DOLAR
44,0680
EURO
51,2016
ALTIN
7.301,96
BIST
12.792,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
16°C
Muğla
16°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Açık
15°C
Pazar Açık
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Salı Hafif Yağmurlu
14°C
Polat su reklam

Büyükşehir Belediyesine Ağaçların Selamı Var!

A+
A-
Aktur Pizza reklam görseli

Büyükşehir Belediyesine Ağaçların Selamı Var!

Hiç şaşırmayın vakti zamanında su borularına ‘patlamayın lütfen’ diye mektup yazmış bir yazarım. Elbette gölgesi kalmasa da diyecekleri olan ağacı da ancak ben duyarım.

Önce şunu söyleyelim:
Evet, yazıldı.
Evet, çizildi.
Evet, söylendi.
Ve evet… sonunda duyuldu. Konfetileri masraflı diye yazıya dahil etmedim.

Sonunda Muğlaspor Parkı’ndaki mermerler kaldırıldı. Allah razı olsun, yükselen sesi bir duyan oldu.
Ama kimse “oh be” diyemedi.
Çünkü bu memlekette bazı şeyler düzelince sevinilmiyor, sadece daha fazla hasara yol açmadığı için şükrediliyor.

Mermer gitti.
Ağaçlar yerinden edildiğiyle kaldı.
Para cebimizden çıktı.
Gölge ise hâlâ yok.

Yani mesele çözüldü mü?
Hayır.
Mesele örtüldü.

Bakın, biz çok şey istemedik.
“Yapmayın” dedik.
“Durun” dedik.
“Bir sorun, bir düşünün” dedik.

Demek ki konuşunca oluyormuş.
Ama ne zaman?
İş bittikten sonra.
Ağaç taşındıktan sonra.
Para harcandıktan sonra.

Bu şehirde ağaçlar da konuşur aslında.
Bağırmazlar.
Basın açıklaması yapmazlar.
Ama oradadırlar.

“Biz buradaydık” derler.
“Gölge veriyorduk” derler.
“Kimseye zararı yoktu bu halimizin” derler.

Şimdi güneş tepede, kökler açıkta.
Ağaç direniyor, insan içinden saydırıyor. Dünya Kenti Muğla depreme dirençli mi tartışılır, alt yapısı dirençli mi tartışılır. Ama maşallah halkı ve ağacı dirençli. Bu defalarca teste tabi tutuldu ve sonuç başarılı!
Kent dediğin şey biraz da böyle yoruluyor işte.

Biri çıkıp diyor ki:
“45 ağaç taşındı.”

E iyi de…
Nereye taşındı?
Nasıl taşındı?
Yaşıyor mu, tutundu mu, kurudu mu?

Yoksa “taşındı” demek bizde “dosyadan düştü” mü oluyor?

Bir de şu var:
Bu şehirde sel konuşuluyor,
iklim konuşuluyor,
kuraklık konuşuluyor…

Ama toprağı geçirimsiz hale getiren işler hâlâ marifet gibi anlatılıyor.
Akademisyen anlatıyor, çalıştay yapılıyor, sunumlar dönüyor…
Sonra sahaya çıkınca kürek başka yere vuruyor.

Vatandaşın derdi akademik değil.
Vatandaş şunu söylüyor:
“Ben bu parkta serinliyordum.”
“Çocuğum burada saatlerce oyunuyordu güvende ve gölgedeydi.”
“Annem bankta başına güneş geçmeden toprak kokusu ile oturabiliyordu.”

Şimdi bank duruyor,
ama gölge yok.
Zemin parlak,
ama yürek kaygan.

Biz teşekkür etmeyi biliriz.
Gerçekten biliriz.
Ama teşekkür edebilmek için önce güvenmek gerekir.

Güven de ağaç gibidir:
Bir günde kesilir,
yerine gelmesi yıllar alır.

O yüzden kusura bakmayın.
Mermer kalktı diye bu iş kapanmadı.
Tepki hâlâ diri.
Yara hâlâ açık.

Rahmetli eşiyle diktiği ağacı yerinde göremeyince Kışla Parkında tansiyonu yükselen yurttaşın hafızası diri.

Yalçın İnan Parkında ıslak kaygan mermerde düşecek miyim korkusu ile yürüyemeyen yaşlılarımız aramızda.

Gecenin bir yarısı bugün yine ne yaptılar acaba diye evinden parkta teftişe çıkan, her gördüğünde kalbi sıkışanlar yaşıyor bu şehirde.

Onlara yaşattıklarınızın, sizi eleştiriyorlar diye düşman ilan ettiklerinizin vebali üstünüzde bunu da not alın
e mi!

Ağaçların size selamı var:
“Bizi süs değil, canlı sayın” diyorlar.

Biz de ekliyoruz:
Bu şehir deneme tahtası değil.
Bu halk da “yap–boz” alışkanlığının parçası değil.

Muğla’nın talebi basit:

Toprağıma dokunma.
Gölgemden elini çek.

Mermer satın almak istiyorsanız yine alın kardeşim, inanın sizi tutan yok ama halka sorun nerede kullanmak iyi gelecekse orada kullanın!

Her boş bulduğunuz yere mermer sermek Muğla Beyazını yüceltmiyor ona da zarar veriyor, onu da israf ediyor!

Taş yerinde ağırdır sonuçta. Niye bu kadar ayağa serdiniz ki elinizde bulduklarınızı? Sorun dürüstçe kendinize!

Haydi selametle…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları