DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
18°C
Muğla
18°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
17°C
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C

Muğla Hiç Bu Kadar Siyasetsiz Kalmadı!

A+
A-

Muğla Hiç Bu Kadar Siyasetsiz Kalmadı!

Muğla’da devir köylüye duman, siyasetçiye çay devri!

Eskiden Muğla’da siyaset vardı. Sokakta, pazarda, kahvede konuşulurdu.
Köylü sırtındaki yükü anlatır, siyasetçi not defterini açardı.

Şimdi herkes dertli, ama dertle dertlenen yok.

Siyasetçi mi?

O varsa da ya sosyal medyada paylaşım yapıyor ya da protokolde poz veriyor.

“Muğla hiç bu kadar siyasetsiz kalmamıştı” diyen büyüklerimize kulak vermek zamanı geldi de geçiyor!

Siyaset yerinde yok, koltuk sevdası yerli yerinde!

Muğla gibi bir yerde siyaset, halkın önceliklerinden koptu.
Altyapı yok, çevre alarm veriyor, sağlık sistemi çökmüş…
Ama herkes “sus, kimse fark etmesin” havasında!

CHP’li belediyeler neyle meşgul? Kafe, meyhane açılışları, yıkılmış bina yerlerinden otopark parası toplamakla falan! Atatürk’ü sevmek, sadece söylemle, kendini savunmakla olmaz! Olmuyor zaten.

Alt yapı çökerken, deniz kanalizasyona boğulurken, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demek yetmiyor.

İktidar partisi desen, Fethiye Körfezi ölmüş, kanalizasyon sahile akıyor; bir önerge verelim, bir çıkış yapalım diyen yok. Ayrıca sıra Muğla’ya gelmiyor ki içeride arbede büyük. Her toplantıda bir olay, bir didişme.

Ankara’dan bakınca sanki Muğla haritadan silinmiş gibi!

Yerel iktidar ve muhalefetin dışında kalanlar: Onlar da “süs biberi”!

Ne zaman görsek ya plaket takdimi ya rozet takma töreni ya ilçe yönetim toplantıları ya da “ziyaretimizden memnun kaldılar” pozları…

Halk soruyor:
“Kanalizasyon denize akıyor, emlak vergisi uçmuş, sağlık çökmüş; siz ne yapıyorsunuz?”

Cevap yok!

Emlak vergisi mi dediniz? Yürek yakıyor!
Dededen kalma arsası olan köylüye vergi bindikçe biniyor.
Ne imar var, ne destek; ama vergiye gelince devlet dört nala geliyor!

Yan parselde otel dikilmiş, milyon kazanıyor; onun vergisi daha düşük.
Zeytin toplayan köylüye “yükünü sırtla” deniyor.
Bu nasıl iş? Bu nasıl adalet?

Köylü isyan ediyor:

“Biz miras mı aldık, bela mı?”

Sağlık mı? O, Allah’a emanet…

Muğla’da hastane randevusu almak, piyango bileti gibi.
Doktor var mı, MR ne zaman, sonuç ne zaman çıkar belli değil.
İstifa eden doktorlar, başhekimler…
Hepsi tek tek gidiyor ama nedenini soran yok!

Sağlık Bakanlığı Muğla’yı haritada bulabiliyor mu, emin değiliz!
“Tanıdığın varsa yaşarsın, yoksa sabır çekersin” devrindeyiz!

Siyaset nerede? Çayda!
Makam odasında çaylar içiliyor, fotoğraflar servis ediliyor.

Her karenin ortak noktası: gülümseyen siyasetçi, çözüm bekleyen halkın yokluğu!

Çay bitmiyor, sorunlar çözülmüyor, ama pozlar tam sayfa çıkıyor.
Millet MR sırası beklerken, siyasiler filtre kahveyle “istişarede.”

Muğla Halkı Unutmaz…

Muğla susuyor gibi ama öyle değil içten içe homurdanıyor.

Unutmaz kanalizasyona boğulan sahillerini,
Sıra bulamadığı hastanesini,
Zeytiniyle bile borçlu sayıldığı topraklarını…

Nejat Uygur’un dediği gibi:

“Bizi unutanları biz hiç unutmuyoruz.”

Ve bir gün sandık gelir, hesap da gelir. O zaman bu halk şöyle der:

“Madem dertle ilgilenmediniz, seçimle de ilgilenmeyin gari!”

Muğlalı diyor ki: Harman yansa, dumanı köylüye kalır!

Siyaset sahadan çekilmiş, dert ortağı kalmamış.
Köyde çocuk hastaysa sabır öneriliyor,
Emekli geçinemiyorsa “merkezden talimat bekleniyor,”
Toprak kazanmazken vergi isteniyor,
Deniz kirlenirken herkes birbirini gösteriyor.

Ama herkes şunu iyi bilsin:

“Bu memleketin sahili gibi, halkın da sabrı taşıyor!”

İster duy bu sesi, istersen tepki çeken afişe benzet, her şeye rağmen göz önünde asılı bırak!

Makam aracında saatlerce açık bıraktığın klima gibi, yarın sesinin kısılmasına sebep, bugün verdiğin talimatlardan olacak…

Haydi selametle…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları