DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Muğla Büyükşehir Belediyesi İştiraklerinde Herkes İyi mi?

A+
A-

Muğla Büyükşehir Belediyesi İştiraklerinde Herkes İyi mi?

(Yoksa En Büyük İştirak Sessizlik mi Oldu?)

Demokratik bir yerel yönetimde soru sorulur, cevap verilir.
En azından teoride böyledir.
Bizde ise soru soruluyor, ardından derin bir sessizlik çöküyor. Öyle bir sessizlik ki, insan bazen belediyenin yeni iştirakinin adının “Sessizlik A.Ş.” olduğundan şüphe ediyor.
Çünkü görünen o ki, bazı soruların cevabı yok değil; sadece cevapların kamuoyuna ulaşma konusunda ciddi bir çekingenliği var.

MUPA: 132 Milyonluk Sessizlik

Kamuoyuna yansıyan rakamlara göre MUPA Temmuz 2024 ‘de 1 milyon TL’lik bütçe ile kuruluyor. Daha iki yılını tamamlamadan bu bütçe 132 kat büyüyor!
Normal şartlarda böyle bir tablo karşısında yönetimler çıkar ve der ki:

“Buyurun, işte faaliyetlerimiz, işte gelirlerimiz, işte başarı hikâyemiz, buyurun ihale geçmişimiz”

Fakat burada ilginç bir durum gözleniyor.
Rakamlar büyüdükçe açıklamalar küçülüyor.

Bu durumun bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Belki de tıp literatürüne yeni bir sendrom kazandırıyoruz:
“Muğla’da Seçici Sessizlik Sendromu.”

Belirtileri:

Soruları işitmekte zorlanma,

Basın açıklaması üretiminde yavaşlama,

“Hedefteki ben miyim?” dev ayna halisünasyonu görme,

Rakamlar karşısında ani hafıza kaybı.

Bilim insanlarımız konuyu değerlendirsin.

MUSKİ: 420 Milyonluk İhale ve Tekrarın Gücü

420 milyon liralık ihale süreci ise başlı başına bir yönetim dersi niteliğinde.

İhale açılıyor.
Tekrar açılıyor.
Bir kez daha açılıyor.

Yurttaş da ister istemez soruyor:

Bu standart bir ihale prosedürü mü?Yoksa “üç denemede doğruyu bulma” yöntemi mi?

Şartnamelerde ne değişti?

İhtiyaçlar mı değişti?

Koşullar mı değişti?

Yoksa sadece kamuoyunun bilmediği başka gerekçeler mi var?

Bunların cevabını vermesi gerekenler elbette ilgili kurumlardır.
Ancak şu konuda içimiz rahat:

Muğlalıların su faturaları her ay düzenli geliyor. Vidanjör hizmeti desen ücreti mukabilinde sıraya girerek sağlanıyor, denilen zamanda yapılıyor iş hiç gecikme yok!

Demek ki sistemin bazı bölümleri gerçekten saat gibi çalışıyor.

MUBRAŞ: Soruların Bitmediği Şirket

Ve geldik en çok merak edilen başlığa:
MUBRAŞ.

Ticaret sicili kayıtları, meclis kayıtları, kamuoyuna yansıyan haberler, çeşitli iddialar, davalar ve tartışmalar bir araya geldiğinde ortaya basit bir şirket tartışmasının ötesinde bir tablo çıkıyor.
Tek yetkili bir ismin varlığı, çeşitli görevler ve bazı alanlarla ilişkilendirilen iddialar uzun süredir kamuoyunun gündeminde.

Burada sorulması gereken soru son derece basit:

Yerel yönetim iştiraklerinde görevlendirme kriterleri nelerdir?

*Özgeçmiş mi?
*Vefa mı?
*Deneyim mi?
*Başarı hikâyesi mi?

Yoksa kamuoyunun bilmediği başka referans sistemleri mi devrededir?
Çünkü sıradan biri, belediyede işe başvururken pek çok incelemeden geçiyorsa, milyonlarca liralık kamu iştiraklerinde görev alan kişiler için de aynı şeffaflığın görülmesi kamuoyunun en doğal beklentisidir.

Bir de belediye meclisine uyarımız var : Bu şirket için siz başkanı başka biliyor, devletimiz başka ismi başkan tanıyor olabilir mi?

Hiç bakma şansınız oluyor mu resmi gazeteye falan? İş yoğunluğunuz malum fakat siz yine de bir bakın bakalım.Ticaret sicilde adı geçen isimle size söylenen aynı kişi mi? Bir fark bulursanız belki parmak kaldırır kamu adına soru sormak istersiniz? Belli mi olur kimbilir, halkın sizden beklediği de acaba bu mudur?

Yeni Kriz İletişimi Modeli

İlhamını yemek programlarından alıyor.
Soru soruluyor.
Cevap vermek yerine masada soruyu soran konuşuluyor.
Belgeler yani yemekler yerine kişiler tartışılıyor.
Sorular yerine niyetler analiz ediliyor.
Yemek, bilinçli soğutulup sonunda “bu sıcak servis edilir” cümlesi “eline sağlık” yerine kullanılıyor!

İletişim bilimcilerinin buna bir isim bulması gerekiyor.
Belki de:
“Yansıtmalı Savunma Mekanizması.”

Hatta biraz daha akademik olsun:

“Soruyu Cevaplamadan Gündemi Değiştirme Teorisi.”

Harvard’a tez konusu olur mu bilinmez ama TV ekranlarından sonra Muğla’da epey ilgi görüyor.

Asıl Mesele…
(İşin mizahını bir kenara bırakalım.)

Ortada cevap bekleyen sorular var:

2 yılda 132 kat büyüme…
3 tekrarlı 420 milyonluk ihale…
Tartışmalı Atamalar…
Yetkiler…
İştiraklerin yönetim biçimi…

Peki neden hâlâ kamuoyuna kapsamlı, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapılmış değil?

Rakamlar konuşuyor.
Sorular çoğalıyor.
Sessizlik ise büyümeye devam ediyor.
Bu nedenle soruyu bir kez daha, kamu adına soruyoruz:

Muğla Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde herkes iyi mi?

Yoksa kamuoyunun artık adına “Seçici Şeffaflık Sendromu” dediği bir durumla mı karşı karşıyayız?

Belirtileri yazmıştık…

Bilinen tek tedavisi ise çok basit: Gerçek anlamda şeffaflık.

Reçetesi de kısa:
Kamu kaynaklarıyla ilgili sorular, gecikmeden, eksiksiz ve dürüstçe cevaplanmalıdır. Çünkü cevapsız bırakılan her soru, bir sonrakini doğurur.

Dahası görünen o ki, Muğla’da bu soru ailesi artık oldukça kalabalık.
Reçete masada. Kamuoyu cevabı bekliyor:

Alo MUPA, birdenbire havalanınca ses yukarı gelmiyor mu?

İkidir arıyorum yoksun bu üçüncü aramam neredeydin MUSKİ ?

Bizi doğru kişiye bağla lütfen MUBRAŞ!

Haydi selametle…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları