DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Radyoloji uzmanı uyardı: Varis, en çok o meslek gruplarını etkiliyor

Uzm. Dr. Doğukan Atabay varisin, özellikle uzun süre ayakta çalışan öğretmenler, cerrahlar, berberler ve hizmet sektörü çalışanlarında sık görüldüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Atabey, varis tedavisinde yeni teknolojilerle birlikte daha da olumlu sonuçlar alındığını belirterek “20-25 yıl öncesine kadar tek tedavi yöntemi cerrahi yöntemdi. Yeni teknolojilerle birlikte iğne deliğinden girerek varise neden olan damarı kapatarak tedavi edebiliyoruz” dedi.

Radyoloji uzmanı uyardı: Varis, en çok o meslek gruplarını etkiliyor
A+
A-

Uzun süre ayakta çalışanların yanı sıra sıcak ortamda çalışanların varis olabileceğini belirten Radyoloji Uzm. Dr. Doğukan Atabay,  fırıncılar, hamam ya da saunada çalışanlarda sık görüldüğünü kaydetti. Atabay, varisin neden oluşabileceğine ve nasıl tedavi edilebileceğine dair açıklamalarda bulundu.

Atabay “Varis, vücuttaki kirli kanı taşıyan toplardamarlar içerisinde bulunan kapakçıkların yer çekiminin de etkisiyle zamanla bozulması sonucu damarların kıvrıntılı ve gözle görülür bir şekilde mavi veya yeşilimsi bir şekilde çıkıntı oluşturmasına verilen isimdir. Eskiden daha sık kadınlarda görüldüğü söylense de son zamanlarda kadın erkek oranı neredeyse eşit görülmektedir. Özellikle uzun süre ayakta çalışan öğretmenler, cerrahlar, berberler ve hizmet sektörü çalışanlarında sık görülür. Ayrıca sıcak ortamda çalışan fırıncılar, hamam ya da sauna da çalışanlar da sık görülmektedir”diye konuştu.

“TEK TEDAVİ YÖNTEMİ CERRAHİ YÖNTEMDİ”

Varis tedavisinde yeni teknolojilerle daha etkin sonuçlar alındığını ifade eden Atabey, “20-25 yıl öncesine kadar tek tedavi yöntemi cerrahi yöntemdi. Yeni teknolojilerle birlikte iğne deliğinden girerek varise neden olan damarı kapatarak tedavi edebiliyoruz. Tedaviye başlamadan önce en önemli kısım doğru teşhistir. Teşhisi de doppler ultrason cihazi ile koyuyoruz. Doppler sayesinde ’Damarda yetmezlik var mı, varis hangi damardan köken alıyor, damarların çapları nasıl ya da hangi tedavi yöntemini uygulayacağız?’ sorularına cevap buluyoruz. Yeni teknolojilerle birlikte en yaygın kullanılan yöntemler damar içi lazer tedavisi, radyofrekans tedavisi, yapıştırma yöntemi ve skleroterapi yöntemidir. En sık kullanılan sistem damar içi lazer tedavisi. Bu yöntemde problemli damara ultrason eşliğinde giriş yaparak lazer probunu uygun bir şekilde yerleştirip o damarı yakarak kapatıyoruz. Daha sonra o damardan beslenen varisler kendiliğinden sönerek kayboluyor ve hastamız tedavi olmuş oluyor” dedi.

HER YAŞ GRUBUNDA GÖRÜLEBİLİR

Varisin her yaş grubunda görülebildiğine dikkat çeken Atabey, “Varisler her yaş grubunda görülebilir ve farklı şikayetlere sebep olabilir. Genç hastalarda öncelikli şikayet kozmetik problemler iken orta yaş grubunda en sık şikâyetler ağrı, huzursuzluk, bacaklarda ödem, kramplar ve kaşıntılardır. Daha ileri yaşlarda ise en sık şikâyetler cilt değişiklikleri, varis yaraları ve varis içerisinde pıhtı oluşumuna bağlı komplikasyonlardır. Toplumda bu konu ile ilgili çok fazla kulaktan dolma yanlış bilgiler mevcut. Büyük varis damarı dediğimiz ’safen ven’ kalp ameliyatlarında kullanılabiliyor. Ancak bizim varise neden olan bu damarımız zaten genişleyip kapak yapısı bozulmuş bir damar olduğu için kalp ameliyatlarında kullanılması uygun değildir. Yani bu damarı kapatmamızın hastaya hiç bir zararı yoktur” şeklinde konuştu.

ETİKETLER: , , , ,