoğlu olarak bakalım ne zaman mutasyona uğrayıp yaşamayı öğreneceğiz.

    bodrum escort