Bir Veri Açıklarım, Bodrum’un Tüm Sorunları Kendiliğinden Çözülür!
Hoş bir iddia değil mi? İnsan, “Artık derdimizi kağıda dökmekle kalmayacak, çözüm üretecek birileri var” diye sevinmek istiyor. Fakat nedense Muğla’da yurttaş bu ve benzeri başlıkları “bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır” cümlesiyle karşılıyor. Çözümsüzlük yıldırmış milleti.
Raporlar Geldi Haanımmmm: Önümüze çarşaf çarşaf serildi. Peki, bu ortaya çıkan sorunlar nasıl çözülecek?
Gerçekçi olalım: Eğer çözümü mevcut akılla mümkün olsaydı, bugüne kadar çoktan çözülürdü.
Neydin Güzelim Bodrum ve Şimdi Ne Oldun?
Bodrum, bir zamanlar kapıları kilitlenmeyen, komşusunun elini tutan, balıkçıların gün doğmadan denize açıldığı masalsı bir şehirdi. “Bodrum Masalı”, Türkiye’nin gerçeği olarak anılırdı. Mandalina kokusunun tepelere yayıldığı, misafirin misafir gibi ağırlandığı, süngercilerin adını tarihe yazdırdığı bir yerdi. Cevat Şakir Kabaağaç (Halikarnas Balıkçısı), Zeki Müren, Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu ve Bedri Rahmi gibi isimlerle özdeşleşmişti.
Turistler sırt çantalı gelir, bir bardak çay eşliğinde saatlerce sohbet ederdi. Bodrumluluk bir kimlikti; “Burası bizim, biz buranın” denirdi. 1950’ler, 60’lar ,70’ler, 80’ler, 90’lar hâlâ toplum hafızamızda taptaze.
Bugün ise Bodrum, o masalsı şehir yerine yaşanması zor bir yer hâline geldi. Şimdi gelen rapor diyor ki özetle: “Bodrumlu’ya Bodrum’da yaşamak zor gelir olmuş.” Ne ağır cümle…
Nedeni nedir, bu yazması da okuması da ağır cümlenin?Yıllarca olanı sadece izlemek olabilir mi? Prof. Dr. Celal Şengör’ün dediği gibi sorunlar defalarca tespit edilip, defalarca çözüm önerileri alınıp sadece kağıda dökülmüş ama harekete geçilmemiş olabilir mi?
Bize Bodrum’u Bir de Sen Anlat MUPA!
Geçtiğimiz günlerde MUPA tarafından yayınlanan bir rapor, ilçedeki durumun vahametini yeniden ortaya koydu. Rapora göre Bodrum’da;
*Her üç haneden biri besleyici gıdaya düzenli ulaşamıyor.
*Her iki haneden biri geçim sıkıntısı yaşıyor.
*Kiracıların %22,6’sı maaşının yarısını kiraya veriyor.
*İlçe sakinlerinin üçte biri Bodrum’dan taşınmayı düşünüyor.
Kısacası Bodrum, yerel halkı için artık yaşamı zorlaştıran ve “onu terk etmekten başka çare bırakmayan” hale gelmiş durumda.
Hane sahiplerinin su, altyapı ve trafik gibi sorunlarla ilgili düşünceleri sosyal medyada sıkça dile getiriliyor diye midir nedir? Bu raporda bunlarla ilgili veri yok.
MUPA raporunda yazmasa da bilinen gerçek şu, Bodrum’da sadece hükümetin değil, ana muhalefetin iktidar olduğu alanlarda da halkın daraldığı bunaldığı noktalar çok.
Kaldı ki rapor zaten yıllardır sokakta halkın anlattığını halka yeniden yazıyor. Halk diyor ki: “Geçinemiyorum” rapor diyor ki:”Her iki haneden biri geçim sıkıntısı yaşıyor” Biz de diyoruz ki: “İyi oldu resmi ağızdan duyduğumuz da bu halkın ne işine yarayacak?”
Peki şimdi sihirli cümle ne? Yerelde iktidar olanların genelde de iktidar olması mı?
Muğla’nın Geleceğini Planlayanlara Halkın Soruları Var
- Bütçe ve Şeffaflık
*61 milyon TL’lik MUPA bütçesinin harcama planı nedir?
*Hangi projeye ne kadar ayrıldı?
*Kamuoyuna ne zaman açıklanacak?
*25 bin TL sermayeyle bir şahıs tarafından kurulup kısa sürede şartsız bağış olarak Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul gören anonim şirket MUPA ‘nın 9 ayda 61 milyon TL’lik bütçeye ulaşması hangi ihtiyaç analiziyle gerekçelendirildi?
*Bu bütçe aktarımının denetimi hangi mekanizmalarla sağlanacak?
*Bağımsız denetçi var mı?
*Raporlar hangi aralıklarla açıklanacak?
