Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 36°C
Sıcak

    Sizce HAİN Kim?

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Siyasette eleştiri, öz eleştiri her zaman olmalı ve olacaktır. Eleştiri kişilerin ve kurumların yanlıştan dönmesini sağlayacak bir davranış olmakla birlikte, kantarın topuzu kaçarsa olaylar kin ve nefret boyutuna gelir.

    Sizin gibi düşünmeyen insanları “hain” ilan edemezsiniz.

    Başkan Ahmet Aras’ın ; Gezi Olaylarının 7. Yılında, kendi sosyal medyasından yaptığı paylaşım ;

    “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,

    ve bir orman gibi kardeşçesine,

    bu hasret bizim.”

    Direnenlere ve kaybettiklerimize saygıyla…

    #Gezi7Yaşında

    “Vay bunu diyen sen misin?” diyerek ayağa kalkan Ak Parti İlçe Başkanı bir basın açıklaması yaparak Başkan Aras’a had bildirmeye çalışıyor.

    Ak Parti İlçe Başkanı bakın neler söylüyor ;

    “Gezi Parkı olaylarının 7. Yılında yapmış olduğunuz paylaşımı yüreğimiz yanarak okuduk”

    “Biz sizi vatanını, milletini, bayrağını ve devletini seven biri zannediyorduk. Alenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı bir isyan hareketi olan Gezi Parkı olaylarını övmek size mi kaldı? Vatan hainlerini bir de selamladığınızı söylüyorsunuz. Hiç mi vicdanınız rahatsız olmuyor?”

    “Hangi vatan haini örgütten talimat alıyorsunuz? Hangi vatan hainleri sizi bu gibi açıklamalar yapmaya zorluyor?

    Söyleminin bir kısmı bunlardan ibaret.

    Sayın Osman Gökmen’in açıklamasını birkaç kez okudum, okudukça rahatsız oldum. Gökmen, Ahmet Aras’ı eleştiriyor mu suçluyor mu, ben işin bu kısmıyla ilgilenmiyorum. Ahmet Aras, bu açıklamaya mutlak cevap verecektir derken ;

    Aras; “Tazminat davası açacağını ve elde edilen geliri Engelliler Vakfına bağışlayacağını” ifade etti. Aras’ın ardı sıra, Bodrum CHP İlçe Başkanı Halil Karahan’da bir açıklama yaptı.

    Tüm açıklamalar içerik bakından, anlam yoksulluğunu ortaya koyuyordu.

    Sayın Osman Gökmen, Başkan Aras’ı suçlayarak hedef haline getirirken, aslında Gezi olaylarının yıl dönümü anan ve zamanında destek veren tüm kitleleri hedef haline getirmekteydi.

    Sayın Aras, zaman zaman toplumsal olayların yıl dönümünde açıklamalar yapmakta, içeriklerinde neler olduğunu ise bildiğini zannetmiyorum.

    Lakin Osman Gökmen’in yaptığı açıklama yenilir yutulur cinsten değildir. Bunu sineye çekmek, politik düşüncelerime ihanet olurdu.

    Sayın Gökmen düşmanı uzakta aramayın.

    Yaptığınız açıklama toplumu sindirmeye ve korkutmaya yöneliktir. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının ve tüm insanlığın, fikirlerini beyan etme ve istemedikleri durumlara karşı yasalar çerçevesinde eylem yapma hakları vardır.

    Alıştınız sanırım, her size muhalefet edeni cezalandırmaya.

    Gezi olaylarının başlangıcı devlete karşı bir isyan hareketi değildir. Olayların başlangıcı ve sonucu birbirinden farklıdır. Sonradan, görevden alınıp cezaevine gönderilen dönemin valisi FETÖ cü şahsa, olaylar bu boyuta gelirken kendisinin ne yaptığını sormalısınız.

    Düşünün bakalım kaç emniyet görevlisi, kaç savcı, kaç hakim, kaç vali, kaç kaymakam, kaç belediye başkanı görevden alındı FETÖ cü oldukları için. Bu şahısları kimler göreve getirdi. Buradan yola çıkarak Devletin tüm kurumlarında çalışanlar FETÖ cü demek ne kadar yanlışsa, Gezi eylemlerine katılanları topyekun terörist ilan etmekte o kadar yanlıştır.

    Devlet görevlileri, eylemlerde her türlü provokasyonu önlemek amaçlı tedbirler almalıdır. Alınmış önlem, tespit edilmiş provokatör var mıdır?

    Bahsettiğiniz, terörist başının posterleri oraya gelene kadar, güvenlik güçleri nasıl bir önlem almıştır?

    Peki olaylarda ölenler kimlerdi?

    Ali İsmail Korkmaz 19 yaşında, Berkin Elvan 15 yaşında, bu genç kardeşlerimiz mi devleti yıkacaklardı?  7 düvele karşı savaşarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderi, pamuk ipliğine mi bağlıdır?

    Ve size şunu söyleyeyim, devletin sahibi siz değilsiniz, AK Parti, sadece devlet yönetiminde bulunan bir siyasi partidir. Bunun dışında devlet; tüm kurum ve kuruluşlarıyla, milletiyle bir bütündür.

    Bu devlet hepimizindir.

    Ancak; Mustafa Kemal’in kurduğu parlamenter sistemi bizler yok etmedik, Tek adam rejimini biz getirmedik.

    Sivas Madımak otelde, canları göz kırpmadan yakanları biz savunmadık, savunanları milletvekili, bakan, belediye başkanı, Anayasa Mahkemesi üyesi yapmadık.

    Maraş katliamını kurgulayanlarla birlikte hareket etmedik.

    Gezi Olayları sırasında Ankara Kuğulu Parktaki eylemci ağabeylerine, ablalarına aş götüren kızımla gurur duydum. Kızımın, Ethem Sarısülük’ ün vurulduğu yere birkaç gün sonra karanfil bırakarak, hayatında hiç tanımadığı bir insanın ölümünü nasıl vicdan yaptığını, gurur duyarak izledim.

    Sayın Osman Gökmen,

    Başkan Aras’a muhalefet edeceğim derken, hepimizi vatan haini ilan ettiniz. Keşke bıraksaydınız yüksek siyaseti Ankara yapsaydı. Hepimiz yüz yüze bakıyoruz.  Bu açıklamanızın size neler getirebileceğini ve neler kaybedeceğinizi gözden geçirmeniz gerekir.

    Ne hikmetse ölüm hep bize düşüyor usta

    Kendi saltanatları elinden gidecek diye paranoyaya kapılanlar, kendi dışında olanları her zaman hainlikle suçlamışlardır. Bedenleri yok edilen yiğitler üzerinden, ülkeyi kurtardıklarını iddia etmişlerdir.

    Bilmiyor muydu, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi yiğitler, mafya teşkilatı kurup siyasilerle birlikte olmayı. “6.filo defol” demek yerine, onlara kulluk edip devletin üst kademelerine gelemezler miydi?

    Usta Şairin dediği gibi ;

    Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

    Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

                                    bu memleket bizim!

    Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

    ve ipek bir halıya benziyen toprak,

                                    bu cehennem, bu cennet bizim.

    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

    yok edin insanın insana kulluğunu,

                                    bu davet bizim.

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

    ve bir orman gibi kardeşçesine,

                                      bu hasret bizim!

    Nazım Hikmet RAN

    Selam olsun kaybettiğimiz yiğitlerimize. Gittikleri yerde, güneş hiç batmayacak.

    Vesselam…


    Bodrum Haber