Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Yatırım kararı Ankara’nın, yükü Bodrum’un mu?

Kızılağaç’ta 1.200 yataklı otel veya tatil köyü, Türkbükü’nde ise günübirlik tesis yapılması amacıyla iki kamu arazisi yeniden tahsise çıkarıldı. Gözler Bodrum ve Muğla Büyükşehir belediyelerine çevrildi.

Yatırım kararı Ankara’nın, yükü Bodrum’un mu?
A+
A-

Bodrum’un Kamu Arazileri Yeniden Tahsiste: Yerel Yönetimler Sessiz mi Kalacak?

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bodrum’un Kızılağaç ve Türkbükü mahallelerindeki iki kamu arazisini turizm yatırımları için yeniden tahsise çıkardı. Kızılağaç’ta 1.200 yataklı beş yıldızlı otel veya tatil köyü yapılması planlanırken karar, Bodrum’un su kaynakları, altyapısı, trafiği, doğal alanları ve kıyıya erişimi üzerindeki yeni yükleri yeniden gündeme getirdi.

Bakanlığın 2026/3 sayılı Kamu Taşınmazı Tahsis Duyurusu kapsamında, beşi Antalya’da, ikisi Bodrum’da ve biri Mersin’de olmak üzere sekiz kamu taşınmazı yerli ve yabancı yatırımcılara tahsis edilecek.

Başvuruların 5 Ekim 2026 günü mesai bitimine kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına elden teslim edilmesi gerekiyor.

Kızılağaç’taki alan üçüncü kez tahsiste

Bodrum Yalıçiftliği Turizm Merkezi sınırları içerisindeki Kızılağaç Mahallesi’nde bulunan “6 No’lu Özel Parsel”; 307 ada 21, 308 ada 3 ve 316 ada 1 parselleri kapsıyor.

Hazine ve orman mülkiyetindeki alan üzerinde 1.200 yatak kapasiteli beş yıldızlı otel veya tatil köyü ile 2 bin 392,90 metrekare kapalı alana sahip günübirlik tesis yapılması öngörülüyor.

Aynı alanın 2024 ve 2025 yıllarında da tahsise çıkarıldığı, ancak yatırımcı bulunamadığı belirtiliyor. Alanın bu yıl yeniden tahsis programına alınması, Bakanlığın Kızılağaç kıyılarını büyük ölçekli turizm yatırımlarına açma konusundaki ısrarını ortaya koyuyor.

Burada söz konusu olan işlem, kamu arazisinin satılması değil; uzun süreli olarak özel bir turizm yatırımcısının kullanımına bırakılması. Ancak hukuki adı “tahsis” olsa da sonuçta kamunun mülkiyetindeki geniş bir alanın kullanım biçimi onlarca yıl boyunca değişecek.

Türkbükü’nde günübirlik tesis tahsisi

Tahsis programındaki ikinci Bodrum arazisi ise Türkbükü Mahallesi’ndeki 119 ada 21 parsel.

Kesire Burnu olarak bilinen bölgede bulunan Hazine arazisi üzerinde 1.107,71 metrekare kapalı alana sahip günübirlik turizm tesisi yapılması planlanıyor.

Daha önce yayımlanan tahsis bilgilerine göre yaklaşık 7 bin 384 metrekare büyüklüğündeki parsel için öngörülen tahsis süresi 20 yıl olarak açıklanmıştı.

Bodrum’un taşıma kapasitesi hiç mi dikkate alınmayacak?

Bodrum, yaz aylarında su kesintileri, kanalizasyon ve arıtma sorunları, trafik yoğunluğu, katı atık yükü ve kıyılardaki yapılaşma baskısıyla mücadele ediyor. Buna rağmen kamu arazilerinin her defasında yalnızca “turizm yatırımı” ve “yatak kapasitesi” üzerinden değerlendirilmesi, kentin gerçek ihtiyaçlarının dikkate alınıp alınmadığı sorusunu doğuruyor.

Yeni bir 1.200 yataklı tesis yalnızca otel odalarından ibaret değil. Çalışanları, servis araçları, su ve enerji tüketimi, atık suyu, katı atığı, ulaşım hareketliliği ve kıyı kullanımındaki etkisiyle bulunduğu bölgenin tamamını ilgilendiriyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir turizm yatırımı değil; doğrudan doğruya Bodrum’un geleceği, doğal varlıkları ve kent yaşayanlarının yaşam hakkıyla ilgili.

Yerel yönetimler neden sessiz?

Tahsis yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığında olabilir. Ancak bu durum Bodrum Belediyesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesinin sessiz kalmasını gerektirmiyor.

Yerel yönetimler tahsis sürecine ilişkin bilgi ve belgeleri isteyebilir, kurumsal görüş açıklayabilir, altyapı ve çevresel etkileri kamuoyuyla paylaşabilir, kent konseyleri ve meslek odalarıyla birlikte süreci tartışmaya açabilir. Sonraki aşamalarda hazırlanacak planlara, çevresel değerlendirme süreçlerine ve hukuka aykırı gördükleri idari işlemlere karşı yargı yoluna da başvurabilir.

Bu durumda Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesine şu sorular yöneltilmeli:

  • Tahsis duyurusundan yerel yönetimlerin haberi var mı?
  • Bakanlık, belediyelerden herhangi bir kurum görüşü istedi mi?
  • Kızılağaç’a yapılması planlanan 1.200 yataklı tesisin su, kanalizasyon, ulaşım ve katı atık yükü hesaplandı mı?
  • Projenin Bodrum’un toplam taşıma kapasitesine etkisi değerlendirildi mi?
  • Kıyıya kamusal erişimin korunması için hangi önlemler alınacak?
  • Bodrum ve Muğla Büyükşehir belediyeleri bu tahsislere itiraz edecek mi?
  • Konu belediye meclislerinin gündemine taşınacak mı?
  • Yerel yönetimler, merkezi idarenin Bodrum’daki kamu arazilerini parça parça turizm yatırımlarına açmasına karşı ortak bir tutum belirleyecek mi?

Yatırım kararı Ankara’nın, yükü Bodrum’un mu?

Kamu arazilerinin tahsisine Ankara’da karar veriliyor ancak yatırımın doğuracağı su, kanalizasyon, trafik, atık ve kıyı kullanım yükü Bodrum’da kalıyor.

Yerel yönetimlerin görevi yalnızca Bakanlığın verdiği kararların ardından altyapı yetiştirmeye çalışmak olmamalı. Kentin geleceğini doğrudan etkileyen bu tür tahsislerde, Bodrum Belediyesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesinin açık, kurumsal ve kamu yararını önceleyen bir tutum ortaya koyması gerekiyor.

Bodrum Haber olarak soruyoruz: Bodrum’un kamu arazileri birer birer turizm yatırımlarına tahsis edilirken yerel yönetimler seyretmekle mi yetinecek?