*Şirket kamu kaynağı kullanıyorsa neden kamu kurumu gibi denetlenmiyor?
*Sayıştay denetimine açık mı? Değilse gerekçesi nedir?
Her şeyden önce şehri araştıracak, şehir üstünde söz sahibi olacak şirketi şehir, şeffaflık ve hesap verebilirlik şemsiyesi altında tanısın değil mi? Önce buradaki soru işaretleri kamu vicdanında temizlensin.
Ardından diğer başlıklarda halkın bilmeyip bilmek istediklerine gelsin sıra…
- Barınma Krizi ve Kira Politikaları
*Bodrum’da kiraların son iki yılda ortalama artışı nedir?
*Bu artışı frenlemek için hangi somut politika önerildi?
*Ev sahiplerinin kira bedelini ani şekilde artırmasını önleyecek düzenleme var mı?
*Varsa pilot uygulama hangi mahallede başlayacak?
*Yerel halkın barınma hakkını korumak için “korunaklı kiralık konut” modeli gündemde mi?
*Takvimi nedir?
*Yeni lüks konut ve villa projeleri yerel kiraları ne kadar artırıyor? Etki analizi yapıldı mı?
- Su ve Altyapı Krizi
*Tekrarlayan su kesintilerinin çözüm takvimi neden mahalle mahalle açıklanmadı?
*Kanalizasyon taşmalarının yoğun olduğu mahalleler için acil iyileştirme planı var mı? Varsa hangi tarihte başladı/başlayacak?
*Altyapının “kritik eşik” kapasitesi nedir? Bu eşik aşılmadan yapılması gereken üç acil yatırım nedir? Bu yatırımlar planlamada mevcut mu?
- Sosyal Yardım ve Gıda Güvenliği
*Her üç haneden birinin besleyici gıdaya ulaşamadığı ilçede, yerel yönetim hangi acil sosyal destek paketini devreye alacak?
*Ne zaman? Kaç haneyi kapsayacak?
*Gıda enflasyonunun en yüksek hissedildiği mahalleler hangileri belirlendi mi?
- Yerel Halkın Korunması ve Sosyal Dengeler
*Yerleşik Bodrumluların ilçeden taşınma eğilimi acil bir sosyolojik alarm değilse nedir?
*Bu veriler yönetim kararlarına hangi somut etkileri yaptı?
*Yeni lüks projelere verilen izinlerde “yerel nüfusu dışarı itme risk analizi” yapıldı mı?
*Yerel esnafın yüksek maliyet ve kira baskısı için belediyenin hazırladığı ticari destek planı var mı?
Özetle; çalışma şevkinizi görüyor ve takdir ediyoruz. Ancak, Bodrum’un ihtiyaç duyduğu şey, yalnızca raporlar değil; eylem ve somut yatırımlardır.
Kamu bütçesi acilen yatırım ve hizmete yönlendirilmeli böylece halka doğrudan fayda sağlamalıdır. Yerel yönetim sosyal medya videolarından değil, çözüm üretmekten sorumludur. Tekrar altını çizmek gerekirse, Muğla’nın da Bodrum’un da sorunlarının çözümü “siyasi malzeme üretmek” değil, sorunların “devlet meselesi” olduğunu görüp; belediye kırmızı partinin, bakanlıklar sarı partinin tartışmasından ötede, “belediye de kamu kurumudur, bakanlıklar da kamu kurumudur ve çözüm devletin işe el koymasıdır” düsturunda gizlidir.
Halkın, yönetimden beklentisi, yirmi sorun biriktiren yıldan sonra, kendi yaşadıklarını anlatan raporlar ya da haberler değildir.
Umutsuz değiliz: Bahanelere ayrılan zihni kapatırsak başarı kaçınılmaz olur. Nereden biliyorum, Eskişehir’den. Yılmaz Büyükerşen, ulaşılmaz biri değildir, sorun hocaya o nasıl başarmış? Bahane üreterek mi, proje üreterek mi? Laf üreterek mi, harekete geçerek mi? Yirmi beş yılını sadece çalıştay ile veri peşine düşerek mi geçirmiş? Yoksa yirmi beş yılda bir şehrin adeta baştan aşağı yeniden inşasına mı imza atmış?
Neden Büyükerşen?
Muğla’da üretilen bahanelerin hepsi istisnasız onun yönetiminde de vardı. Hatta Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin bütçesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden düşük olmasına rağmen Eskişehir CHP’nin yerel, AK Parti’nin genelde iktidar olduğu konumda adeta yeniden kuruldu! Başarıya odaklanınca liyakat esas alınınca, engeller haddini bilir ve kenara çekilir. Bu anlattığım hikaye değil gerçektir!
Al buyur dostum, son paragraf karşılıklı araştırma sonucu ve çözüm adresi içerir. Üstelik bedelsizdir “devletin malı yetim malıdır” der, susar.
Haydi selametle…