DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Mustafa Gündoğ

Medya İletişim/Yerel Yönetimler/İşletme

Sanmayın Bir Gün Hesap Sorulmaz

Sanmayın Bir Gün Hesap Sorulmaz

Hukuk, en genel tanımıyla; toplum hayatını düzenleyen ve devlet gücüyle desteklenen kurallar bütünüdür. Bireylerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenler.

Hukuk arayışı normal yollardan sağlanmaz ise mahkemelerin vereceği hükümle sağlanmaya çalışılır. Ya mahkeme kararlarına uyulmazsa ne olur? Yaşam kaosa dönüşür. Güçlülerin hukuku üstün gelir.

Bu yazımda, bir kentin yaşam kalitesini ortaya koyacak şehir planlaması yapılırken, rant temeli üzerine kurulan imar planının, yaşadığımız alanlara getirdiği zulümden söz edeceğim.

Elimdeki belgeler diyor ki; Yalıkavak İmar Planları, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25 Ekim 2013 tarih ve 16516 sayılı bakanlık oluru ile onayladığı tarihten bu yana, mahkeme kararı ile hükümsüzdür.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi o tarihten bugüne kadar el ele vermiş, geçerliliği olmayan imar planını, mahkeme kararına rağmen uygulamışlardır.

Nasıl mı hükümsüz hale geldi ve nasıl bir yolla plan uygulanmaya devam edildi?

Yalıkavak 1/1000 ölçekli uygulama imar planları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 25 Ekim 2013 tarihinde 16516 sayılı Bakanlık oluru ile onaylanmış, söz konusu uygulama imar planları, Muğla 2.İdare Mahkemesinin 22 Mart 2016 gün ve E=2014/352; K=20167260 sayılı kararı ile iptal edilerek hükümsüz hale gelmiştir.

Mahkemenin verdiği bu kararla 22 Mart 2016 tarihinden bugüne Yalıkavak, Gökçebel ve Geriş mahallelerinde uygulama imar planı bulunmamaktadır.

Genel olarak bilinen ve kamuoyuna yansıyan diğer dava ile bu dava karıştırılmamalıdır.

Davalı kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Muğla 2. İdare Mahkemesinin kararına itiraz ediyor. Danıştay 6. Daire, dosyayı inceliyor kararın bozulması için hiçbir neden bulamıyor ve itirazın reddine, oy birliği ile karar veriyor. Tarih 30 Ocak 2017,

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu kez, kararın düzeltilmesi talebi ile sözde yaptığı işi savunmak istiyor, lakin nafile. Danıştay 6. Daire kararın düzeltilme talebini reddediyor. Tarih 26 Şubat 2018,

Ne hikmetse mahkemenin verdiği bu kararları Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yok sayarak, bildiğini okumaya devam ediyor.

Mahkeme kararını yok sayan sadece davalı bakanlık değil. Davayı açan davacı, bir dilekçe ile Bodrum Belediyesine başvurarak, mahkeme kararının uygulanmasını talep ediyor. Lakin Bodrum Belediyesi, oralı olmuyor.

Kimse sanmasın ki bir gün hesap sorulmaz.

Şu ana kadar yazdıklarım işin öncesi, ya sonrasında ne oluyor? Konudan rahatsız olan bir yurttaşımız bu mahkeme kararını esas alarak, yapılan bir imar uygulamasındaki rahatsızlığını mahkemeye taşıyor.

İşte kaos şimdi başlıyor, görmezden gelinen mahkeme kararı Bodrum Belediyesi ve Bodrum Tapu Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olmadığı karını veriyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi kasten mahkeme kararını uygulamadıkları için, ne yazık ki “Anayasal Suç” işlemişlerdir. Bizim oylarımızla, bizi yönetmeye talip olanlar gerçeği yansıtmayan evrak düzenleyerek, birilerine rant sağlamıştır.

