Bodrum’daki otel yöneticileri temmuz ve ağustos aylarından memnun olduklarını açıkladı. Ancak turizm gelirinin esnafa, çalışanlara ve kent ekonomisine nasıl yansıdığına ilişkin veri paylaşılmadı.
Bodrum’daki otel yöneticileri, kötü başlayan 2026 sezonunun temmuz ve ağustos aylarında toparlandığını, yüksek doluluk ve gelir elde edildiğini açıkladı. Ancak toplantıda açıklanan rakamlar otellerin durumunu gösterirken turizm gelirinin esnafa, çalışanlara ve kentin geneline nasıl yansıdığına ilişkin herhangi bir veri paylaşılmadı.
Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Sabahattin Duman ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, Gümbet’te düzenlenen toplantıda 2026 turizm sezonunu değerlendirdi.
Sektör temsilcileri, mayıs ve haziran aylarında beklenen hareketliliğin oluşmadığını, otellerin temmuz ve ağustos aylarında toparlandığını belirtti.
BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, yılın ilk sekiz ayında Bodrum’a hava yoluyla gelen yabancı turist sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 azaldığını söyledi.
Dengiz, Muğla genelindeki kaybın daha yüksek olduğunu, Bodrum’un yüzde 1,9’luk düşüşle bölgedeki kaybı sınırlayan destinasyonlardan biri hâline geldiğini ifade etti. Ancak bu tablonun bir başarı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek sezonun henüz tamamlanmadığını vurguladı.
BOYD Başkanı Sabahattin Duman ise temmuz ayından itibaren otellerin toparlandığını, bazı işletmelerin gelir açısından önceki yılların rekorunu kırdığını söyledi.
Yabancı turist sayısında yaklaşık yüzde 2’lik düşüş yaşanmasına rağmen yerli turistteki artışla toplam hareketliliğin yüzde 5 yükseldiğini savunan Duman, döviz kurunun baskılanması nedeniyle otellerin restoran ve diğer işletmelere kıyasla daha uygun fiyatlı kaldığını dile getirdi.
Ancak söz konusu yüzde 5’lik artışın hangi resmî veriye dayandığı, otel doluluk oranının kesin olarak kaç olduğu ve gelirdeki artışın enflasyondan arındırılmış karşılığı açıklanmadı.
POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin ise daha temkinli bir değerlendirme yaptı. Girgin, yalnızca temmuz ve ağustos aylarının iyi geçtiğini, sezonun tamamı için olumlu bir tablo çizmenin doğru olmayacağını söyledi.
Girgin; tekne turu, kruvaziyer ve mavi yolculuk sektörlerinin de görüşünün alınması gerektiğini belirterek bu alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin yer yer zorlandığını ifade etti.
Bu açıklama, otellerdeki doluluk ile Bodrum turizminin bütününün aynı ölçütle değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu.
Toplantıda otel dolulukları, turist sayısı ve otellerin gelirleri konuşuldu. Ancak turizm gelirinin Bodrum ekonomisine ne ölçüde yayıldığına ilişkin herhangi bir veri açıklanmadı.
Restoran, kafe, çarşı esnafı, küçük işletmeler, tekneciler, taksiciler ve turizm emekçilerinin sezonu nasıl geçirdiği değerlendirmede yer almadı.
Şu sorular ise yanıtsız kaldı:
Toplantıda Gümbet’teki bir otelde çalışanların maaşlarının ödenmediğine ilişkin iddialar da gündeme geldi.
Sabahattin Duman, iki veya üç aylık maaş alacağının söz konusu olmadığını ancak ağustos ayı ücretlerinin henüz ödenmediğini kabul etti. İşletmenin konkordato ilan ettiğini ve kayyum tarafından yönetildiğini belirten Duman, yaşananları “çok büyük” bir sorun olarak değerlendirmedi.
Oysa bir çalışanın 45 gün boyunca ücretini alamaması, işletme açısından küçük görülebilir ancak kirasını, faturasını ve ailesinin geçimini maaşıyla sağlayan turizm emekçisi için doğrudan yaşam sorunudur.
Otel doluluklarının artması, turizm sektörünün tamamının iyi bir sezon geçirdiği anlamına gelmez. Otelin odası dolabilir, işletmenin cirosu artabilir; ancak çalışan maaşını alamıyor, esnaf masraflarını karşılayamıyor ve turizmden doğan altyapı yükü kent yaşayanlarının üzerine kalıyorsa ortada Bodrum’un ortak başarısından söz edilemez.
Turizmin başarısı yalnızca kaç yatağın dolduğuyla ölçülmemeli. Elde edilen gelirin kent ekonomisine ne kadar yayıldığına, çalışanların yaşam koşullarını iyileştirip iyileştirmediğine ve Bodrum’a nasıl bir katkı bıraktığına da bakılmalı.
Toplantıya katılanlar otelcilik sektörünün önemli temsilcileri olabilir. Ancak “turizmciler memnun” denildiğinde; esnafın, teknecinin, taksicinin, restoran çalışanının, kat görevlisinin, aşçının ve sezonluk emekçinin de bu tablonun içinde bulunması gerekir.
Oteller temmuz ve ağustostan memnun olabilir. Asıl soru şudur: Turizmin yükünü birlikte taşıyan Bodrum, bu gelirden hak ettiği payı alabildi mi?