DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Açık
26°C
Muğla
26°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
26°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Salı Az Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Yitik Kent’in Kayıp Halkı

Yaşadığımız kente sahip çıkmak birey olarak hepimizin, asli görevi. İşte bu nedenledir ki seçimlerimiz, yaşam şeklimizi belirliyor. Kent yönetimini seçerken, evimize mobilya aldığımızda gösterdiğimiz itinayı göstermiyoruz.

Bodrum Haber

Son birkaç aydır, bazı belediyelere yapılan operasyonlar sonucunda tartışmalar “senin belediyen, benim belediyem” tartışmasına dönmüş durumda.

Ne yazı ki bu düşünce, yapılan olumsuzlukları meşrulaştırmak çabasından öte gitmemektedir. Bir olumsuzluğun her partide yaşanması, olumsuzluğu sıradanlaştırmaz. Hepimiz bazı gerçekleri biliyoruz. Devlet, bizden fazlasını biliyor elbette.

Yozlaşma evimizden, sokağımızdan, yaşadığımız kentten başlayarak ülkeyi sarmakta, suç olan ne varsa hak olarak kabul görmekte.

Parayı veriyorsun zorunlu askerlikten yırtıyorsun, lafa gelince vatan borcu, icraata gelince vatan borcunu para ile satın alıyorsun.

Siyaset kurumu da ne yazık ki böyle işliyor, parayı veriyorsun belediye başkanı, meclis üyesi oluyorsun. Sonra verilen parayı çıkarma telaşına düşüp, kenti unutuyorsun. Yitik kentler, yitik zamanlar yaratıyorsun. Halkta bu işin suç ortağı oluyor.

Bodrum “Yitik Kent” olma yolunda hızla ilerliyor.

Bodrum Belediyesi’nde, 11 Temmuz 2025 tarihinde işten çıkarılan bir personel kendi çapında, kendisine yapılan işten çıkarma olayının hukuksuzluğunu ve işin siyasi eleştirisini yaparak, kamuoyu yaratma derdine düşmüş

Bazı basın kuruluşları kendilerine gelen metni yorumsuz olarak, haberleştirip yayımladılar. Haber whatsapp gruplarında paylaşılmaya başlandığında, Bodrum Dostlar Meclisi grubunda “Halkçı Belediye Başkanı Mı? Yerel Diktatör Mü?” başlıklıhaberin altına Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci;

“İşe düzenli gelmeyen, kartını basmayan, yoklama cetveline imza atmayan, kurumun menfatlerini gözetmeyen, ofisteki rahatını konforunu kendi dizayn etmek isteyen kim varsa kamu adına bu adımları atacağız.”

“Bunun adı diktatörlük değil kamu yöneticiliğidir.”

“Bu olayları neden sonuç ilişkisinden bağımsız, işe devam tutanaklarını incelemeden,yanlı ve çarpıtarak yorumlamak gazetecilikle bağdaşmayan, tamamıyla dezenformasyon olarak neticelendirilen bireysel yorumlardır.”

Belediye Başkanı konu hakkında açıklama yapmak yerine, sosyal medyada gazeteci avına çıkmış görüntüsü verip, bir de gazetecilik dersi verme çabasında.

Sayın Tamer Mandalinci, metni kim yazıp elinize tutuşturdu bilemem lakin gazetecilikten, haber yazım dilinden zerre kadar anlamadığı kesin. Haberde yorum yok, sadece işten çıkarılanın  açıklamasına yer verilmiş.

Tamer Mandalinci’nin “gazetecilikle bağdaşmadığı” iddiası, her konuda bilge olduğu gibi habercilik konusundaki bilgeliğini de ortaya koyuyor. Kendisi gazeteciliğe çok meraklı olduğu için her yerde yaka mikrofonu ile gezip, yapılan tüm organizasyonlarda bilmediği konularda tarih yazıyor.

Biz gelelim şu işten çıkarma mevzusuna. İşten çıkarılan kişi, yaklaşık dört yüz sözcükten ibaret bir yazı kaleme alarak, işten çıkarılma gerekçesinin hukuksuz olduğunu, kendisinin konusunda ne kadar mahir olduğunu, belediyenin işçi kıyımı yaptığını iddia ediyor. İddialarında haklılık payı var mı? Var. Lakin bu söylemler, işten çıkarılınca ortaya konulunca, pek de şık bir algı yaratmıyor. Kendisinin işinde bu kadar mahir olduğunu söylemek de, pek olası değil.