Bodrum Belediyesi, İmar Durumu Belgeleri ve Encümen kararlarının hepsinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının “13530 sayılı oluru ile onaylanan 1/1000 ölçekli Yalıkavak Uygulama İmar Planı” yazarak, yapılan plan değişikliğini, planın esası gibi göstermiştir.

Kök plan mahkeme kararı ile iptal edilmiş aynı plana, itirazlar sonucu yapılan değişiklik, yeni bir planmış gibi uygulamaya geçilmiştir.

Elimdeki başka bir belge bu savımı doğrular nitelikte. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı imzalı belgede;

“25 Ekim 2013 tarihinde onaylanan planların bütünüyle ilgili yeni bir onama söz konusu değildir” denilmektedir.

Dönelim elimdeki mahkeme kararına;

Davalı Bodrum Belediyesi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

Muğla 1. İdare Mahkemesine 2021 tarihinde, Bodrum Belediyesi tarafından verilen bazı İmar Durum Belgesi ve encümen kararı ile yapılan imar uygulamalarının ve bunların Bodrum Tapu Müdürlüğü tarafından yapılan tescil işlemlerinin iptali için, dava açılıyor.

Mahkeme 25 Aralık 2022 tarihinde, yürütmenin durdurulması kararını veriyor. 14 Şubat 2023 tarihinde ise, dava konusu işlemlerin iptali için karar alıyor.

Bodrum Belediyesi üst mahkemeye kararın iptali için itiraz ediyor ve üst mahkeme başvuruyu reddediyor. Bodrum Belediyesi bu kez Danıştay’a itirazda bulunuyor.

Danıştay, 28 Haziran 2024 tarihinde oy birliği ile Muğla 1. İdare Mahkemesinin iptal kararını onaylıyor.

İşin özünde mahkeme, Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin 22 Mart 2016 tarih ve 2016/260 sayılı 1/1000 ölçekli Yalıkavak uygulama imar planın iptal kararını başlıca gerekçe göstererek;

Dava konusu ifraz, tescil, imar durumu belgesi ve yapı ruhsat işlemlerinin Mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve hali hazırda dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte olan herhangi bir uygulama imar planının bulunmaması nedeniyle,

Bodrum Belediyesi Encümen kararında,

Bodrum Tapu Müdürlüğü’nün tescil işleminde,

İmar durum belgesi verilmesinde,

Yapı ruhsatı düzenlenmesinde

Hukuka uyarlılık bulmadığı sonucuna varıyor.

Bu durumda; Yalıkavak, Geriş ve Gökçebel Mahallelerinde, 2016 yılından bu yana verilen imar durum belgeleri, imar uygulamaları ve bu konuda alınan encümen kararları, tapu tescil işlemleri, yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgeleri uygulama imar planı bulunmayan alanda düzenlendiği gibi, yapılan işlemler bir risk altındadır.

Sayın Bodrum Belediye Başkanı Tamer MANDALİNCİ, Davalı Bodrum Belediyesi’nin yaptığı işlem için mahkemenin verdiği karardan umarım haberdarsınızdır. Davanın Kesinleşme tarihi 28 Haziran 2024. Yani sizin başkan olduğunuz dönem.

Şimdi gelelim sorularıma…

Sayın Başkan bu mahkeme kararını uygulayacak mısınız?

Şu ana kadar neden uygulamadınız?

Bu bir emsaldir. 2013 tarihinden bu yana verilen yapı ruhsatlarını iptal edecek misiniz? (Kazanılmış haklar hariç)

Bütün olup biteni Tamer Mandalinci’ ye yüklemeyelim, dönemin Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve Ahmet Aras da mevcut durumdan sorumludurlar ve Anayasal Suç İşlemişlerdir. Osman Gürün de buna dahildir.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi duruma sessiz kalacak mı? İktidardan hukuk beklerken, iktidarla iş birliği yapan belediye başkanları için ne düşünüyorlar?

Yaptıklarınız, yapacaklarınızın teminatıdır.

Vesselam…

Not: Kalyon Holding olayının benzeridir.

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları