Bazen söylemek istedikleriniz boğazınızda düğümlenir.
Susarsınız; çünkü ağzınızdan çıkacak her tümcenin yeni bir tartışmaya, yeni bir kırılmaya, belki de yeni bir çatışmaya neden olacağını bilirsiniz.
Varsın olsun.
Yutkunmak bana göre değil.
Halil Karahan, CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararın ardından Muğla İl Başkanlığı görevine getirildi.
Atama haberi kamuoyuna yansır yansımaz Karahan’a yönelik siyasi bir linç kampanyası başlatıldı. Önce aile bireyleriyle karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Ardından eleştirinin sınırlarını aşan ithamlar, küçümseyici ifadeler ve hakarete varan sözler peş peşe sıralandı.
Bazen işkembeden konuşmayı özlü söz söylemek sanıyoruz.
Oysa yüksek sesle konuşmak, haklı olmak anlamına gelmiyor.
Halil Karahan, bugün “mutlak butlan” tartışmalarının merkezine yerleştirilen kurultayda, Muğla’dan Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemek üzere yola çıkıp ikinci turda yön değiştiren, kazanana göre saf tutan ekibin içinde yer almadı.
Kurultay öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu’na söz verenler ikinci turda geri adım atmasaydı, bugün CHP’de yaşanan kaos belki de bu boyutlara ulaşmayacaktı.
Oyların neredeyse yarı yarıya bölündüğü o kurultayda film ikinci turda koptu.
Halil Karahan ise kurultay öncesinde de sonrasında da Özgür Özel’in çevresinde yer almadı. Kendisini “değişimci” olarak tanımlayan ekibin içinde görünmedi. Seçim sonucuna göre pozisyon değiştirenler arasında bulunmadı.
Her gelişmeyi kendi koşulları içinde değerlendirmek gerekir.
CHP Genel Merkezi’nin bilgisi dışında aday arayanlara da bakmak gerekir. Bu sürecin içinde yer alanların bugün hâlâ aranızda olduğunu unutmayın.
Muğla İl Başkanlığı için çok sayıda ismin devreye girdiği biliniyor. Bazı isimlere teklif götürüldüğü, bazılarının ise siyasi linçe maruz kalmamak için görevi kabul etmediği konuşuluyor.
Bu süreçte kendilerini genel merkeze yakın gösteren siyasi simsarlar da sahneye çıktı.
Bodrum’da ve Muğla’nın farklı ilçelerinde toplantılar yapan, Ankara’da etkili kişilerle yakınlık ya da akrabalık ilişkileri bulunduğunu ileri süren bazı isimler, il başkanlığı üzerinden kendilerine yeni bir siyasi alan açmaya çalıştı.
Genel merkezle bağlantılı olduklarını söyleyenler Ankara’nın yolunu su yolu yaptı.
İstediklerine ulaşamadılar.
Ardından sosyal medya gruplarında, kapalı mesajlaşma ağlarında ve birtakım hesaplar üzerinden yönlendirmeler başladı.
“K. Kardeşler” de bu süreçte oldukça aktifti.
Bütün bu hesapların sonunda günah keçisi Halil Karahan mı ilan edilecek?
Halil Karahan kırk yıldır CHP’lidir. Partisine sahip çıkmayı siyasi bir sorumluluk olarak görür. Yaşanan süreçlerde birilerinin aparatı olarak değil, kendi çizgisi doğrultusunda hareket etmiştir.
Bugün ülkenin içine sürüklendiği siyasal dile bakın.
Bir dönem yüzde 51’lik kesim, diğer yüzde 49’u hain ilan ediyordu.
Şimdi ise muhalefet kendi içinde birbirine düştü. Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyenler Özgür Özel cephesine, Özgür Özel’i destekleyenler de Kılıçdaroğlu cephesine ağır suçlamalar yöneltiyor.
Herkesin birbirini kolaylıkla hain ilan ettiği bir noktaya gelindi.
Hainlik bu kadar kolay dağıtılabilecek bir sıfat mıdır?
Halil Karahan hem Kemal Kılıçdaroğlu’ndan hem de Özgür Özel’den daha eski bir CHP’lidir.
“Baba ocağı” denilen yer, onun için yalnızca siyasi bir slogan değildir. CHP, onun hem baba ocağı hem de anne ocağıdır.
“Mutlak butlancılara” karşı en yüksek sesle konuşanların, belediyelerin mutlak gücüyle BUD-lanması ise başlı başına bir siyasi film.
Muğla İl Başkanlığı görevinden alınan Nail Kızıl da “Hodri meydan” diyor.
Nail Bey’in çıkışları yalnızca parti içindeki görev değişikliğiyle sınırlı değil.
Geçtiğimiz günlerde Muğla’da bindiği ticari aracın önü kesilerek araçtan indirilen ve darbedilen Uğur Ürper’le ilgili olayda Nail Kızıl’ın adı da bazı iddialarla gündeme geldi.
Savcılık soruşturması devam ediyor.
Gerçek, yürütülen soruşturmanın sonucunda ortaya çıkacaktır.
Olay sırasında Nail Kızıl’ın yanında bulunan kişilerin belediye çalışanı olması ise olayın başka bir yönünü oluşturuyor.
Nail Bey, bir soru da buradan:
Senin “seçilmiş genel başkanım” dediğin Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’ne sahip çıkamadı; binayı teslim etti.
Peki sen Muğla İl Başkanlığı binasına nasıl sahip çıkacaksın?
Daha görevine başlamadan Halil Karahan’ı hain ilan etmek siyasi değerlendirme değildir.
Halil Karahan’ın başarılı olup olmayacağını kuracağı yönetim, örgüte yaklaşımı ve belediyeler karşısındaki tutumu gösterecek.
Bugünden hüküm verenlerin telaşı ise Halil Karahan’ın başarısı ya da başarısızlığı değil, kaybettikleri mevzilerdir.
Vesselam.