Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 22°C
Az Bulutlu

    MUSKİ, Elini Çek Cebimizden…

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Bilge diyor ki “marifet, sütteki beyaz kılı bulmaktır.” Sütteki beyaz kıl şöyle dursun, Usta Şair Nazım ‘ın dediği gibi; “bakar kör ettiniz milletimi” demek geliyor insanın içinden.

    Son yazımda MUSKi (Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi)’nin su faturaları üzerinden, elini halkın cebine nasıl sokup, yasal olmayan yollardan para aldığını yazacağımı ifade etmiştim.

    Su faturalarında yasal olmayan ve halkın cebinden fazla para çıkmasına neden olan konuyu anlatayım sizlere.

    MUSKi Genel Müdürü basına verdiği bir beyanatta “Muğla’nın yüzde altmışının indirimli su kullandığını” ifade ediyor. Kanun koyucunun 2022 ye kadar beldelerden ve köylerden mahallelere dönüşen yerlerde tanıdığı bir fiyat belirleme yöntemini, indirimmiş gibi dillendiriyor.

    Büyükşehir olabilecek yerler için çıkarılmış olan 6360 sayılı kanun; bir indirim değil uygulanması gereken birim fiyatın oranını yazıyor.

    Diyor ki kanun; beldelerden mahalleye dönüşen, yani Konacık, Bitez, Yalıkavak, gibi yerlerde belirlenen su birim fiyatının yüzde 50 sini geçmeyecek şekilde düzenleyeceksin.

    Mazı, Dereköy, Sazköy gibi yerlerde ise;  “içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir.” Der.

    Mahalleye dönüşen yerlerde su indirimli kullanılmış olsa; fatura altı iskonto yapılması gerekirdi. Fatura altı iskonto maliyet açısından önemlidir.

    Tutturmuş Müdür “indirimli kullanılıyor” diye. Neyin hesabını yapıyor anlamak olası değil, sanki diğer yüzde 40, indirimli su kullandığı iddia edilen halka karşı kışkırtılıyor. İndirimler olmasa daha uygun fiyatlarla su alabileceksiniz der gibi.

    Akla bak…

    Su, Atık Su, Katı Atık gibi temin ve bertaraf edilme işlemlerinde hesap, tam maliyet üzerinden yapılır. Çok teknik konular olduğu için detay vermeyeceğim.

    Atık su bedeline gelince; “Kanunda, herhangi bir indirim yapılmamıştır.” diyerek 6380 Sayılı kanunu dayanak gösteren Muğla Büyükşehir Belediyesi, kullandığımız su birim fiyatından fazla atık su bedeli alarak, bu belde ve köylerde yaşayanların cebinden fazla para almaktadır.

    Şöyle ki ;

    “Resmî Gazete Tarihi: 27.10.2010 Resmî Gazete Sayısı: 27742 Yayınlanan yönetmeliğin ;

    Madde 17 (4) (Değişik:RG-22/5/2018-30428) Atıksu hizmetlerinin sürdürülebilirliği için asgari atıksu ücreti 0,30 TL/m3’tür. Belirlenen miktarın bu asgari ücretten daha düşük olması durumunda Bakanlığın uygun görüşü alınır. Mevzuattaki yükümlülüklere uygun şekilde atıksu hizmetlerinin verilebilmesi için asgari atıksu ücretinin yeterli olmaması durumunda tam maliyet esaslı tarifeye göre atıksu ücreti belirlenir. Belirlenen metreküp temelindeki atıksu ücreti, metreküp su ücretinin % 50’sini aşamaz.” Der.

    MUSKİ derki; “Benim su birim fiyatım 2.86 TL, atık su bedeli yüzde 45 yani 1.26 TL. Belde ve köylerden atık su bedelinde indirim yoktur.”

    Yani: mahalle olan bir belde birim fiyatı 2.86 TL/ton olan suyu, 1.43 TL birim fiyatından kullanır, ama ben 2.86 TL üzerinden atık su bedeli için, 1.29 TL olarak alırım.

