Kamu kaynakları vergilerimizden oluşur. Muğla’da yaşayan her vatandaş, bu paranın en verimli şekilde harcanmasını, israfa yol açılmamasını ve doğrudan halka hizmete dönmesini bekler. Ancak kamuya açık belgeler, tam tersi bir tabloyu işaret ediyor.
Son dönemde EKAP kayıtları, ihale dosyaları ve resmi şirket belgeleri incelendiğinde, Muğla Büyükşehir Belediyesi iştirakleri arasında ciddi bir kaynak transferi olduğu görülüyor.
Özellikle MUPA (Muğla Şehir Planlama Ajansı), bu transferden en çok pay alan kurum olarak öne çıkıyor.
MUPA’nın MUSKİ’den Aldığı Hizmetler
EKAP verilerine göre MUPA, MUSKİ’den Aralık 2025 – Mayıs 2026 döneminde şu işleri almış:
– Yaklaşık 650 bin TL danışmanlık hizmeti
– Yaklaşık 1 milyon TL yatırım raporlama hizmeti
– Yaklaşık 995 bin TL alt faaliyet raporlama hizmeti
Toplam yaklaşık 2,6 milyon TL. Bu alımların tamamı doğrudan temin yöntemiyle yapılmış.
Burada yanıt bekleyen sorular şunlar:
– MUSKİ’nin kendi personeli varken bu işler neden dışarıya veriliyor?
– Aynı raporlar belediye bünyesinde hazırlanamaz mıydı?
– Rekabetçi ihale yerine doğrudan temin yolu neden tercih edildi?
– Bu milyonlarca liralık raporlar halkın hayatına somut bir katkı sağladı mı?
MUTTAŞ’ın Tek Teklifli İhalesi
Bir diğer dikkat çeken işlem ise MUTTAŞ’ın toplu taşıma memnuniyet araştırması ihalesi. Yaklaşık maliyeti 3,3 milyon TL olan ihalede sadece tek teklif verilmiş ve iş 2 milyon 980 bin TL’ye yine MUPA’ya verilmiş.
Telefon anketi ve gizli müşteri çalışması yapılacağı belirtilen bu ihaleyle ilgili de cevap bekleyen sorular var:
– Neden tek firma teklif verdi? Diğer firmalar neden katılmadı?
– 3 milyon TL’ye yakın bu paranın detaylı maliyet kalemleri nedir?
– Araştırma sonuçları halka açıklanacak mı?
– MUTTAŞ’ın otobüs, hat ve hizmet kalitesini gerçekten iyileştirecek mi?
Muğlalıların en büyük şikâyetlerinden biri olan toplu taşımada, bu kadar paranın anket ve raporlara gitmesi yerine otobüs filosuna, sefer sayısına, halka hizmeti daha uygun fiyatlı sunmaya veya konfora gitmesi daha mantıklı değil miydi?
Yönetimde Dikkat Çeken Kesişmeler
Belgelerde bir başka kritik nokta ise yönetim görevlerindeki çakışmalar. MUPA’nın veri merkezi hizmeti alımı, bir İstanbul Büyükşehir iştiraki üzerinden doğrudan teminle yapılmış. Ticaret sicili kayıtlarına göre, S.Ö. isimli bir yönetici, hem hizmeti veren şirketin hem de MUPA’nın yönetim kurulunda aynı dönemde yer alıyor.
Bu durum karşısında kamuoyu adına sorulması gerekenler:
– Aynı kişinin iki tarafı da yönetmesi etik açıdan uygun mu?
– Çıkar çatışması riski değerlendirildi mi?
– Karar süreçlerinde bu yönetici yer aldı mı, almadıysa çekinme kayıtları var mı?
Genel Sorular
– Belediye iştirakleri arasında kaynak transferi için yazılı bir politika var mı?
– Bu işlerin ne kadarı kurumların kendi personeliyle yapılabilir?
– Doğrudan temin yöntemi hangi kriterlere göre tercih ediliyor?
– İştiraklerde görev yapan yöneticiler için bağlayıcı etik kurallar uygulanıyor mu?
Tüm Bu İşler Halka Sunulan Hizmeti Nasıl Etkiliyor?
MUSKİ ve MUTTAŞ gibi kurumlar halkın günlük hayatına doğrudan etki ediyor. Su, kanalizasyon, otobüs… Bunların kalitesi artmalı, maliyetler düşmeli. Ancak görünen o ki kaynaklar iştirakler arasında dönüp duruyor.
Belgeler ortadadır. Milyonlarca liranın nereye, ne işe ve hangi gerekçeyle gittiğini açıklamak, ilgili yetkililerin asli görevidir.
Muğlalılar olarak şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların doğrudan halka hizmete dönüşmesini istiyoruz. Artık laf değil, somut açıklama ve somut iyileşme bekliyoruz.
Söz yetkililerde. Belgeler konuştu, şimdi cevaplar konuşsun.
Daha önceki yazılarda MUPA’nın 2 yılı dolmadan 132 kat artan bütçesini yazdık. Sorular cevapsız kaldı.
MUSKİ’nin doğrudan temin ile gerçekleşen 420 milyon TL’lik sayaç ihalesini sorduk, yanıtsız kaldık.
MUTTAŞ’ın satın aldığı Halk Bankası’nın eski binası neden yaklaşık 2 yıldır atıl? diye sorduk. Hatırlarsanız 80 milyon TL’lik bir yatırımdı.
Akıbetini sorduk yine sessizlik ile karşılandık.. Oysa o bina satın alınırken; ilçe belediyeleri cumhuriyet mirasının satışı için yetki istiyordu belediye meclislerinde!
Kaleme aldığım yazıların hiçbiri bir suçlu aramıyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi gereği kamu vicdanında açıklama bekliyordu…Hala bu soruların kamuya açık cevaplarını bekliyoruz.
Haydi selametle…