DOLAR
45,4350
EURO
53,3656
ALTIN
6.864,51
BIST
14.611,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
25°C
Muğla
25°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
21°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C

Liyakat mi? İthalat mı? Başkan Aras Sizce Hangisi Öncelikli?

A+
A-

Liyakat mi? İthalat mı? Başkan Aras Sizce Hangisi Öncelikli?

Liyakat mi? İthalat mı? Başkan Aras Sizce Hangisi Öncelikli?

Dünya Çiftçiler Günüydü dün. Toprakla uğraşanların, emeği nasırından okunanların günü. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, elinde mikrofon, rotayı Ankara’ya çevirmiş; “Liyakat” diyor. “Tarımı bilen bakan istiyoruz” diye ekliyor.

Sözün altına imza atmayacak fani yok. Bakan dediğin koltuğunun hakkını vermeli, işin erbabı olmalı. Devlet dediğin “bizden olsun” değil, “en iyisi olsun” mantığıyla yücelir. Buraya kadar her şey bir demokrasi şöleni kıvamında…

Ancak siyasetin o acımasız ve bir o kadar da zeki bir matematiği vardır: Başkasına liyakat karnesi düzenlerken, kendi sınıfınızda devamsızlıktan kalmamanız beklenir.

Bu Çıkışın Sebebi Ne: Tarım Politikalarınız Ankara’ya mı Çarptı?

Ahmet Başkan Ankara’ya “liyakat” diye seslenirken insan sormadan edemiyor: Tarım bakanını sorgulamak için gerçekten doğru makamda mı oturuyorsunuz? Şehrinizde belediye kapsamında ürettiğiniz tarımsal politikalar yükseldi, model oldu, devrim yaptı da taa Ankara’ya ulaştı da bakanlık mı önünüze engel koydu? Hangi yerel başarı hikayesinin özgüveniyle, bir kamu görevlisi olarak kamu yönetiminin liyakatini sorgular hale geçtiniz? Eğer ortada engellenen bir “tarım dehası” proje varsa bilelim; yoksa bu çıkış, yereldeki tıkanıklığı genel siyasetin gürültüsüyle örtme sanatı mıdır?

Belediyenizde Nepotizm İddiaları Doğru muydu Başkan Aras?

Gelelim liyakat sınavının asıl mülakatına… Daha dün ulusal medyada bir iddia ortaya atıldı; “sülale kaynakları” dendi, tablolar çizildi, nepotizmin (akraba kayırmacılığı) varlığı tüm Türkiye’ye sizin belediyeniz üzerinden soruldu. Şemalar çarşaf çarşaf yayınlanırken yönetimden derin bir sessizlik yükseldi. Üstelik bu sessizliğin hemen ardından gelen görevden almalar, iddiaların “ikrarı” mıydı?Hala net değil bu iddiaların akıbeti…

Şimdi sormazlar mı; siz liyakat sınavını, kendi belediyenizdeki nepotizm iddialarını gazetelerden okuyarak mı kazandınız?

İki yılda kendi mutfağınızdaki “akraba-dost” kadrolaşmasını çözemeyip, liyakat dersini bakanlara açmak hangi siyasi mantığın ürünüdür?

Belediye Koridorlarında “Navigasyon” İhtiyacı

Muğla’nın sokaklarını, Saburhane’nin ruhunu, Menteşe’nin dokusunu bilmeyen isimleri “özel kalem” ya da kilit kadrolara yerleştirmek hangi yönetim teorisinin meyvesidir? Bunu ileri sürenler bugün sokakta, kahvehanede kendi çocuğu işe alınmazken işe alınan kimmiş diye araştıran analar babalar. Yalnız da değiller hatta ve hatta kendi örgütünüzden yükseliyor bu sesler. “Üç üniversite birden bitirmiş mezunlar belediye kapısında kalırken Ankara’dan sekreter kabulü iddiası da Muğla’ya nasip oldu” diyen sosyal medya iletileri var.

İl/ ilçe kongreleri ve yerel seçim arefesinde televizyonlarda Muğla hakkında konuşulanlar, yazılanlar, çizilenler hepsi liyakati merkezine almış halinizle mi anılan haber manşetleriydi?

Tekraren ifade edeyim: Bu sorular benim değil CHP örgütünüzden emektar isimlerin soruları. Liyakat soslu açıklamalarınız Ankara’ya ne anlatıyor? Bilmiyorum. Ancak Muğla’da hafıza tazeliyor bilginiz olsun.

Bir cevabı araştırılan soru daha meydanda:
Dışarıdan gelen, şehrin sosyal hafızasına yabancı isimler Muğla’yı yönetmeye mi geldiler, yoksa burayı bir “staj alanı” olarak mı görüyorlar?

Liyakat mi önde belediyede yoksa “ithal akıl” mı revaçta?

Şöyle yapalım müsaadenizle: Halk bu konuda ne diyor? MUPA araştırmacıları bunu da sorsa da anlasak bu sorular algı ürünü mü halkın gerçek gündemi mi?

Belediyecilik; sosyal medyada estetik açılar yakalamak ya da “şartsız bağış” olarak kabul gören şirketlerin yönetim kurullarına tanıdık isimler yerleştirmek midir?

Velhasılı Ahmet Başkan;

Eğer hedef yarınları yönetmekse, önce yönettiğiniz şehrin yetişmiş evlatlarına güvenmelisiniz. Muğla’ya dışarıdan gelen listelerle liyakat vitrini kurulamaz.

Liyakat, kürsüden yüksek sesle telaffuz edilen bir slogan değil; önce insanın kendi koridorlarında uygulaması gereken bir düsturdur. Belediye binalarındaki aynalar sadece yüzü değil, yönetim anlayışını da gösterir.

Peki aynada görünen nedir?

Liyakatli bir yerel başarı hikayesi mi; yoksa Ankara’ya feryat ederken kendi mutfağındaki nepotizmi temizlemeye çalışan bir yönetim gölgesi mi?

Muğla bugün şunu merak ediyor:

Ankara’ya liyakat dersi verenler, kendi belediye koridorlarında aynı sınavdan kaç puan alıyor?

Çünkü yurttaş artık nutuk değil, tutarlılık arıyor.

Reklamda sorulan ve akılda kalan o soruyla bitireyim:

Siz de biraz tutarlılık vaaa mı?

Haydi selametle…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları