DOLAR
46,4626
EURO
53,2773
ALTIN
6.183,76
BIST
14.734,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
29°C
Muğla
29°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Açık
32°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
32°C

Muğla’nın Suyu, Hepimizin Cebindeki 420 Milyon ve Yanıt Bekleyen Sorular

A+
A-

Kıymetli Muğlalılar;

Konu, hepimizin her ay ödediği su faturalarıyla ilgilidir. Çünkü mesele, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve yaklaşık 420 milyon liralık bir ihalenin hangi şartlarda sonuçlandığıdır.

Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) tarafından sayaç okuma, fatura dağıtımı ve sayaç değişimi hizmetleri için 419 milyon 570 bin TL bedelli bir sözleşme imzalandı.

Bu yazıda yer alan hususlar; tarafımıza ulaşan bilgi ve belgeler ile resmi kayıtlar çerçevesinde, kamuoyunun dikkatine sunulan iddia ve sorulardan ibarettir.

Nihai değerlendirme, açıklama yapma yükümlülüğü bulunan kurumlara ve gerektiğinde denetim mercilerine aittir.

“Yürümeyi Öğrenmeden Koşmaya Başlayan” Şirket ?

Resmi kayıtlara göre ihaleyi alan D** B** firmasının bugünkü unvanı ve faaliyet alanı 7 Şubat 2025 tarihinde tescil edilmiştir.

Yine ulaşılabilen kayıtlarda, şirketin bugüne kadar gerçekleştirdiği işlerin bedellerinin yaklaşık 957 bin TL ve 783 bin TL olduğu görülmektedir.

Bu durumda kamu adına şu soruyu sormak doğal değil midir?

Daha önce bu büyüklükte bir kamu işi gerçekleştirdiğine dair kamuoyuna yansımış bir geçmişi bulunmayan bir şirket, yaklaşık 420 milyon liralık bu ihalede hangi yeterlilik kriterleriyle öne çıkmıştır?

Kapı Komşuluğu mu, Organik Bağ mı?

İddialara göre, ihaleyi alan şirketin Ataşehir’deki adresi ile bilişim sektöründe faaliyet gösteren U** Y** isimli şirket aynı binada bulunmaktadır.

Ayrıca iki şirket arasında ortaklık veya “kardeş firma” niteliğinde bir ilişki bulunduğu ileri sürülmektedir.

Eğer bu iddialar doğruysa;

Şirketler arasında nasıl bir hukuki ve ticari ilişki vardır?

İhale sürecinde rekabeti etkileyebilecek herhangi bir durum söz konusu mudur?

Kamu adına yürütülen süreçlerde eşitlik ve şeffaflık ilkeleri tam olarak sağlanmış mıdır?

Bu soruların cevaplandırılması, kamu vicdanı açısından önem arz etmektedir.

Aynı İhale Neden Üç Kez Açıldı? Üçüncü Defada Ne Değişti?

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre aynı ihale daha önce iki kez sonuçsuz kalmıştır.

İlk ihalenin yeterli rekabet oluşmadığı gerekçesiyle, ikinci ihalenin ise yapılan itirazlar sonrasında Kamu İhale Kurulu kararıyla iptal edildiği belirtilmektedir.

Bu nedenle şu soruların yanıtı beklenmektedir:

Üçüncü ihalede değişen nedir?

İhale şartnamesinde önceki süreçlerden farklı düzenlemeler yapılmış mıdır?

Şartnamede belirli kişi veya şirketleri avantajlı hale getirebilecek nitelikte personel ve araç kriterleri bulunduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmakta mıdır?

İhale dokümanında neden yalnızca bir daire başkanının imzası bulunmaktadır? Bu durum mevzuata ve kurumun yerleşik uygulamalarına uygun mudur?

Ankara ve Bodrum Bağlantıları İddiası

Kamuoyunda, şirket sahiplerinin bazı üst düzey isimlerle yakın ilişki içinde olduğu, mevcut Büyükşehir yönetimiyle geçmişe dayanan tanışıklıklarının bulunduğu ve bazı bürokratik atamalarda bu ilişkilerin etkili olduğu yönünde çeşitli iddialar dile getirilmektedir.

Bu iddiaların doğru olup olmadığı konusunda açıklama yapma sorumluluğu, iddiaların muhatabı olan kişi ve kurumlara aittir.

Kamu adına sorulması gereken soru şudur:

Kamuda atamalar ve ihaleler liyakat esasına göre mi yürütülmektedir, yoksa kişisel ilişkilerin etkisi söz konusu mudur?

MUSKİ Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkililer, kamuoyunda konuşulan bu iddialara ilişkin bir açıklama yapacak mıdır?

Velhasılı Değerli Okuyucularım;

Bu yazının amacı herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlamak değildir.

Ancak kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını sormak, yapılan işlemlerin şeffaflığını talep etmek ve belgelerle desteklenen iddiaları kamuoyunun dikkatine sunmak; hem basının hem de yurttaşın en doğal hakkıdır.

Çünkü kamu malı, hepimizin malıdır. Ödenen her su faturasında Muğlalının emeği, alın teri ve hakkı vardır.

İlgili kurumlar ister yazılı açıklama yapabilir, ister kamuoyunu bilgilendirecek bir basın toplantısını konuyu bizden öğrenen basın mensupları ile düzenleyebilir, isterse hukuki haklarını kullanabilir.

Ancak bilinmelidir ki; belgelerle desteklenen iddialar karşısında şeffaflık, kamu güveninin en önemli teminatıdır. Karanlıkta bırakılan sorular, yarın hepimizin cebine daha ağır faturalar olarak dönebilir.

“Her acaba yeni bir zan üretmesin, kurumlar güvenirliliğini iddialarla yitirmesin” niyetiyle sorulmuş sorularımızdan oluşur yazı..

Bu yazıda yer alan iddialar ve dayanak belgeler; başta ilgili kurumlar olmak üzere, denetim görevi bulunan tüm idari ve adli makamların, kamuoyunun ve Muğla halkının bilgisine ve takdirine sunulmaktadır.

Eğer ortada bir yanlışlık yoksa, bunu ortaya koyacak olan da şeffaflık ve denetimdir. Eğer kamu zararına yol açabilecek bir durum varsa, gereğini yapmak da ilgili kurumların görevidir.

Bu nedenle; denetim yetkisi bulunan tüm kurum ve yetkilileri, kamu vicdanını rahatlatacak açıklamaları yapmaya ve gerekli incelemeleri başlatmaya davet ediyoruz.

Çünkü kamu kaynakları hiç kimsenin değil, milletindir. Ve millet adına sorulan sorular art niyet taşımadığı gibi cevapsız da bırakılamaz.

Haydi selametle…

Polat su reklam
ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları