DOLAR
32,5516
EURO
34,9670
ALTIN
2.423,82
BIST
9.722,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Açık
23°C
Muğla
23°C
Açık
Cuma Parçalı Bulutlu
25°C
Cumartesi Açık
25°C
Pazar Açık
27°C
Pazartesi Açık
26°C

Şehrin Emaneti…

Aktur tatil sitesi

Şehrin Emaneti...

Şehrin Emaneti…

Yerel seçimlerin kesin olmayan sonuçlarına göre Bodrum seçmeni, önümüzdeki 5 yıllık zaman için Tamer Mandalinci’ye görev verdi.

Göreve layık bulunan Tamer Mandalinci, 5 yıllık süreçte halkın verdiği emaneti Bodrum Halkına yakışır bir şekilde korumalı, geliştirmelidir.

Bodrum Halkı emaneti verdiği Tamer Mandalinci’nin yanında olmalı, halkın gücünün varlığını her zaman hissettirmeli ve emanetini koruyabilmesini sağlamalıdır.

Ahmet Aras için bunları söyleyemeyeceğim. Ancak herkes ikinci bir şansı hak eder. Toplumda bu şekilde düşünmüş olmalı ki, emaneti koruyamayan Ahmet Aras’ı, daha büyük bir emanetle sınamak istedi.

Yine kapımın önünden başlayalım.

Yerel seçim sonuçlarını CHP’nin zafer olarak nitelemesi doğru bir davranış olmasa gerek. Neye karşı, kime karşı bir zafer olarak nitelendirilebilir.

Hangi emeğin hangi başarının sonucunun zaferi olabilir ki. “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar” marşını söyleyenler, Bodrum’un dağlarına bakması gerekirdi.

Sistem ne yazık ki, iki yanlıştan bir doğru çıkarmaya zorlamaktadır seçmeni.

Kesin olmayan seçim sonuçları incelersek, Bodrum Halkı sandığa gitmeyerek, gitse de boş ve geçersiz oy atarak, pasif eylem yapmış görünüyor. Sonuçların netleşmesinden sonra tam olarak değerlendirilebilir.

Türkiye Genelinde 2023 Genel seçimleriyle, bu günkü seçim sonuçlarında orantısal farklılık kayda değer değildir. CHP’nin kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 38’e yakın oy alması, ittifaklarda oy oranları düşük partilerin yok olma tehlikesi yaşadığının göstergesidir.

Tüm partilerin ülke genelinde il, ilçe, beldeler de aday göstermediği için, sandıkta ittifak devam etmiş, aday gösterilen yerlerde ise AKP karşıtlığı üzerinden tercih CHP’den yana kullanılmıştır.

Yerelin hakimiyetini SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti)1989 yılında yüzde 28,7 oy alarak eline almış 1994 yılında CHP-SHP-DSP toplam aynı oranı yakalamış olsa da, seçim sonucunda belediyeleri kaybetmişti.

Kaybetmekle kalmayıp 1995 Genel Seçimlerinde DSP 4. CHP 5. Parti olmuş, 1. Parti Refah Partisi İktidar olmuştu.

Tarih tekerrür eder.

Özal 1989 Yerel Seçimlerinde sahaya inmemiş, belediyelerin partisine yük olduğunu ifade etmişti. AKP Genel Başkanı aynı şeyi düşünmüş olabilir mi?

Varsayalım ki öyle…

Peki seçim sonuçlarına göre CHP’nin sorumluğuna geçen belediyeler, ekonomik krize rağmen, kendi öz kaynaklarıyla halka hizmet edebilecekler mi? Yaşayıp göreceğiz.

Muğla ve Bodrum’da sürecin gözlemcisi olup, eleştirilere devam edeceğim. Seçim çalışmalarında söylenenler, yerine getirilecek mi?

“Yola çıkıp varmayan yoktur, yoldan çıkıp da varan yoktur”

Tamer Mandalinci’ye çıktığı yolda, aldığı sorumlulukta kolaylıklar dilerim.

Vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları