Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Bu Bir Açıklama Değildir

Bu Bir Açıklama Değildir

Hayatınız boyunca sizden hep bir açıklama bekleyecekler. Özellikle ikili ilişkilerinizde bu çok sık yaşanır. Gerçekten sizi anlamak için yaptıklarını sanıyorsunuz değil mi?

Açıklama yaparsak anlaşılırız, daha çok seviliriz, sorunları ortadan kaldırırız, daha iyi bir iletişim kurabiliriz diye düşünüyorsunuzdur muhtemelen.

Bu da genellikle daha çok açıklama yapmanıza neden oluyordur.

Oysa açıklama yapmak zorunda kaldığınız hiçbir kişiye ve yere ait değilsiniz. Çünkü sizden açıklama istemelerinin asıl sebebi anlaşılmak, sorunları çözmek değildir. Asıl sebep size yerinizi hatırlatmak, yani haddinizi bildirmek ve kendinizi değersiz hissettirmektir.

Bu masum bir şeymiş gibi görünebilir ama gerçekte en tehlikeli manipülasyon taktiklerinden biridir.

Özellikle bunu alışkanlık hâline getirip sürekli yaptığınızda, farkında olmadan haklı olduğunuz durumlarda bile kendinizi açıklama yapmak zorunda hissedersiniz. Üstelik bunu hayatınızın her alanında yapmaya başlarsınız.

Açıklama yapmak zorunda kaldığınız istisnasız hiçbir kişi gerçekte sizi anlamak istemiyordur. Hatta inanın, o an söylediklerinizi duymuyorlardır bile. Haklı veya haksız olmanızla asla ilgilenmiyorlar. İlgilendikleri, yapmak istedikleri tek şey sizi suçlu hissettirmek.

Böylece siz açıklama yapmakla meşgulken onlar bütün suçlarını ve hatalarını size kabul ettirmiş olur. Bu da yetmezmiş gibi sizin kendinizden şüphe etmenize, hatayı kendinizde aramanıza; onları da mükemmel ve kusursuz görmenize neden olurlar.

Muazzam derecede alçakça bir taktik.

Bu, iyi niyetli insanlar tarafından ciddi bir sorun olarak görülmeyebilir. Hatta açıklama yapmak bir görevmiş gibi de algılanabilir. Ancak bu, iyi niyetli büyük bir yanılgıdır.

Kimse, bir başkasının kafa karışıklığını ve yanlış düşüncelerini gidermek zorunda değildir. Çünkü böyle durumlarda asıl sorunun sizinle değil, karşı tarafla ilgili olduğunu anlamak gerekir.

Unutmayın!

Kendinizi birine sürekli açıklama yapmak zorunda hissettiğinizde sessizce tükenirsiniz. Asla o döngüden çıkamazsınız.

Açıklama yaparak tek bir kişi bile anlaşılmamıştır. Çünkü sizden sürekli açıklama istenmesinin temelinde çoğu zaman iyi niyet yoktur.

Böyle durumlarda kendinizi hep yargılanıyormuş gibi hissedersiniz. Gücünüz ve enerjiniz zamanla tükenir. Kendinize olan saygınız azalır.

Sizi sorgulayanların gerçekte sizi anlamak istemediklerini fark ettiğinizde ise çok yıpranmış olursunuz. Kurulan mahkemenin adil olmadığını anladığınızda genellikle ya iş işten geçmiş ya da siz çoktan pişman olmuşsunuzdur.

Böyle zamanlarda aklınıza hep şu gelsin:

Bu kurulan mahkeme adil değil ve siz de bir suçlu değilsiniz.

Kusurlarınız olabilir. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz; isteseniz de olamazsınız zaten. Yine inanın bana, sizden açıklama bekleyen hiç kimse de kusursuz veya mükemmel değildir.

Kendinizi açıklama yaparken bulduğunuzda durun, nefes alın, karşınızdakinin gözünün içine bakın ve bir saniye bile düşünmeden oradan uzaklaşın.

Emin olun, sorun her zaman siz değilsiniz.

Kendi değerinizi asla başkasının yargısına bırakmayın. Hiç kimse sizi yargılayacak kadar temiz değildir.

Her konuda açıklama yapmak zorunda değilsiniz. Cevabınız hayatınız olsun; çünkü o hayat yalnızca size aittir.

Bunu bir tepki olarak değil, hayatınızın en büyük gerçeklerinden biri olarak kabul edin.

Sizi anlamak isteyen sessizliğinizden bile anlar; anlamak istemeyene ise yıllarca açıklama yapsanız da yetmez.

Yine unutmayın!

Yıllarca birine sürekli “Evet” deseniz bile yalnızca bir kez “Hayır” dediğiniz anda bakışları ve davranışları değişebilir. Bu yüzden “Evet”i çok az, “Hayır”ı çok daha fazla kullanın.

Çok ağır olacak ama gerçek şu:

Sizden devamlı açıklama bekleyen kişi size tasmayı takmıştır. Şimdi ya o tasmayı boynunuzdan çıkarıp atın ya da sizi ömür boyu onunla dolaştırmalarına izin verin. Merak etmeyin, arada size çişinizi yaptırırlar.

Kendinizi şöyle de kandırmayın:

“Bu benim sevdiğim bir insan, hayatımın bir parçası. Kendimi açıklarsam, ispat edersem ne olacak ki?”

Sizi gerçekten seven hiç kimse sizden sürekli açıklama veya kanıt istemez; sizi buna mecburmuşsunuz gibi hissettirmez, hele ki suçlu olduğunuzu düşündürmez.

Karşınızdaki kim olursa olsun, hayatınızın neresinde bulunursa bulunsun, tek derdi size tasma takmak ve sizi manipüle etmekse orada sevgiden söz edilemez.

Böyle davranan insanların sesinde, nefesinde, kalbinde, gözlerinde ve sözlerinde sevgi yoktur.

Sevgi olan her yer sessizdir.

Sürekli kendinizi gürültünün ve kaosun içinde buluyorsanız hemen yerinizi değiştirin. Gürültünün çok olduğu yerde her şey olabilir ama sevgi asla yoktur.

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
06.09.2026
03.09.2026
26.08.2026