Başkan Aras’tan haklı isyan: “Yalnızım dostlarım”

A+
A-

Sayın Ahmet Aras’ın son açıklaması bize daha çok bir yardım çığlığı gibi geldi ve açık ifade edeyim: Yanınızdayız Başkanım!

Muğla halkının parasının nerelere gittiğine dair sorduğumuz şu resmî MUPA soruları için kusurumuza bakmayın. Boğulmakta olan bir adama “Pardon, su faturasını ödediniz mi?” diye sormak gibi bir zamanlama hatası yaptık! Doğrusu, durumunuzun bu denli “dramatik” olduğunu bilsek, sorularımızı biraz daha bekletir, acınızı paylaşırdık.

Siz ise kamuoyunun karşısına çıkıp, derin bir devlet adamı ciddiyetiyle:

“Bize operasyon yapmaya çalışıyorlar!”

buyurdunuz.

Doğrusu, o cümleyi duyduğumda size kızamadım. Aksine, içim cız etti, adınıza üzüldüm.

Çünkü o cümle bana öfkeden ziyade; koridorları dedikoduyla dolup taşan, ama içinde tek bir doğru düzgün akıl hocası kalmamış hazin bir yalnızlığı hissettirdi.

Fotoğrafa bakar mısınız?

  • Belediyede “Belediyeyi gerçekte kim yönetiyor?” papatya falları bakılıyor…
  • Sendikalar sokaklarda hak arıyor…
  • Binanın içindeki iktidar savaşları artık pazardaki pazarcının diline düşmüş…

Siz ise bütün bu curcunanın ortasında, gözlerinizi dikmiş bizim garip kaleme bakıyorsunuz.

Gözünüzü seveyim Başkan, bizim elimizde ne bir düğme var ne de gizli bir örgüt. Bir elimizde sıradan bir kalem, diğerinde de yanıtını sabırla bekleyen birkaç sayfa resmî belge var.

Ama siyasetin şaşmaz bir kuralıdır:

Yönetsel zaaf büyüdükçe, hayali düşmanların boyu uzar.

Kurt, hiçbir zaman sürüye dağdan inip saldırmaz Ahmet Başkan. Kurt, çoktan sürünün içine karışmıştır; hatta muhtemelen sizinle aynı masada çay içip “Harikasınız Başkanım” diyordur!

Siz gözlerinizi dağ başındaki hayali tehlikelere dikmişken, avludaki çamurlu ayak izlerini görmezden geliyorsunuz. Oysa o izler dışarıdan gelen bir ajanın değil, yanı başınızda size bu akılları verenlerin izi…

Biz “Şu belgeyi açıklar mısınız?” diyoruz; kulağınıza fısıldayan birileri, “Boş verin Başkanım, bunlar hep algı operasyonu!” diyor.

Biz “Kamuoyu yanıt bekliyor” diyoruz; aynı akıl hocaları “Ölü taklidi yapalım, nasıl olsa unuturlar” stratejisini çiziyor.

Siyasetçiye yapılabilecek en büyük kötülük, ona hiç yanlış yapmadığını söyleyen dostlarının varlığıdır.

Siz sustukça ve gazetecileri hedef gösterdikçe büyüyen şey bizim kalemimiz olmuyor; Muğla halkının vicdanındaki o devasa soru işareti büyüyor.

Koskoca Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamını, her soruya “Bana komplo kuruyorlar” paranoyasıyla yanıt veren bir mağduriyet alanına dönüştürmek, o makamın özgül ağırlığına ne kadar yakışıyor? Takdirini halka bırakıyorum.

Görevi gereği soru soran gazetecileri halkın önüne atıp “Operasyoncular” diye işaret etmenizdeki hukuki cevheri ise adliye koridorlarında hukukçularımız elbette nezaketle ele alacaktır.

Biz sözümüzü tuttuk. Dün sorduk, bugün soruyoruz, yarın da soracağız.

Siz belediyedeki “Kim kimin adamı?” tiyatrosunu bitirene, sendikalarla helalleşene ve yanınızdakiler size kurgu senaryolar yerine gerçek bir “yönetim” aklı verene kadar beklemeye razıyız.

Peki, sizce o gün gelecek mi?

Bir de ulusal kanalları dolaşıp “AK Parti’ye geçebilir” diyenlerin sayısı azalır mı? Ne zaman susarlar? Onlar da mı operasyonculara dâhil?

Bize kızmayın. Biz sadece kayıt tutuyoruz.

Haydi, selametle…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları