DOLAR
45,1833
EURO
52,7770
ALTIN
6.635,47
BIST
14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
23°C
Muğla
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
17°C
Pazar Yağmurlu
12°C
Pazartesi Az Bulutlu
13°C

Yıkım Var Ruhsat Tadilat: Marina Vista Dosyası

Yıkım Var Ruhsat Tadilat: Marina Vista Dosyası

Yıkım Var Ruhsat Tadilat: Marina Vista Dosyası

“Tadilat Ruhsatı Mucizesi: Yıkılan Binaya ‘Tadilat Ruhsatı’” başlıklı yazımı 26 Şubat 2026 tarihinde yayımlamıştım. O yazıda ortaya koyduğum soruların hiçbiri yanıtlanmadı. Daha da önemlisi, hukuka aykırı olduğunu düşündüğüm inşaat faaliyeti bütün hızıyla devam etti.

Demek ki Bodrum’da bazı sorular yanıtsız kalabiliyor.
Demek ki bazı inşaatlar, haklarında bunca kuşku varken de sürebiliyor.
Demek ki hukuk herkes için aynı ağırlıkta işletilmiyor.

Konu, Bodrum Eskiçeşme Mahallesi’nde bulunan 816 ada 11 parsel. Kamuoyunun Marina Vista Otel olarak bildiği taşınmazdan söz ediyoruz. Bu alandaki eski yapılar yıkılmış, yerine yeni yapılaşma başlamış durumda. Ben de konunun hukuki niteliğini öğrenmek için CİMER üzerinden hem Bodrum Belediyesi’ne hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurdum.

Bodrum Belediyesi’nin yanıtı kısa oldu:

“Bahse konu Eskiçeşme Mahallesi tapunun 816 ada 11 parsel için yapılan incelemede 31.10.2025 tarihli tadilat ruhsatı bulunduğu anlaşılmıştır. Bilginize.”

Cümle kısa olabilir. Ama meselenin kendisi o kadar kısa değil.

Çünkü burada sorulan şey, dosyada bir ruhsat bulunup bulunmadığı değildi. Sorulan şey, yıkıldığı görülen yapılar için hangi hukuki mantıkla tadilat ruhsatı düzenlendiğiydi.

Bakanlığın verdiği yanıt ise daha da dikkat çekiciydi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan konuya ilişkin bilgi ve belge istendiği bildirildi. Aradan kırk beş gün geçti. Ortada açıklanmış bir sonuç yok.

Bu durumda insan ister istemez soruyor:

Bilgi istendi de, ne oldu?
O bilgi geldi mi?
Geldiyse ne tespit edildi?
Bu yapı gerçekten tadilat kapsamında mı değerlendirildi, yoksa ortada yeni yapı niteliği taşıyan bir uygulama mı var?

Bakanlık sessiz.
Belediye sessiz.
İnşaat ise sessiz değil.

Yıkım Var Ruhsat Tadilat: Marina Vista Dosyası

Asıl Mesele Nedir?

Asıl mesele şudur:

Bir yapıya tadilat ruhsatı verilebilmesi için ortada mevcut, ayakta ve hukuken varlığını sürdüren bir yapı bulunması gerekir. Tadilat dediğiniz şey, var olan yapının belirli ölçüde elden geçirilmesidir. Cephesini değiştirirsiniz, iç düzenlemesini yaparsınız, güçlendirme yaparsınız. Ama yapı ortadan kalkmışsa, artık tadilattan değil, yeni yapıdan söz edilir.

Buradaki kırılma tam da buradadır.

Uydu görüntülerine göre söz konusu parsel üzerindeki yapıların Mart 2025 itibarıyla yıkılmış olduğu görülüyor. Hal böyleyken, 31 Ekim 2025 tarihli tadilat ruhsatı nasıl açıklanacaktır?

Yıkılmış bir yapıya tadilat ruhsatı vermek, hukuki kavramları yerinden oynatmaktır.

Yıkım Var Ruhsat Tadilat: Marina Vista Dosyası

Üstelik Burası Sit Alanı

Meseleyi ağırlaştıran bir başka husus daha var. Bu taşınmaz sıradan bir parsel değil. Bodrum Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı içerisinde yer alıyor. Yani burada yapılacak her işlem, yalnızca 3194 sayılı İmar Kanunu bakımından değil; aynı zamanda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu bakımından da değerlendirilmek zorunda.

Sit alanlarında sadece inşaat değil, yıkımın kendisi dahi izne tabidir.

Bunu özellikle vurgulamak gerekir.

Çünkü burada konuştuğumuz şey yalnızca yeni bir yapılaşma şüphesi değil; aynı zamanda sit alanında gerçekleşen yıkım, kazı, temel ve uygulama sürecinin hangi izinlere, hangi denetime ve hangi hukuki dayanağa bağlı olarak yürütüldüğü meselesidir.

Bir sit alanında yapının yıkılması, sonra da sanki ortada hâlâ mevcut bir yapı varmış gibi tadilat ruhsatı üzerinden devam edilmesi, hafife alınabilecek bir idari işlem değildir.

