Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 27°C
Gök Gürültülü

    “Kaçak Sarayı Yazabilir misin?”

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Yılmaz Özdil’in kaçak binasını yazınca, körü körüne kaçak yapılaşma savunucuları ortaya çıktı. Başladılar akıl vermeye, sorsanız sözde hepsi basın özgürlüğünden yana.

    Kendileri sosyal medyada klavye kahramanı olanlar diyor ki ;

    “Kaçak sarayı yazabilir misin?” (Cumhurbaşkanlığı Külliyesi) devam ediyorlar, “Marmaris Okluk koyundaki kaçak tatil sarayını yazabilir misin?” Sonra; şunu yaz, bunu yaz, sanki bakkaldan mal sipariş veriyorlar.

    Yazarım yazmasına da sonucu yine size dokunursa ne olacak…

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, yani Sarayı’nı kaçak diye, bana yaz diyenlere şunu sorayım,

    Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den seçilmiş Belediye Başkanı, yaklaşık 14 aydır görevde, kaçak saray için bir işlem yapmış mıdır? Yıkım kararı aldı mı, yada verilen bir Danıştay kararı varsa uygulama yoluna gitti mi ?

    Kaçak Saray denilen bölgeyi bilirim. İlk talan, 12 Eylül Darbesiyle başlamış, sonradan gelen idarecilerle devam etmiştir.

    Hacı Bektaşi Veli Ne demiş “Ne Ararsan Ara, kendinde Ara”

    1994 Yerel Seçimlerinde Melih Gökçek SHP ayından 6,471 oy fazla alarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanıyor. DSP, aynı seçimlerde 111,740  ,CHP ise 30,082 oy alıyor. Sosyal Demokratlar farkla alacağı seçimi az bir farkla Gökçeğe hediye ediyor. İlk sonuçlara göre de aslen, SHP Adayı Korel Göymen kazandığı doğrultusunda. Gökçek itiraz edince, alınan oylar değişiyor.

    Belki Sosyal Demokratlar geleceği okuyabilselerdi seçimi alacaklar ve Ankara bu hale gelmeyecekti.

    “Olan oldu, ne yapalım.”

    Evet “olan oldu” diyerek işten sıyrılmak yok. Kaçak tatil saray nerededir? Muğla ili, Marmaris İlçesinde. Tatil Sarayı etrafı birkaç mülkiyet dışında Orman alını ve Özel Çevre Koruma Bölgesidir.

    Turgut Özal döneminden beri, bu yer zaman zaman gündeme gelir. Cumhurbaşkanları değişmiştir, lakin konu hep gündemde kalmıştır. Cumhurbaşkanı olduğu dönemde, gidip bir gün bile burada kalmayan Ahmet Necdet Sezer, kullanım şeklini değiştirmek veya gelecekte olabilecek bir duruma karşı önlem almamıştır.

    Okluktaki Tatil Sarayı kaçak mıdır? İmarı yok ve halen tarla vasfında. Tarla vasfında olduğundan, tarım dışı yapılaşma yapılamayacak bir yerde, 2017 ve 2018 yılında büyük bir yapılaşma gerçekleşiyor. Yani İmar Kanuna uygun mudur uygun değildir. Cumhurbaşkanı madem burayı çevre koruma alanı ilan etti kendi yaptığına ters düşmeden, Okluk Koyunda yapılan kaçak tatil sarayının olduğu alanı eski haline getirmelidir.

    Peki yasalara uygun olmayan yapılara kim müdahale edecek, tabi ki ben değil. Soralım o zaman CHP’li Marmaris Belediye Başkanı’na kaçak tatil sarayıyla ilgili bir işlem yapmış mıdır? Okluk’u zaman zaman gündem yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı, denetleme yetkisini kullanarak hangi işlemi yapmıştır?

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi diğer adıyla” kaçak saray’a” gittiğinde, DSİ’in patlayan boruları için destek isterken, “Sayın Cumhurbaşkanım, Okluk Koyunda kaçak, Devletimize ait, bir yapı var ne yapacağız?” demiş midir?

    Halka karşı hitap ederken Okluk Koyunu gündem yapıp, halkı harekete geçirmeyi planlayanlar acep kendi üzerlerine düşenleri yapmışlar mıdır?

    Güzel Ülkemin, karanlık aydınları, kalemşörler, Yılmaz Özdil’in eviyle, Kaçak külliye ve kaçak tatil sarayını kıyaslıyorlar.

    Yılmaz Özdil; bireysel bir rant sağlıyor, diğeri devlet malı. Devlet malı üzerinde devleti idare edenler keyif sürüyor olabilirler, ne yazık ki her dönemde yaşanmış bir durumdur. Bu işin sağı, solu yok. Seni beni de yok.

    Bodrum’da büyük rant sağlanan kaçak yapı yapanlar, iktidara yakın sermaye çevresidir. Bunların önünü açanda, maalesef CHP’nin oylarıyla seçilen kişilerdir.

    Yani “Tencere dibin kara, seninki benden kara.”

    Can Dündar, Orman alanını işgal edip havuz yapıyor. Başkaları da var aydın, siyasetçi görünümlü rantiyeciler. Dikkat edin biri işgal, diğeri devletin malı, yani devlet kendi alanına, devlete ait kaçak bina yapıyor.

    Devlet; bireylerinden ayırt edilemeyeceğine göre, hepimiz “ortağı olduğumu bu alanlarda iznimiz olmadan kaçak yapı yapılmış.” diye hak arama yoluna gidebiliriz. Giden oldu mu?

    Ben bireylerin veya sermayenin rant üzerine kurdukları kaçak yapı tezgahına karşıyım. Başını sokacakların, kendilerine ait alanlara konut yapmalarını da hak olarak görüyorum. İhtiyaçla, rantçılık birbirine karışmasın.

    Size bir öneride bulunayım; Bodrum’da kamu binalarına, belediyenin sahip olduğu mülklere bir bakın, hangisi kanunlara uygun ve yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni var.

    Adam bana “Okluk’u niye yazmıyorsun?” diyor kendi binası kaçak.

    Okluk konusunda haklı olanlar, çevre dostları ve Mavi Yolculuk organizasyonu yapanlardır.

    Şu yada bu gazetenin veya yazarların fanatik okuyucuları olabilirsiniz. Ara verin okumaya başınızı çevirip etrafınıza bir bakın. Birileri iktidarın himayesinde, diğerleri belediyelerden besleniyor. Bir sorun bakalım çokça desteklediğiniz belediyelere, ulusal basın veya ajanslara ayda kaç para ödüyorlar?

    Sözcü yazarları Yılmaz Özdil’e arka çıkar oldu, niye? Kendi evlerinizde sorun mu var? Biri döktürmüş bugün “Sitede, normal bir ev.” diyor. Ev normal olmadığı gibi, sitede de değil. “Adaletten şaşmayan yargıçlar var.” Diyor, dava sonunu beklemeden böyle bir yazı kaleme almayaydın iyiydi.

    Yunus gibi demek lazım,

    “Mal sahibi, mülk sahibi/Hani bunun ilk sahibi?/Mal da yalan, mülk de yalan/Var biraz da sen oyalan…”

    Vesselam…

    Bodrum Haber