İşten çıkarılan kişinin hakkını kendi sendikası ne kadar savunacak bakalım. Ancak kamuoyuyla paylaştığı yazıda kayda değer konuları atlamamak gerekir.

Bir durumu belirtmekte fayda var, işten çıkarılan M. Deniz Özbaş’ın dünya görüşü mevcut iktidara yakın değil, tam tersine çok uzaktır. Birileri çıkıp farklı yorum yapmasın diye söylemek istedim

Yazıda;

“Bir buçuk yıllık görev süresini dolduran Tamer Mandalinci, kent için yapılması gerekenlerden çok “Çalışanlara Sürgün”, “Arkadaş Atamaları”, “Paralel Basın Yapılanması”, “Kişiye Özel Basın Bütçesi”, “4 Kişilik Özel Basın Ekibine Ayda 1 Milyon Ücret”, “Özel PR Anlaşması” haberlerine konu olan keyfi yönetimi ile gündem olmaktadır.”

Gibi bir ifade yer almaktadır. Bu konu çok kez kamuoyunda yer aldı, belediye içerisinden bu bilginin ifşa edilmesi, olayın doğruluğuna bir ışıktır.

Deniz Özbaş’ın belirttiği konuyu biz aylık 600 bin lira olarak biliyorduk, demek daha fazlası varmış. Başkan Tamer Mandalinci bu ekibi kendisi finanse ediyormuş, belediyenin her zamanki gibi cebinden kuruş para çıkmıyormuş.

Sayın Tamer Mandalinci bu ekibin parasını, maaşınızdan başka vergilendirilmiş bir kazancınız olmadığına göre, nasıl ödüyorsunuz?

Hayır belediye kasasından ödeniyor ise, size yaka mikrofonu takip sokakları gezdiren bu ekibe ödenen halkın parası, sizin kişisel reklamlarınız için mi harcanmakta?

Bir başka iddia ise;

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin “Halkçı Belediye” sloganı ile göreve gelen, makam odası, makam arabası arasında silahlı korumalar ile (Bodrum Belediyesi tarihinde ilk kez) saltanat kuran Tamer Mandalinci, saltanat sıkıntısının en üst düzeyde yaşandığı ülkemizde, “yerel diktatör” örnekleri sergilemektedir.”     

Bodrum Belediye Başkanı neden silahlı bir korumaya ihtiyaç duyar? Tehdit altındaysa bunu bilelim. Ayrıca; böyle bir tehdit karşısında devlet zaten kendisine koruma verir.

Bodrum Belediye Başkanı Sayın Tamer Mandalinci kendisini “Bodrum’un Baronu” olarak mı görüyor algısı oluştu bende. Yakın çevresiyle bir whatsapp gurubu kurduğu, adının da “Racon” olduğu iddiaları kulaktan kulağa dolaşmakta.

Sanırım “racon”, hayırsever dedikleri, adları hiç anılmayan, kayıt dışı paralarla düzenlenen konser organizasyonlarında kesiliyor.

Biz yine sormuş olalım,

  • Silahlı korumanız kadrolu mudur?
  • Silah taşıma ruhsatı hangi gerekçe ile verilmiştir?
  • Maaşını nereden almaktadır?
  • Korunmaya ihtiyacınız mı var, ya da birilerine göz dağı mı veriyorsunuz?

Hakkınızda olumsuz yazı yazarsak bize de Racon keser misiniz? Bodrum’da rastlanmadık bir olaya imza atarak, silahlı korumayla dolaşan Tamer Mandalinci’ yi kutluyorum, yakışır.

İşten çıkarılan M. Deniz Özbaş’ın açıklamasında yine yer alan başka bir konu ise;

“Halktan toplanan vergilerle bol sıfırlı maaşlar alan, atadığı arkadaşları, özel kalem harcamaları ile saltanat süren, halktan ayrıcalıklı bu yöneticiler üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmaya davet ediyorum.”

Bodrum Belediyesi tam bir lunapark, lakin halkın yararlandığı değil, başkanın yakınlarından oluşturduğu kesime hitap ediyor. Bu lunaparkta, nedense hepsi birden çarpışan otolara binerek, her yaptıkları işte kazaya neden oluyorlar.

Kimsenin işinden olmasını istemem, lakin herkes işini yapacak.

Vesselam…

Yitik Kent’in
Başkanımızı Halk Plajlarına da Bekliyoruz
Yazarın Diğer Yazıları