Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 36°C
Sıcak

    Yılmaz Özdil’in Atatürk Aşkı

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Son günlerde gündemimiz; Yılmaz Özdil’in Bodrum’da ofis olarak alıp, konut olarak kullandığı, alırken de ruhsata aykırı olan ve aldıktan sonrada eklemeler yaptığı villasının yıkılması.

    Altı ay önce kaleme aldığım yazıda konuyu anlatmıştım, dinleyen yerel yöneticimiz olmadı. Sadece Yılmaz Özdil’in villası değil, birçok kaçak yeri kaleme aldım. Hiç birisi için işini yapması gerekenler, işlem yapmadılar.

    Ne zaman ana akım medya konuyu gündeme aldı, İlgililerin hepsi telaşa kapıldı. Özdil Bodrum Belediye Başkanı’nı öven açıklamalarda bulundu, “benim yerim kaçak değil.” dedi.

    Ardından

    Bodrum Belediye’si uyduruk açıklamalar yaptı, Özdil’in okurları bir ohhh çekti, kaçak bir yer yokmuş diye, ancak uyduruk açıklamanın peşinden, belediye encümeni yıkım kararı alıp 380 bin TL ceza kesti.

    Yıkım başladı derken, idari yargı yürütmeyi durdurma kararı verdi. Yılmaz Özdil başta olmak üzere, goygoycuları yine rahatladı.

    “Namuslu Hakimler varmış.” dediler. Aynı hakim savunmalardan sonra yürütmeyi durdurmayı reddedip, yıkımın gerçekleşmesine karar verdi.

    “Kendim yıkacağım” diyerek yıkıma başladı, birkaç bilek gücü çalışan, başlarında daha fazla karar verici yıkıma koyuldular. 3 gündür kaçak olan 10 metre karelik yerle uğraşıyorlar. 140 m2 lik ruhsat, 310 m2 lik kaçak yapıya dönüşmüşmüş, fazlalık 170 m2, görüntüler 10 m2 lik jenaratör odası.

    İlk gün basının ilgi göstermesi ve çıkacak haberlerdeki görüntü algısı; “Yaaa kardeşim adam bir kulübe yapmış, onunla uğraşıyorlar.” desinlerden öte değildi.

    Yılmaz Özdil gerçeği itiraf edip, erdemli hareket etmek yerine başladı zırvalamaya. “Yandaş basın, bana Sözcü Gazetesi’nde yazmayayım diye 5 milyon dolar teklif etti.” diyerek pazardaki fiyatını ifade etti.

    “Ben namuslu adamım kalemimi satmadım.” diye kendince savunmalar yaptı. Sanki Sözcü de bedava yazıyormuşçasına konuştu durdu. “Sözcünün sahibinin de konudan haberi var.” diyerek kendi yayın evini şahit gösterdi.

    Son olaylardan sonra Sözcü Gazetesi sahibinin de gözünden düşmesi Özdil’i başka alanlara itti. TELE1 de yayınlara katılarak, başladı Merdan Yanardağ’a metiyeler yağdırmaya. Kovulursa başka gidecek kapısı yok.

    Yılmaz Özdil neden 5 milyon doları kabul etmedi.

    Belki, teklif edilen para onun için milli ve yerli değildi. Çünkü kendisi Mustafa Kemal Atatürk’ü çok seviyordu. Özdil’in Atatürk sevgisi Türk Lirası’nın üstünde ki Atatürk’ten öte değildi.

    Dinleyen, okuyan sanır ki bu memlekette Yılmaz Özdil’den başka Kemalist, Atatürkçü, Atasını seven kimse yoktu. Bu konuda bedeller ödediğini ifade eden Özdil, gazetecilikte bedel ödeyenleri göz ardı ederek, kendine her zaman pay çıkarıyor.

    Bu memleket çakma Atatürkçü’leri çok gördü, Kenan Evren gibi. Yılmaz efendiyle Atatürk’ü tartışacak olmadığım gibi, Mustafa Kemal Atatürk’üde ondan öğrenecek değilim.

    Yılmaz Özdil’in Bodrum Aşkı nereden geliyor. Dün elime 9 yıl önce Bodrum’u anlattığı bir yazı geçti. Yazıyı okuyunca, başka bir şehirde yaşıyorum hissine kapıldım.

