Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 28°C
Az Bulutlu

    “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete”

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Korona salgını günlük yaşamımızı alt üst etmekle kalmadı, ekonomik yaşamımızda derin yaralar açtı ve açmaya devam etmekte.

    Bir tarafta Korona virüs salgınından karlı çıkanlar, diğer tarafta zararlı çıkanlar. Ortadaki darlıktan yararlanarak menfaat sağlayanlar işin cabası.

    İktidar; çeşitli ekonomik önlemler aldık söylemleriyle iktisadi yaşamı rahatlatmaya çalışıyor. Bu söylemler doğru gibi görünse de, gelecek açısından durum pek parlak değil.

    Can suyu, Nefes Kredisi adı altında “ben üzerime düşeni yapıyorum” görüntüsü veren başta iktidar ve iktidara tapar olmuş ticaret ve esnaf odaları.

    Ekonomik anlamda salgından direk ve dolaylı etkilenenler için alınmış önlemler neler?

    “Kredi veriyoruz, borçları öteliyoruz” eyvallah iyi yapıyorsunuz, emme bu paraları almaktan vazgeçmediğiniz gibi, zarar görenleri borçlandırmaya devam ederek, borç sarmalına sokmaktan geri kalmıyorsunuz.

    Bu günlerde, bankalar ticaret odalarını sık ziyaret eder oldu. Basın olarak, bu işin bedelsiz reklamcıları olduk. Falanca banka sizi daha az sömürecek, gelecekte daha az malınız mülkünüz elden gidecek diyerek, sermayeye hizmet etmekten geri kalmıyoruz.

    Kredi veriyorsun da ne oluyor? Kimler kredi alabiliyor ve verdiğiniz para kimin ne işine yarıyor. Odalara aidat borcu olanlar, ticari faaliyetlerini ispat edecekleri belgeleri alamayacakları için kredide alamıyor.

    Ticaret ve esnaf odaları direk yada dolaylı etkilenen firmaların, salgın günlerinde aidatlarını almaktan vazgeçiyor mu? Hayır. Askıda olan firmaları askıdan indiriyor mu? Hayır.

    Vergi borcu, SGK borcundan dolayı banka hesaplarına haciz işlemi yapılanlar kredi alabiliyor mu? Hayır.

    Küçük bir hesap yapalım basit bir işletmenin sabit aylık gideri ; Kira, stopaj, elektrik, telefon, internet, su, katı atık, personel, SGK, KDV, Muhtasar beyanname ücretleri, mali müşavirlik ücreti toplam 12 ila 15 bin TL arasındadır.

    Hiçbir iş yapmasa dahi giderleri ödemek durumundadır. Peki; esnafa verildiği iddia edilen kredi 25 bin TL olduğuna göre, iki ay iş yapamayan esnafın borcu karşılığına gelen bu para sizce ne işe yarar? Esnaf borçlanır, borç yüküyle yaşamına nasıl devam edebilir?

    Herkese bin lira karşılıksız ödenecek paranın, hesabını dahi yapmak istemiyorum. Günübirlik işlerle yaşamını sağlayan, aslen işsiz olarak kayıtlarda geçen, hiçbir sosyal güvenceye sahip olmayan yurttaşlarımızın durumu vahim.

    Kimler kazançlı çıkıyor? Gıda üreticileri,hiper marketler, enerji üretenler, telekomünikasyon şirketleri, evsel yakıt (TÜP), bankalar, Amerikan doları, eczaneler, e-ticaret,kargolar,Google, facebook,  youtube , rantiyeciler, bazı inşaat firmaları v.s

    Kimler kaybediyor küçük esnaf, günübirlik işlerde çalışanlar, yaygın ve yerel basın ve dar gelirli halk.

    Salgın bu şekilde devam ettiği sürece, hepimiz kaybedeceğiz. İşsizler çoğalacak, herkes birbirine muhtaç olacak.

    Belki de durumdan ders alıp atalarımız gibi tarım ve hayvancılığa önem vererek çaresizliği çareye çeviririz.

    “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete”, salgın kıyametinden kurtulsak bile, ekonomik kıyamet kapımızda.

    Vesselam…


    Bodrum Haber