DOLAR
42,6146
EURO
49,9831
ALTIN
5.800,18
BIST
11.193,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
14°C
Muğla
14°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
14°C
Cuma Açık
15°C
Cumartesi Açık
15°C
Pazar Parçalı Bulutlu
14°C

Protokol Masaları Parlıyor, Halkın Mutfağı Yanıyor

A+
A-

Protokol Masaları Parlıyor, Halkın Mutfağı Yanıyor

“Dünya Neden Ayarı Tutturamıyor?” belki de sorgulanması gereken bu 4 kelimeye sığan cümledir.

Memleketin en keskin gerçeği, aslında rakamlarla, raporlarla ya da uzun nutuklarla anlatılacak kadar karmaşık değil.
Bir tarafında ışıl ışıl parlayan lüks masalar var…
Diğer tarafında ise o masaların ağırlığını gizliden gizliye sırtında taşıyan görünmez bir halk.

Bu ülkenin iki ayrı dünyası işte tam burada beliriyor.

Halk, istisnasız her akşam ne olursa olsun protokolü masada görüyor…

Yanlış anlaşılmasın çalışma masasında değil. Lüks bir restoranın masasında!

Bu protokolün en sevdiği yerlerden biri: Loş ışıklar, gösterişli tabaklar, pahalı yemekler…

Masada milletvekili, yanında belediye başkanı, karşısında genel sekreter ve daha sayamadığım kimler kimler!

Her akşam bir pastanın mumları üfleniyor, alkışlar yükseliyor.

Sofradaki sohbet hep tanıdık:
“Bu yemek biraz tuzlu mu?”
“Servis gecikti galiba?”
“Tabakta hafif bir leke mi var?”

Bu masalarda her şey konuşuluyor, bir tek halk konuşulmuyor.
O sofranın ortasına konan tuzluk bile halktan daha fazla değer görüyor.

Mutfakta ise bambaşka bir ülke gerçeği yaşanıyor:

Garsonun ikinci mesaisi, yorgun ama sessiz…
Aşçı sıcak fırının karşısında kan ter içinde…
Bulaşıkçı köpüklerin arasında kaybolmuş…
Temizlik görevlisi sabahın köründen beri o masanın altını üstünü temizlemiş…

Kim bunlar? Onlar halkın taa kendisi.

Parlayan tabakların ışığı, aslında onların alın terinden geliyor.
“Lekeli tabak” diye şikâyet edenler, o lekeden çok daha büyük bir gerçeği görmüyor:

Asıl leke, emeği görmezden gelen bakışlarda.

Protokol masaları parlıyor, çünkü halkın mutfağı yanıyor.
Bir taraf ışık altında, diğer taraf gölgede.

Halk masaya gelip “evimde su akmıyor” dese sesi duyulmaz.
Çünkü o masada herkesin bardağı dolu.

Halk “maaşım yetmiyor, ikinci mesaideyim” diyemez.
Çünkü o masada “hesap” diye bir şey yok; ödeniyor ama kimin ödediği belli.

Halk karın tokluğuna çalışırken halkı temsil makamında oturanlar etin pişme derecesini tartışıyor.

Bir tarafta mum üfleniyor, diğer tarafta elektrik faturasının altında ezilen insanlar karanlıkta, soğukta oturuyor.

Bir tarafta pastanın çileği “organik mi değil mi?” diye konuşuluyor, diğer tarafta halk pazarda domatesin taneyle satıldığı gerçekliğe bakıyor.

Ve sonra merak ediyoruz:
Bu ülkede neden sofralar eşit değil?
Neden pay hep birilerine özel geliyor?

Cevap çok basit:
Ezilenler ile ezenler ülkesi olma yolunda tam gaz ilerliyoruz. Hatırlatayım; orta direği yıkıp geçeli de oldu biraz.

Tuzu bol olan hep protokol…Sürekli susamaları, içtikçe içme istekleri bundan.
Tuzu eksik olan da hep halk.
Yemeğin tuzu kaçınca su içersin de, memleketin tuzu kaçınca ne yaparsın? Tansiyonun düşer, halsizleşirsin. Halk olarak tam da öyleyiz. Gönül yorgunluğumuz had safhada.

İşte asıl mesele bu.

Belki bir gün…
İster masada olsun ister mutfakta, herkes aynı sofrada eşit hisseder.
Belki bir gün, bir milletvekili pastayı keserken halkın da payını (söylemde değil ama gerçekten) düşünür.

Belki bir gün, sofraya önce eşitlik, hakkaniyet sonra tuz gelir.

Belki!

Ama bugün?
Bugün gerçek hâlâ aynı:

Protokol masaları parlıyor…
Halkın mutfağı yanıyor…

Bu fotoğrafı halk her gün bir daha bir daha çekiyor!

Gerisini siz düşünün…
Ya da mum üflemeye devam edin…

Haydi selametle…

https://bodrumhaber.com

ETİKETLER:
scrubs forma