    Kül yutmaz Özdil…

    Yazıyor ;

    “Bodrum’a gelen Bizans gazetecileri, şurda güneşin doğuşunu seyredin, ay burdan seyretmesi çok romantik filan diye yazıyor ama… Sabaha karşı itler dolaşıyor Bodrum sokaklarında… Özellikle, Atatürk dövmesi olan gençlere bulaşıyorlar. Bıçaklamalar oluyor, üstü örtülüyor”

    Bizanslı gazetecilerden kastı nedir acep, ve siz nerenin gazetecisisiniz? Bodrum’da hiçbir zaman Atatürk Dövmesi var diyerek kimseye saldırı olmamıştır. Bu bilgi aldığınız kaynak kimdir, kimlerdir? Size olayları çarpıtarak anlatmış olmasınlar veya siz olayı çarpıtmış olmayasınız.( Özdil burada etnik bir olaydan bahsediyor)

    Hızını alamıyor Özdil…

    “Bodrum’un yerlisine de parantez açmam şart… Mekânları kiraya verirken, tipe değil, papele bakıyorlar. Bu yüzden, abuk sabuk adamların eline geçiyor.( yine etnik bir olaydan bahsediyor) İstanbullu işletmeciler bir bir çekiliyor. Mafya yerleşiyor. Henüz silahlar patlamıyor ama, uyuşturucu patlamış… Narkotik uzmanı olmana gerek yok, alenen satılıyor. Mümbit bi ortam çünkü… Polis ve jandarma, turisti rahatsız etmeyelim diye fazla göz önünde dolaşmadığı için, torbacılar cirit atıyor”

    Evet her yerde olduğu gibi Bodrum’da uyuşturucu pazarı var, lakin her köşe başında uyuşturucu satılıyor iması yapmakta neyin nesi? Polis ve Jandarma görmüyormuş Ama Yılmaz Özdil’in gözünden kaçmıyor nedense.

    Yapılmayan yollardan, atılan kazıklardan bahsediyor ve ekliyor “Yolcu karşılarken arabanı otoparka bırakıyorsun, fiyatlar makul! Çıkışta arabanı tekrar satın alıyorsun, köküne kadar geçiriyorlar.” (hava alanı otoparkından söz ediyor)

    Sonra da ne hikmetse, kendisi Bodrum’a yerleşmeye karar veriyor. Bu kadar olumsuz olan bir diyara neden yerleşmek ister ki insan.

    Atatürk Aşkı…

    Gel zaman git zaman artık Bodrum’a yerleşmeye karar verir ve Bodrum Belediye Başkanı’nı ile samimi olur. Samimiyetinde gözümüz yok, ancak samimiyetin verdiği kazanç önemli.

    Kaçak bir bina alır, ticari alan, konaklama yapılamaz. Mevcut projesinde bodrum kat yoktur, ama binada bodrum kat vardır. Bodrum Belediye Başkanı arkadaşı olmuştur, yapı kullanma izni verilirken kaçak kısımlar görmezden gelinir.

    Artık Bodrum’daki hayranları, İmar Müdürü gibi, her şeye göz yumar olmuşlardır. Özdil hukuksuz iş yapsa da “aaa ne kadar güzel yaptı.” diyen birileri hep destek olmuştur kendisine.

    Hukuk uygulanıyor diye eleştiri yapan, çok sayıda insanla karşılaşmak mümkün.

    İş burada bitse iyi; Yılmaz Özdil nasıl kurtulur, ticari olarak aldığı yeri ne yapalım da imar planında değiştirelim, rahat ettirelim Bodrum’un narkotik uzmanını diye, elbirliği ile çözüm üretmişler.

    Zamanın Belediye Başkanı, İmar Müdürü, İmar Komisyonu ve İmar Danışmanı; İmar Planında bir değişiklik yapıyor. Belediye Meclisinden öneri olarak geçirilip, Büyükşehir Belediyesine gönderiliyor. Yılmaz Özdil’in arsası, bir anda yan parsellerle birlikte Turizm Alanına alınıyor. Henüz, Büyükşehir Belediye Meclisi onaylamadı 3 yıl önce gönderilen bu planı.

    Bu plan onaylanmadan Yılmaz Özdil’e yeni bir yapı ruhsatı veya tadilat ruhsatı verilemez.

    Yılmaz Özdil manevra kabiliyeti yüksek bir gazeteci. Geçenlerde bir yayına katılarak “İstesem milletvekili, belediye başkanı seçilirim.” diyor. Tam seni kim aday yapar diyecekken, “bağımsız olarak” demeyi ihmal etmiyor.

    Kendinden o kadar eminki, seçilme ihtimalim var demiyor, seçilirim diyor. “Gir siyasete de dünyanın kaç bucak olduğunu gör” diyesi geliyor insanın.

    Düşüncede var demek ki adaylık, pratikte neden olmasın. Bir daha ki yerel seçimde Bodrum üzerinde plan yapanlar var, belki de adayları Yılmaz Özdil’dir. Bu plan Bodrum dışında yapılıyor, zaman gösterecek neyin ne olduğunu.

    Vesselam.

    Yılmaz Özdil’in Bodrum İçin Yazdığı Yazı


    Bodrum Haber