Başkan Aras’tan İtiraflar!
Bodrum Belediyesi, Başkan Ahmet Aras’ın eliyle, vesayet altında yönetilmektedir. Dün, deprem bölgesinden dönüşünde yapmış olduğu basın toplantısında söyledikleri, vesayetin kanıtıdır.
Başkan Aras ;
“Belediye dediğin bir kamu kuruluşudur. İçişleri Bakanlığı’na Bağlıdır, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlıdır”
Başkan Aras; her ne kadar Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi üzerine yüksek lisans yapmış olsa da, konulara pek hakim değil.
Belediye Kanunu Madde 3, Tanımlar ;
“Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi”
Neymiş? Belediyeler, idari ve mali özerkliğe sahipmiş. Ahmet Aras’ın söylediği gibi kurumlara bağlı olsa, belediye başkanı seçimle değil atamayla gelirdi.
Halkın seçtiği belediye başkanı kendisini fiili olarak söz ettiği bakanlıklara bağlı görüyorsa, vesayet bakanlıktan değil, belediye başkanından kaynaklanıyordur.
Siyaset Bilimi üzerine eğitim almış bir kişinin söylememesi gereken sözlerle toplantıda Ahmet Aras, akıllara durgunluk veriyor.
“Ben Valiliğimizin de , Kaymakamlığımızın da Emrindeyim arkadaş, ama belediyemi de ezdirmem onu da net bir şekilde söyleyeyim.”
Başkan Aras’ın bu sentezi tamda iktidarın istemiş olduğu idari yapının bir nüvesidir. “Yerel yönetimler seçimle değil atamayla gelsin.” görüşünün temelleri Bodrum’da atılmaktadır.
Sayın Aras basın toplantısında bağlılıklarını dile getirdikten sonra, AK Parti ilçe Başkanına kendince ayar vermeye çalışarak, sanki deprem destek araçlarına “Bodrum Belediyesi Deprem ve Yardım Aracı” yazılarının üstüne, Muğla Valiliği Pankartının konulmasının sorumlusu olarak göstermiştir.
Bizde soralım o zaman ;
CHP Eski İlçe Başkanı Halil Karahan’ın kamuoyuyla paylaştığı söylemi doğru değil mi? Bodrum Kaymakamlığı’nın twitter de paylaştığı gibi bir provokasyon mudur?
Yine yardım Araçlarına, Muğla Valiliği yerine “Bodrum Belediyesi Deprem ve Yardım Aracı” Kaymakamlığı’nın twitter de paylaştığı gibi bir provokasyon mudur?
“Bodrum Belediyesi tarafından altyapısı hazırlanan haberleşme ağı sayesinde, afet bölgesi ile kesintisiz iletişim sağlanıyor” haberinde geçen kurduğunuz sistem, kim tarafından kaldırılmıştır?
Durum sizin dediğiniz gibiyse halk Valiyi, Kaymakamı, İktidarı boşu boşuna mı eleştirdi.
Çok daha detayları gelecekte tekrar tartışırız…
Ancak madem konumuz deprem, Mülkiye Müfettişleri tarafından yapı tatil zaptı düzenlettirilen, binlerce bağımsız bölümü içeren yapı ruhsat ve eklerine uygun olmayan yapıların denetimleri tarafınızdan neden yapılmamaktadır?
Hiçbir projesi olmadan yapılan kaçak inşaatlar için ne yapmayı düşünüyorsunuz? Plansız alanların kooperatif kurularak satışı konusunda ne yapacaksınız?
Kanuna uygun olsa da, teknik kurallara uymayan 9 mt yüksekliğe sahip istinat duvarlı yapı ruhsatınız için ne düşünüyorsunuz? Kendileri için bir sakınca olmasa dahi, komşu parsellerde can güvenliği tehdidi oluşturmayacak mı?
İmar ve Yapı Kontrol Müdürlükleriniz tamamen Mülkiye Müfettişlerinin kontrolü altında iken, deprem konusunda konuşmanız sizce yerinde bir tavır mı?
Yapı denetim firmalarını şu ana kadar hiç denetlediniz mi? Hakkedişleri her üretimde yerli yerinde sisteme giriliyor mu?
Kayyum görüntüsünde yönetilen belediyeyi denetleyen müfettişler, yapı tatil zaptı düzenledikleri hangi yapı ruhsatı için, yapı denetim firmalarını denetlemişlerdir?
Tekrar basın toplantısına dönecek olursak, toplantının görüntülerini siyaset bilimcilere, hukukçulara, kamu yöneticilerine izletip, görüş almanızı öneririm.
Size bir kopya vereyim; belediye siyasi bir makamdır. Siyaset yönetme sanatıdır (başka anlamları da var). Politika ise, kent yönetimidir.
Yeni yüksek lisanslarınızda başarılar dilerim.
Vesselam…
Lütfen İzleyip Değerlendirin