DOLAR
45,1699
EURO
53,1985
ALTIN
6.720,81
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
23°C
Muğla
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Yağmurlu
18°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
17°C
Pazar Hafif Yağmurlu
10°C
Pazartesi Az Bulutlu
13°C

Cahil, Cahilliğinin Farkında Değilse; Neyi, Kimi Eleştirdiğinin De Farkında Değildir

Cahil, Cahilliğinin Farkında Değilse; Neyi, Kimi Eleştirdiğinin De Farkında Değildir

​Tarih sadece geçmişi bilmek değildir; bugünü ve yarını inşa edecek o devasa birikimin önünde eğilmeyi bilmektir.

​Dokuz dil bileceksin.
Öyle “turist” gibi değil.
O dillerin klasik terminolojisine, tarihine, arşivine, ruhuna hâkim olacaksın.

​Arşivlerde ömür çürüteceksin.
Vatikan’dan Topkapı’ya, Londra’dan Moskova’ya…
Toz yutmadan, belge koklamadan “biliyorum” demeyeceksin.

​Metodoloji bileceksin.
Belgeyle yorumu birbirinden ayıracak ilmî disipline sahip olacaksın.
Mukayese edeceksin.
Bir imparatorluk yıkılırken öbürünün neden ayakta kaldığını, dünya kaynaklarından okuyacaksın.

​Ve en önemlisi…
İlim karşısında ceketini ilikleyeceksin.
Tevazu sahibi olacaksın.

​İlber Ortaylı’dan bahsediyoruz…
Dünya çapında bir dehadan.

​Klavye başına geçip İlber Hoca’yı “eleştirmeye” kalkanlara bakıyorsun…
Arşiv görmemiş.
Kendi ana dilini bile doğru dürüst kullanamıyor.
Okuduğu kitap sayısı, İlber Hoca’nın bir sabah kahvaltısında göz gezdirdiği makale kadar değil.

​Ama cüretkar…
Cüretkar, çünkü cahil neyi bilmediğinin farkında değildir.
Karşısındaki devasa kütüphaneyi, basit bir “görüş ayrılığı” sanır.

​İlber Hoca “cahil” dediğinde kızıyorlardı.
Oysa bu bir hakaret değil, bir röntgen teşhisidir.
Çünkü gerçek ilim, insana sınırlarını öğretir.
Sınırını bilmeyen ise, her şeyi bildiğini iddia edecek kadar pervasızlaşır.

​Altını çizerek söyleyelim…
O ilim eşiğini geçemeyenlerin yaptığı eleştiri değildir.
Sadece gürültüdür.

​İlber Ortaylı bir ekoldür.
O ekolün tozuna bile yetişemeyenlerin attığı çamur, ancak kendi ellerini kirletir.

​Hocamızı rahmetle, minnetle anıyoruz.

Gerçekten…
Bazı boşluklar dolmuyor.

​Vesselam.

ETİKETLER: