Unutmadık, Hatırlayalım: CHP Muğla 39. Olağan İl Kongresi
CHP Muğla İl Kongresi, 19 Ekim 2025’te tek liste ile tamamlandı. 639 delegenin beklendiği kongrede 515 delege sandığa gitti. İl Başkanı seçilen Nail Kızıl 329 oy aldı. Yönetim kurulu listesi 371 oyla şekillendi. Sandıktan çıkan 144 boş zarf ise en çok tartışılan veri oldu.
Bu rakamlar, kongrenin salt bir seçimden öte, örgüt içi dengelerin, baskı iddialarının ve temsil tartışmalarının göründüğü bir süreç olduğunu ortaya koydu.
Kurultay Delegeleri ve Temsil Eleştirileri
Kurultay delegeleri listesinde Muğla’nın önemli belediye başkanları ve ilçe yöneticilerinin yanı sıra bazı belediye başkanlarının eşleri de yer aldı: Ahmet Aras, Gonca Köksal Aras, Acar Ünlü, Mesut Günay, Tamer Mandalinci, Fevzi Topuz, Alim Karaca, Kerime Tezcan (Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan’ın eşi), Binnaz Durmuş (Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un eşi), Nail Kızıl ve diğer isimler.
Bu yapı, örgüt içinde “aile etkisi”, “yakın çevre temsili” ve “temsil dengesi” eleştirilerini güçlü şekilde gündeme getirdi. Parti içi demokrasi ve adalet açısından sorgulanan bu tablo, birçok üyede rahatsızlık yarattı.
Tek Listeye Giden Süreç ve Adayların Çekilmesi
Süreç başlangıçta üç adaylı bir yarış olarak konuşulurken, kongre günü tek listeye dönüldü. Özellikle iki adayın kongre sabahına kadar direndiği, ancak “daha fazla dayanamadıklarını” belirterek çekildiği yönündeki açıklamalar dikkat çekici. Nail Kızıl’ın ise önce Menteşe İlçe Başkanlığı’na, ardından il başkanlığına yükselmesi, örgüt iradesinin ne ölçüde özgürce tecelli ettiği sorusunu akıllara getirdi.
Sandıktan Çıkan Mesajlar
– Katılım yaklaşık %80’de kaldı (124 delege sandığa gitmedi).
– Nail Kızıl kullanılan oyların %64’ünü, toplam delege üzerinden ise yaklaşık %51’ini aldı.
– Yönetim listesi il başkanından daha yüksek oy (371) aldı.
– 144 boş zarf, tek listeli bir kongrede örgüt içi muhalefetin veya rahatsızlığın sessiz ifadesi olarak yorumlandı.
Bu veriler, desteğin homojen olmadığını ve farklı tercihlerin bastırıldığını düşündürüyor.
Gizli Oy ve İrade Üzerindeki Baskı İddiaları
Delegelerle tek tek ikna görüşmeleri ve blok hareketlerin öne çıktığı bir süreçte, gizli oy ilkesinin fiilen zedelendiği eleştirileri de gündeme geldi. Bloklaşma ve birebir görüşmeler, delegelerin iradesinin izlendiği ve özgürce oluşmadığı şüphesini güçlendirdi. Boş zarflar da bu bağlamda bir direniş aracı olarak okundu.
Belediye Başkanlarının Rolü ve Genel Tablo
Belediye başkanlarının kongre sürecindeki belirleyici etkisi, Genel Merkez uyarılarına rağmen yerel aktörlerin ağırlığını bir kez daha gösterdi. Bu dinamik, Muğla ile sınırlı kalmayan, birçok ilde benzer şekilde tartışılan bir yapıya işaret ediyor.
Değerlendirme: Mutlak Butlan Gerekçesine Katkısı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin mutlak butlan kararında öne çıkan delege iradesinin fesada uğratılması ve gizli oy ilkesinin zedelenmesi gerekçeleriyle bakıldığında, Muğla tablosu bazı paralel unsurlar barındırıyor. Adayların sabahki çekilme gerekçeleri, tek tek ikna süreçleri, blok hareketler, aile temsili ve boş zarflar, örgüt içi iradenin özgürce oluşmadığı yönündeki şüpheleri besliyor.
Ancak bu tablo, kararın asıl gerekçelerini oluşturan somut menfaat ilişkileri (para, vaad, işe yerleştirme vb.) açısından doğrudan ve kesin delil sunmuyor. Daha çok usul ve temsil sakatlıkları üzerinden dolaylı bir katkı sağlıyor.
Tüm bu veriler ışığında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve İl Başkanı Nail Kızıl’a sormak gerekiyor:
– Kongre sürecini bir TV programında anlatan iki adayın yaptığı açıklamalara sessiz kaldınız ancak merak ediyoruz bu açıklamalar hakkında bugün ne düşünüyorsunuz? Bu çekilmeler örgüt iradesini sizce ne ölçüde yansıtıyor?
– Delegelerle yapılan tek tek görüşmeler ve blok hareketler, gizli oy ilkesini ve delege özgürlüğünü zedelemiş olabilir mi?
– Belediye başkanlarının ve eşlerinin kurultay delegeleri listesindeki varlığı sizce temsil adaletini sağlıyor mu, yoksa parti içi eleştirileri haklı çıkarıyor mu?
– 144 boş zarf ve katılım oranındaki düşüklük, örgüt tabanından size bugün için nasıl bir mesaj veriyor?
– Bu kongre ve sonuçları,CHP’nin parti içi demokrasi ilkelerine uygun mudur? Yoksa bu tablo, mutlak butlan kararlarının yerel gerekçelerini de besleyen yapısal bir soruna mı işaret ediyor?
Bu sorular, yalnızca Muğla’yı değil, CHP’nin genel kongre kültürünü de ilgilendiriyor.
Cevaplar, önümüzdeki süreçte hem örgüt içi huzuru hem de kamuoyu algısını belirleyecek.
Peki sizce cevap gelebilecek mi?
Cevabı boş verelim…
Sezen Aksu söylesin: Masum Değiliz Hiçbirimiz!
Haydi selametle…