    Köyden mahalleye dönüşen yerlerde ise yasaya göre; 0.72 TL olarak kullanılan su birim fiyatından, atık su bedeli olarak yine 1,29 TL alırım, demektedir.

    Böylece; kullandığımız değil de, atığımızın bedelinin halka maliyeti yüksek olmaktadır.

    Beldelerden mahallere dönüşen yerlerde 10 ton suyu hesap ettiğimizde yüzde 25, köylerden mahallelere dönüşen yerlerde ise yüzde 52 oranında fazla tahsilat yapılmaktadır.

    Kanuna aykırı olan bu tahsilatların bedeli ne olacaktır? Şimdi çıkar Belediye Başkanı Osman Gürün “Cebime mi alıyorum?” diye gereksiz bir laf edebilir. Sadece, işi bilmediğini ifade etmiş olur.

    Yaklaşık on büyükşehir belediyesinin su ve atık su birim fiyatlarını inceledim, onlar anlattığım gibi doğru uygulama yapmışlar. Bir tek Muğla Büyükşehir Belediyesi onlardan ayrı, kanuna yorum getirerek halkın cebinden fazla para almıştır.

    Yine; kademeli olarak uygulanan birim fiyatların yasaya uygunluğu tartışılır. Bir evde tek kişi yaşamasıyla, birden fazla kişinin yaşaması ve sosyal konumlarına göre su tüketimi farklılık gösterir.

    10 ton sudan daha fazla bir tüketim, hangi maliyet unsurlarını değiştirmektedir ki, birim fiyatı daha yüksektir?

    İşin başka bir boyutu da, bütün yatırımların, tesislerin maliyetleri Belediye gelirleri kanuna göre, bizden alınabilmektedir. Yani tesisler aslen bize aittir.

    Su ücretsiz temin edilmektedir. Tesis kurulumları ve kullandığımız yere kadar olan onarım maliyetleri dahil tarafımızdan ödenmekte iken, suyu yüksek bedellerle bize temin edilmesi işletme hatasıdır.

    Ön ödemeli aboneler bazı belediyelerde daha az birim fiyatla satın almaktadır.

    Kademeli su faturalarında su tasarrufu düşünüyorsa, öncelikle kayıp kaçakların giderilmesi gerekmez mi? Merak ediyorum Bodrum su hattına kaynağından ne kadar su veriliyor, sayaçlardan geçen su miktarı nedir? Aradaki fark kaçak ve kayıpsa, bunun bedelini neden halk ödesin?

    Belediye bir taraftan, Maliye Bakanlığı başka bir taraftan işin suyunu çıkarmaktadır. Muğla Büyükşehir belediyesi, kanunda yazan oranları birim fiyat olarak belirlemesi gerekirken, yüzde olarak belirlemiş ve kanunun tanıdığı tüm ayrıcalıkları halkın menfaatine değil, kurum menfaatine kullanmıştır.

    Maliye Bakanlığı ise su, atık su, katı atıkta ne gibi bir katma değer görmüş ki, temel ihtiyaç olan yiyecekten, her anlamda önem derecesi fazla olan sudan yüzde 8, yediğimizi içtiğimizi temizliğimizi sağladığımız, insan için olmazsa olamazlardan atık su bedelinden yüzde 8 ve evsel atıklarımızdan yüzde 18 Katma Değer Vergisi almaktadır?

    Madem katma değer oluşturuyor bu temel ihtiyaçlar, bize para ödenmesi gerekmez mi?

    Sütteki beyaz kılı geçtik, beyaz kıldaki sütü arar olduk.

    Nazımın dediği gibi; “Bakar kör ettiler bizleri.”

    Sizce haklarımızı kim arayacak, yazıyorum lakin; kim kime dum duma…

    Vesselam…

    Bodrum Haber