Koruma Kurulu Ne Yapar, Ne Yapmaz?

Burada sıkça kullanılan bir sığınak var:
“Koruma Kurulu onay verdi.”

Hayır. Meselenin özü bu kadar basit değil.

Muğla Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun yapı ruhsatı verme yetkisi yoktur. Kurul, belediye tarafından kendisine sunulan proje veya uygulamayı kendi mevzuatı çerçevesinde değerlendirir. Uygunluk kararı verir ya da vermez. Ama ruhsat düzenleyen merci kurul değil, belediyedir.

Dolayısıyla belediye, “Kurul uygun buldu” diyerek kendi sorumluluğunu ortadan kaldıramaz.

Asıl soru yine aynı yerde duruyor:

Yıkıldığı anlaşılan yapılar için Bodrum Belediyesi hangi teknik ve hukuki gerekçeyle tadilat ruhsatı düzenlemiştir?

İzlenmesi Gereken Yol Belli Değil Miydi?

Oysa mevzuatın işaret ettiği yol bellidir.

Eğer mevcut yapılar yıkılmışsa, önce bu yıkımın hukuki ve idari durumu ortaya konur. Sit alanında ise bu süreç daha da hassastır; çünkü yıkımın kendisi dahi izne tabidir. Ardından yeni proje hazırlanır. Belediye bu projeyi kurula havale eder. Kurul kendi mevzuatı yönünden değerlendirir. Sonrasında da mevcut imar durumu, plan kararları ve kullanım fonksiyonu dikkate alınarak yeni yapı ruhsatı düzenlenir.

Yani olması gereken yol budur.

Ama burada görünen o ki, yeni yapı ruhsatı gerektiren bir süreç, tadilat ruhsatı kavramının içine sıkıştırılmaya çalışılmıştır.

İşte hukuk tam burada eğilip bükülüyor.

Bir Başka Soru Daha Var

Dosyanın bir başka boyutu da taşınmazın mülkiyeti.

Söz konusu taşınmaz Marlin Otelcilik ve Turizm A.Ş.’ye ait. Şirketin sahibi ise Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. Yani kamuoyunun çok yakından tanıdığı isimlerden biri olan Aydın Doğan ve şirketlerinden söz ediyoruz.

Bu bilgi hukuku değiştirmez.
Ama kamuoyunun şüphesini büyütür.

Çünkü vatandaşın en küçük imalatında, en küçük çıkmasında, en küçük kapatmasında dahi belediye son derece hızlı ve sert davranabiliyor. Ama Bodrum’un merkezinde, yıkıldığı uydu görüntülerine yansıyan bir yapı grubunun ardından “tadilat ruhsatı” ile yürüyen bir sürece aynı kararlılığın gösterilmemesi, şu soruyu kaçınılmaz hale getiriyor:

Bu ülkede hukuk gerçekten herkes için aynı mı işliyor?
Yoksa sıradan vatandaşa başka, Aydın Doğan gibi güçlü sermaye çevrelerine başka bir uygulama mı var?

Tamer Mandalinci’ye Soruyorum

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin artık bu sorulara açık ve net cevap vermesi gerekir:

Yıkıldığı görülen yapılar için tadilat ruhsatı hangi hukuki gerekçeyle verilmiştir?

Yapı Kontrol Müdürlüğü ruhsat düzenlemeden önce taşınmazın mevcut durumunu yerinde incelemiş midir?

Uydu görüntülerine göre Mart 2025’te yıkılmış görünen yapılar için 31 Ekim 2025 tarihinde tadilat ruhsatı düzenlenmesi hangi teknik rapora dayandırılmıştır?

Sit alanında yıkımın dahi izne tabi olduğu açıkken, bu süreç hangi izin ve hangi denetim mekanizmasıyla yürütülmüştür?

Koruma Kurulu’na sunulan proje belediyeniz tarafından havale edilmedi mi?

Koruma Kurulu’nun yapı ruhsatı verme yetkisi bulunmadığı bilindiğine göre, belediye kendi sorumluluğunu nasıl açıklamaktadır?

Yazımın yayımlanmasından sonra belediye ekipleri bu alanda herhangi bir inceleme, tespit veya tutanak işlemi yapmış mıdır?

Sonuç Yerine

Buradaki mesele yalnızca bir otel inşaatı değildir.

Buradaki mesele, yıkılmış bir yapı için tadilat ruhsatı düzenlenmesini mümkün gören idari anlayıştır.

Buradaki mesele, sit alanında yıkımın dahi izne tabi olduğu bir yerde, hukuki kavramların nasıl esnetildiğidir.

Buradaki mesele, Bodrum’da imar hukukunun ve koruma hukukunun kimin için ne kadar uygulandığıdır.

Kamuoyu polemik değil, açıklama bekliyor.
Savunma değil, belge bekliyor.
Yorum değil, hukuki gerekçe bekliyor.

Bu yapılmadığı sürece de Marina Vista dosyası kapanmış sayılmaz.

Vesselam

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları